unvan ile cümle
unvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"PTT 1. Lig'in en genç oyuncu unvanı Samsunspor'da". cihan.com.tr.Młody PSZ pierwszym nowym artystą w RPS ENTERTEYMENT! (pol.). rpsenterteyment.com. .
Bununla beraber, bu, kendi kendine verilmiş bir unvandır ve diğer beş köy tarafından resmen tanınmaz.Dock var detta en självutnämnd titel och blev inte officiellt godkänd av de fem andra byarna.
Diğer kaynaklarda ise bu unvanı Nautamlal Bhagavanji Mehta'nın 21 Ocak 1915'te verdiği belirtilir.Andra källor säger att Nautamlal Bhagavanji Mehta gav honom denna titel den 21 januari 1915.
Ayrıca 5 Şubat MÖ 2 tarihinde Augustus'a Pater Patriae yani "vatanın babası" unvanı verildi.Den 5 februari 2 f.Kr. erhöll Augustus titeln pater patriae, eller "fädernelandets fader".
MÖ 27 Ocak'ta, Senato Octavianus'a Augustus ve Princeps unvanlarını verdi.Den 16 januari 27 f.Kr. tilldelade senaten Octavianus de nya titlarna Augustus och Princeps.
Sears, Ekim 1989'a kadar ABD'nin en büyük perakendecilik şirketi olup bu unvanı Walmart aldı.Sears var fram till 1989 USA:s största detaljhandelsbolag då Walmart gick om.
Peygamber soyundan geldiği için 'Seyyide' unvanına sahiptir.Den skall ha uppenbarat sig för profeten Muhammed under hans tid i Mekka.
Bu gözlem üzerine yaptığı 1926 tarihli yayınla Cambridge'den Ph.D. unvanını aldı.För detta arbete, som publicerades 1926, fick han sin Ph.D. från Cambridge.
Eudokia adını ve Augusta unvanı aldı.Fabia antog då namnet Eudokia och fick titeln Augusta.
Bu tür unvanlar, Jong-il'in babası Kim Il-sung için 1948 - 1994 arasında da kullanılmıştı.Detsamma gäller för Kim Jong-ils far, Kim Il Sung, som härskade över Nordkorea från 1948 till 1994.
Ödülü alan kişi Commendatore unvanını almış olur.Vem betalar priset för ditt extrapris?.
Çoğunluğunun unvanı Seyiddir.Det är en del av flertalet.
Fuad kral unvanını aldı.Reiss erhöll Kungens förtjänstmedalj.
Koenigsegg CC8S, 655 hp ile dünyanın en iyi motorlu arabası unvanını alarak Guinness rekorunu kırdı.Koenigsegg CC 8S utsågs av Guinness rekordbok till världens starkaste bil med sina 655 hästkrafter.
128'de Augusta unvanıyla ödüllendirildi.År 128 fick hon hederstiteln Augusta.
Woods en genç Masters şampiyonu unvanını da elde etmiştir.Han blev också den yngsta spelaren efter Woods att vinna Masters.
Böylece Estonya, eski Sovyetler Birliği ülkeleri arasında ilk birinci olan ülke unvanını taşır.Estland blir det första land från forna Sovjetunionen att godkänna det.
Sophia da unvanını korudu ve sarayın bir bölümünü kendisi için tutmaya devam etti.Sofia stannade dock kvar i kejsarpalatset och behöll en del av palatset för sig själv.
1975 - Japon dağcı Junko Tabei, Everest'in zirvesine tırmanan ilk kadın dağcı olma unvanını kazandı.1975 – Japanska Junko Tabei blir den första kvinnan som når toppen av världens högsta berg Mount Everest.
Böylece Newsom, son 100 yıldaki en genç San Francisco belediye bşkanı unvanını almıştır.Newsom valdes 2003 till San Franciscos yngsta borgmästare på över 100 år.
Kendisi de elektör unvanını aldı.Han åt också upp sin röstsedel.
Ayrıca birinde bu unvanı kazanmıştır.Du vinner det här fallet också.
Ayrıca 1979 ile 1997 yılları arasında Jamaika'nın kadın sporcu unvanını 15 yıl taşımıştır.15 gånger mellan åren 1979 och 1997 utsågs hon till Jamaicas främsta idrottskvinna.
1933'te Hoffmann Reichstag'a seçildi ve 1938'de Hitler ona Profesör unvanı verdi.Han blev invald i tyska riksdagen 1933 och befordrades av Hitler till professor 1938.
Bu unvan, adı itibarıyla çeşitli tartışmalara konu olmuştur.Bakgrunden fylldes helt med ett slags tvistsöm.
Modern eczaneleri 5 yıllık eczacılık fakülterinden mezun olarak eczacı unvanı almış kişiler açabilir.Vanligen var sådana tjänster endast öppna för den som erhållit sin doktorsexamen för högst fem år sedan.
V. Kramnik bu unvanını 2007 yılında Viswanathan Anand'a yenilerek kaybetmiştir.I september 2008 förlorade Kramnik titeln till Viswanathan Anand.
Tanhu sözcüğü bir unvan olarak "sonsuz genişlik" anlamına gelmektedir.Ett oändligt kardinaltal uttrycker ”storleken” av en oändlig mängd.
