Ana içeriğe geç
Sözlük

unvan ile cümle

unvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çinlilere göre dünyadaki en yüksek unvandır.Číňané se chlubí nejvyspělejší rychlotratí na světě.
1735'te tıp doktoru unvanını aldı.Doktorát získal v roce 1735.
1985 yılında İsrail tarafından Uluslararası Dürüstler unvanı verilmiştir.V roce 1985 jej Izrael za jeho činy ocenil titulem Spravedlivý mezi národy.
25 yaşında Belçika'nın tarihinin en genç bakanı unvanını aldı.Při nástupu do úřadu se jako 25letý stal nejmladším ministrem v historii Belgie.
Her türlü görkemli unvanı reddetti.Špika možný střed zájmů odmítl.
1 Unvan paylaşıldı.Vyřazeni byli 1.
Şu ana kadar sadece 12 takım bu unvanı kazanabilmiştir.Tým v té době jen dvanáctkrát prohrál.
2010'da, bir kez daha İspanya Ligi şampiyonluğu unvanını elde etti.Mistrovství světa 2010 bylo opět svěřeno stejnému trenérovi.
Doğumunda kendisine Yunanistan ve Danimarka'nın Prensi unvanı verilmiştir.Té byl později přiznán titul princezny řecké a dánské.
General der Panzertruppen hala Bundeswehr tarafından kullanılan general unvanıdır.Označení funkce General der Panzertruppen je dnes stále používáno u Bundeswehru.
Bir kontun kızı olarak unvanı "Lady Antonia" oldu.Jedním z nich bylo i označení pro hraběnku „la Comtesse“.
1896 yılında İtalya’nın ilk kadın doktoru unvanını alarak tıp fakültesini tamamlamıştır.V roce 1896 byla promována jako první žena doktorkou medicíny v Itálii.
Bu sebeple Probus, Gothicus Maximus ve Germanicus Maximus unvanlarını almıştı.Philippus přijal vítězná příjmení Carpicus maximus a Germanicus maximus.
1987'de tıp doktoru unvanını aldı.V roce 1987 získal doktorát.
Unvan, Paleologos Hanedanı'na kadar devam etti, ancak nadiren kullanıldı.Zdědil Château de Clagny, ale jen zřídka ho využíval.
Earl unvanı, "kabile şefi" anlamında bir İskandinav ve Anglo Sakson unvanı olarak ortaya çıktı.Jarl (jinak Earl) je titul, který znamenal v Anglosasku a Skandinávii titul „náčelníka“.
1948 yılında sir unvanı ile onurlandırılmıştır.V roce 1948 poctěno Státní cenou.
25'i kadın olmak üzere 105 kişi ikinci defa bu madalya ve unvana layık görülmüştür.25 modelů znázorňuje na jedné polovině ctnosti a na druhé zábavu a neřesti.
Horizon, 1979'da Avrupa'da Yılın Otomobili unvanını kazandı.Vůz zvítězil v anketě Evropský automobil roku 1979.
Evlilikten sonra Prenses Lalla unvanını aldı.Svatbou získala titul princezna Reuß.
Azerbaycan İlimler Merkezi'nce fahri doktora unvanı verildi.Do ruštiny byl přeložen román Pacient dr.
Böylece Tıva Tarihinde bu unvanı alan en genç höömeycidir.Dodnes je nejmladším držitelem tohoto titulu.
İlerleyen dönemde de profesörlük unvanını aldı.Časem získal stálé místo profesora.
Babası yoluyla 2. Baronet unvanını almıştır.Po svém otci získal titul druhý baronet.
Sık sık "Popun Prensesi" ve "Popun Tanrıçası" unvanlarıyla anıldı.Označena byla za „Princeznu Popu“ („Princess of Pop“) a „Bohyni Popu“ („Goddess of Pop“).
İran'ın en uzun köprüsü unvanına sahiptir.Čína dokončila nejdelší most přes moře.
20 yaşında keşiş (Bhikkhu) unvanını aldı.Kněžské svěcení přijal ve věku 22 let.
Daha sonra kalıcı bir unvan haline getirildi.Později byl nahrazen trvalou zástavbou.
1950'de kendisine Uluslararası Büyük Usta unvanı verildi.V roce 1950 obdržel titul mezinárodní mistr.
Daha sonra bu unvan kullanılmaya devam edilmiştir.Poté se tento kód vykoná.
Yaşamında önde gelen bir hümanist bilgin unvanına kavuşup birçok kamu görevi üstlendi.Jako úspěšný hospodář na vlastním majetku uplatňující nové poznatky zastával řadu funkcí..