2010 - Burç Halife’nin inşaatı tamamlandı ve dünyanın en yüksek gökdeleni ünvânını elde etti.2010 – Burj Khalifa står klart som världens högsta torn.
1950'de kendisine Uluslararası Büyük Usta unvanı verildi.1950 tilldelades han titeln Internationell Mästare.
Esmer olan Klein 2003 yılında 'Miss Israel' unvanını kazanmıştır.Vid 18 års ålder vann hon Miss Israel 2004.
Kraliçe I. Elizabeth'in unvanı ise İngiltere Kilisesi'nin Yüce Yöneticisi olmuştur.Elisabet I:s titel blev Anglikanska kyrkans överguvernör (engelska Supreme Governor of the Church of England).
1931'de doktor unvanı aldı, aynı yıl Maniheizm üzerine bir makale yayınladı.Han erhöll amerikanskt medborgarskap år 1939, publicerade sina Principer för utveckling samma år.
Kendisine 1991’de onursal doktora unvanı verildi.Han utsågs till skoglig hedersdoktor 1991.
Arkadaşlar, biliyorsunuz tarihimizde Atabey unvanı vardır.För andra betydelser, se Áyioi Apóstoloi.
Fakat hiçbir zaman mansa (kralların kralı) unvanını elde edemedi.De ifrågasatte dock aldrig kungens auktoritet officiellt.
Bu unvan ile maaşa bağlanan sanatçılar, 65 yaşında emekli olma hakkı kazanıyor.Alla USA:s medborgare har rätt till pension vid 65 års ålder.
Kareem Abdul-Jabbar, Wilt Chamberlain'e ait en çok sayı atan NBA basketbolcusu unvanını aldı.Kareem Abdul-Jabbar passerade den här säsongen Wilt Chamberlain som den spelare som gjort flest poäng i NBA.
Ayrıca unvanı alan kişinin ailesi de soylu kabul edilmekteydi.Brudens, och brudgummens, familjer var också rikligt representerade.
Şu ana kadar sadece 12 takım bu unvanı kazanabilmiştir.Totalt har endast 13 hästar erövrat titeln.
2004'te Rusya Halkın Sanatçısı unvanına layık görülmüştür.Han tilldelades 2003 hederstiteln Folkets artist i Ryssland.
Yıllar boyunca, en yüksek ikinci unvan ise Reichsleiter rütbesi idi.Den högsta graden i riksledningen var Reichsleiter.
Abdul-Jabbar, kariyeri boyunca 38,387 sayı atarak NBA tarihinde en çok sayı atan oyuncusu unvanına sahip oldu.Under hela sin NBA-karriär lyckades han samla ihop 38 387 poäng, högsta någonsin i NBA.
Apgar 1949 yılında anestezi alanında profesörlük unvanını elde etmiştir.Coppi medgav 1949 att han använt amfetamin under tävling.
Bu unvan her iki cinsiyet için de kullanılabilir.Därför kan det tillåtas tala för båda könen.
Roma Senatosu'nda popülaritesi o kadar yüksekti ki kendisine "en iyi" anlamına gelen optimus unvanı verildi.Flertalet i senaten tillhörde den konservativa fraktionen och kallade sig själva optimates, "de bästa".
Mezunları, tıp doktoru unvanı almaktadır.M.D. motsvarar således läkarexamen.
1942'nin başında da, Montreal merkezli ağırsiklet şampiyonluğu unvanını elde etti.1942 var han även baserad i Montréal som "heavyweight champion".
Aynı yıl doçentlik unvanını kazandı.Han erhöll samma år knightvärdighet.
Bu şarkı Ajda Pekkan'ın plağa alınmış ilk şarkısı olama unvanını da taşımaktadır.Det kommer innehåller sång av Keenan inspelad innan hennes bortgång.
Amerikan usulü 4 yıllık Bachelor of Science unvanı verir.Bachelor Honours Degree kräver fyra års heltidsstudier.
Ancak Şövalyelik unvanını alamamıştır.Men den stolte riddaren avstår.
Maliye Bakanlığı Fahri Hesap Uzmanı unvanı verildi.Gäller av Revisorsnämnden godkänd revisor.
Ve 1946'da ölene kadar unvanını muhafaza etti.Han satt i Lagtinget fram till sin död år 1946.
Bu tabloda en çok tanınan ve kullanılan unvanlar gösterilmiştir.Dessa gitarrer är de mest kända och använda genom åren.
Prens Albert normal olarak "Eş Prens" unvanını 1857'ye kadar elde edemedi.Prins Albert var allmänt känd som prinsgemål, även om han officiellt inte fick titeln förrän 1857.
1994'te doçent unvanını aldı ve 1995 yılında da doçentlik kadrosuna atandı.Företaget finansierades med anslag fram till december 1994 och blev 1995 ett vinstinriktat företag.
2005 Haziran'ında ise Oxford Üniversitesi'nden fahri doktora unvanı aldı.I juli 2009 tilldelad ett hedersdoktorat vid University of Oxford.
Ratu, Fijililer tarafından kullanılan ve şef anlamına gelen bir soyluluk unvanıdır.Ratu är en titel som används av fijianska män av ledande rang.
Bu kadar çok isme bu unvanın verilmesi, o günlerde kamuoyunda uzun süre tartışıldı.Det var en mycket stor summa och vittnar om traktens rikedom under denna tid.