Mann Lordu ya da Lort unvanlı kadın belediye başkanları buna örnektir.Na to jsme se zeptali manželek primátora a jeho náměstků."
Önce Emir, sonra Çeşnigar unvanlarını aldı.Předtím a potom používal uzavřenou licenci.
Bazı Hıristiyanlar tarafından aziz unvanı verilmiştir.Hodně jmen svatých jsou ponechána S.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Podle výnosu byl titul předáván současně s řádem matkám, které porodily a vychovaly deset a více dětí.
Simyacı unvanını, simyasını kol gücü ile birleştirmesinden almıştır.Požádal muže, aby zatáhl za lano, jak nejsilněji může, a sílu měřil siloměrem.
1976’da kraliçenin doğum gününde kendisine soyluluk unvanı verildi.Tento den Nizozemci oslavují narozeniny své královny.
Tuva ulusunun yazarı unvanını aldı.Zeman dostal cenu od unie spisovatelů.
2005 yılında hukuk doçenti unvanını aldı.V roce 2005 složila justiční zkoušky.
O yüzden Osmanlı Padişahları femanlarda özllikle unvanlarını sayarken Hünkar unvanını kullanmıştır.Zelení mužíčci se totiž při přebírání krymských institucí chovali k jejich zaměstnancům velmi uctivě.
1976 yılında FIDE ona Bayanlararası Büyük Usta (WGM) unvanını verdi.Roku 1976 jí FIDE udělila titul WGM.
1960'ta sir unvanı almıştır.V roce 1960 získal O.
1999 yılında Avrupa'nın Kültür Şehri unvanına layık görülmüştür.V roce 2002 obdržela titul Evropské město kultury.
Böylece, bu varsayımsal parçacıklara, graviton unvanı verilmiş oldu.Určitou oblibu si získala hypotéza gravitační nestability.
Derhal Macaristan Kralı ve Bohemya Kralı unvanlarını aldı.V československé lize hrál za Spartak Hradec Králové a Bohemians Praha.
Kendisinden önce bu unvanın sahibi 66 yaşında oscar kazanan Charles Coburn'dü.Na její palubě byl 36letý Američan, Gordon Cooper.
Fakat Mayıs ayında bu unvanı kaybetti.V květnu téhož roku ale svou kandidaturu stáhnul.
Ayrıca film dünyada en çok hasılat yapan 4. film unvanını 1.5 milyar $ ile elinde bulundurmaktadır.Vlastní také největší hotovost na světě dosahující 1,5 bilionu dolarů.
Sir Şövalye unvanı ile de şereflendirilmiştir.Přizváni byli také Vašák s Rytířem.
Kopenhag Üniversitesi'nde profesörlük unvanını kazanmış 12 kişi bu aileden gelmedir.Pocházel ze slavné vědecké rodiny, dvanáct jejích příslušníků bylo profesory na univerzitě v Kodani.
Kral olmadan önceki unvanı Liège Prensi'dir.Popelka neví, že je to princ Viktor.
Kendisi de elektör unvanını aldı.Dokonce se dostal i na elektrické křeslo.
Chelsea, bu unvanı 2013 yılında kazanmıştır.Tesla půjčku splatila v plné výši v roce 2013.
Ancak kral unvanıyla bahsedilmez.Ti neváhali napomínat samotného krále.
Kendisine Pater Patriae ("Vatanın Babası") unvanı da verilmiştir.I-a fost acordat titlul de Pater Patriae („Părintele Patriei”).
Bundan dolayı 474 yılında caput senatus (Senatörler arasında birinci rütbeli) unvanı verildi.În 474 a primit titlul de caput senatus, „primul dintre senatori”.
Volusianus, Sezar unvanını aldı ve Princeps Juventutis olarak adlandırıldı.Volusianus a fost numit Caesar și Princeps Juventutis.
Bu hit şarkılar neticesinde 1960'ların sonuna doğru "Soul Müziğin Kraliçesi" unvanını aldı.Succesul său fulminant i-a adus până la finele anilor 1960 titlul de „Regină a muzicii soul”.
Louise'e 4 Şubat 1515 tarihinde Angoulême Düşesi, 15 Nisan 1524 tarihindeyse Anjou Düşesi unvanı verildi.La 4 februarie 1515, Louise a fost numită Ducesă de Angoulême și la 15 aprilie 1524, Ducesă de Anjou.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Ordinul "Mamă-eroină" este acordat mamelor, care au născut și au crescut zece sau mai mulți copii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod