unvan ile cümle
unvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2005 - Adriana Iliescu, 66 yaşında doğum yaparak dünyanın en yaşlı annesi unvanını aldı.16 gennaio Adriana Iliescu è la prima donna a partorire un figlio all'età di 66 anni.
1992 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin emektar sanat adamı unvanına layık görülmüştür.Nel 1992 le è stato conferito il titolo di Artista Onorata della Repubblica dell’Azerbaigian.
Sturmführer, Nazi Partisi'ne ait yarı-askeri bir unvandır.Der Stürmer rappresentò un importante veicolo per la propaganda antisemita del partito nazista.
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Circa 430 000 donne furono insignite del titolo durante la sua vigenza.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Si rallegra quindi del fatto che ella, sposandolo, diverrà contessa.
Unvan 14 Nisan 1961'de Yüksek Sovyet Presidyum Kararı ile kuruldu.Il titolo fu istituito per decreto del Presidente del Soviet Supremo il 14 aprile 1961.
Ama O'Sullivan Birleşik Krallık şampiyonlupu unvanını koruyamadı, Joe Perry'ye ikinci turda 9-5 kaybetti.Al Campionato del Regno Unito perde al secondo turno contro Joe Perry 5-9.
Bu sebeple kendisine Germanicus Maximus unvanı verildi.Per questo successo ottenne il titolo di Germanicus Maximus.
1970'lerde Disco Kraliçesi unvanını kazandı.Dice di essere diventata negli anni Settanta "la Regina della Disco".
1705'te şövalyelik unvanı aldı.Venne nominato cavaliere del Cardo nel 1705.
1932 yılında şövalye unvanını aldı.Fu nominato cavaliere nel 1932.
20 Eylül 2007'de Kazanan unvanı geri alınmıştır.Il 20 settembre 2007 la vittoria gli venne tolta.
Unvanın ödülü, sahibinin Bizans Senatosu'na girişi anlamına geliyordu.Il conferimento del titolo determinava in via automatica l'ingresso nel Senato bizantino.
1993 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi’nden profesör unvanını aldı.Ha sposato il suo amore del liceo Tony nel 2007.
Böylece Trajan Roma'ya zaferle döndü ve "Daçya Fatihi" unvanını aldı.Quando in seguito fece ritorno a Roma, ottenne il trionfo».
1985 yılında da enstitü profesörü (MIT’de çalışanların atanabileceği en yüksek unvan) olarak atandı.Nel 1885 si unì agli artisti del circolo Als ik Kan (Al meglio delle mie capacità).
Bu kadın eğer bir erkek evlat doğurursa Charles amcasının mirasından ve unvanından mahrum kalacaktır.Suo zio si sposa e ha un figlio, e questo priva definitivamente Charles dell'eredità.
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.Il personaggio è riuscito solamente due volte a liberarsi dal potere di Saruman.
1950'de kendisine Uluslararası Büyük Usta unvanı verildi.Nel 1950 gli fu attribuito il titolo di Maestro Internazionale.
Bir soyluluk unvanı.Un simbolo di buona fortuna.
PWI kurulduğu yıldan bu yana güreşçilere yıllık ödüller ve unvanlar vermiştir.BMI annualmente organizza premi per i propri associati.
1938 yılında Don Budge tüm turnuvaları kazanarak ilk Grand Slam unvanını alan oyuncu oldu.Nel 1938, Donald Budge divenne il primo giocatore a realizzare il Grande Slam.
Yeni kralın eşi tavananna unvanını ancak bir önceki kral eşinin ölümünden sonra elde edebiliyordu.La regina consorte, normalmente, non ha diritto di succedere al marito dopo la morte di quest'ultimo.
Unvânı: Sogdçada T’sp’r γ'γ'n ve Çincede Ta/Tuóbō Kěhàn (T’o-bo K’o-han).Abū Muḥammad (o Abū Manṣūr) Ismāʿīl al-Ẓāfir bi-ada Allāh/li-din-Allāh, figlio di al-Ḥāfiẓ.
Kraliçenin adada kullanılan unvanı "Man'ın Efendisi"dir.Per questa ragione, la dizione corretta utilizzata a Man è quella di Regina, Signore di Man.
Ancak kral unvanıyla bahsedilmez.Non sono interessato al titolo di Re.
2008 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti devlet sanatçısı unvanına layık görülmüştür.Nel 2008 è stata insignita del titolo di Artista popolare della Repubblica dell’Azerbaigian.
Valerius, gençliğinde clarissimus puer ve sonradan nobilissimus vir unvanlarını aldı.Valerio fu insignito del titolo di clarissimus puer da bambino, e in seguito di quello di nobilissimus vir.
İnşa edildiğinde Fransa'nın en yüksek binası olup bu unvanı 2011 yılında tamamlanan Tour First almıştır.Il grattacielo più alto è la Tour First, grazie alla trasformazione completata nel 2011.
Video klip, temmuz 2010 itibarıyla Youtube'da en çok izlenen video unvanına sahiptir.Il suo videoclip è stato il più visto su YouTube nel febbraio 2009.
Burada 1. dereceli araştırmacı unvanını aldı.Occupa attualmente la 1ª posizione della graduatoria.
Yeni yitmelik unvanı askerliğin bitimine kadar sürerdi.Qui rimase fino al congedo definitivo dalla leva militare.
1912'de Çar II. Nikolay, Vasnetsov'a bir soyluluk unvanı verdi.Nel 1912 Vasnecov ricevette un titolo nobiliare dallo zar Nicola II.
Kırkpınar Yağlı Güreşleri finalinde yine Recep Kara'yı yenerek unvanını korudu.Nonostante ciò, la gravidanza della Hill rinnova la sua vena creativa.
Daha sonra bu unvan kullanılmaya devam edilmiştir.Questo sistema continuò ad essere usato anche dopo.
Onur unvanı 27mm genişliğinde 23mm yüksek gümüş ve nikel poligonlu yükseltilmiş kenarlıydı.La medaglia era un poligono d'argento e nickel largo 27 mm e alto 23 mm con bordi in rilievo.
Sovyet Yüksek Başkanlığı yalnızca bir kişiyi bu unvandan mahrum etmiştir.Solo il Presidium del Soviet Supremo dell'URSS aveva il potere di privare una persona del titolo.
Hanedan üyeleri de Reuss Yaşlı Kolu Prensi ya da Reuss-Greiz Prensi unvanını kullanmaya başladı.I suoi membri portavano il titolo di Principe di Reuss, linea primogenita, o di Principe di Reuss-Greiz.
Unvanın orijinal ismi World Wrestling Federation (WWF) European Championship'tir.Altro motivo di contrasto fu il nuovo titolo introdotto dalla federazione, il WWF European Championship.
1801 yılında ise unvanını geri kazandı.Nel 1899 vinse nuovamente il seggio.
Ve 1946'da ölene kadar unvanını muhafaza etti.La loro relazione durerà fino alla morte di lui nel 1946.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Le "madri eroine" ricevevano medaglie per aver partorito dieci o più figli.
Yıllar boyunca, en yüksek ikinci unvan ise Reichsleiter rütbesi idi.Nei tre anni successivi fu il secondo di Massimo Da Rin sempre sulla panchina del Valpellice.
Doğumunda kendisine Yunanistan ve Danimarka'nın Prensi unvanı verilmiştir.Fu principessa di Grecia e di Danimarca.
1989'da Türkiye'ye dönerek profesörlük unvanını aldı.Nel 1989 è tornato a Roma per conseguire il dottorato.
Ancak Lance Cade ve Trevor Murdoch unvanlarını ellerinden aldı.Inizia così una faida con Lance Cade e Trevor Murdoch.
Bu eserle adını duyurdu ve bibliyografyanın kurucusu unvanını kazandı.Studi questi che gli permisero di fondare il Biblical Repository.
İlerleyen dönemde de profesörlük unvanını aldı.Sulle Ande nel frattempo il prof.
"Princeps" kelmesi Princeps Senatus (Senato'nun "Primus inter pares'i" ) unvanından türetilmiştir.In questo caso la sigla corretta è invece "PCBA" ("Printed Circuit Board Assembly").
18 Ekim 1879'da "başvekil" unvanıyla birinci kez sadrazamlığa atandı.Solo più tardi, nell'ottobre 1869, assumerà per la prima volta la carica di guardasigilli.
Kendisine 1957 yılında Jena Üniversitesi'den astrofizik dalında fahri doktora unvanı verildi.Ricevette un dottorato onorario in astrofisica all'Università di Jena nel 1957.
Bu unvanı alan ilk Fransız sanatçısıdır.È la prima artista francese ad esibirisi in quell'ampio impianto.
19 Ocak 1871'de, Moltke'den hemen sonra, Graf (kont) unvanı aldı.Roon venne creato conte il 19 gennaio 1871, appena dopo che Moltke ebbe ricevuto il medesimo onore.
Padişahların kızlarının oğullarına verilen unvandır.È un regalo di alcuni padri ai loro figli.
Bu unvanı 1972 yılında Reykjavik'te yenildiği Bobby Fischer'e devretti.Si appassiona seguendo l'incontro Fischer-Spasskij a Reykjavik nel 1972.
Burada ona patrici unvanı verilip rahat bir emeklilik hayatı yaşaması sağlalandı.Questo lavoro gli guadagnò l'ammissione all'ordine equestre e una piccola pensione.
Daha sonra unvanını Alex Shelley’e karşı korumuştur.Il suo posto lo prese Alex Shelley.
Bölümü başarıyla tamamlayan öğrenciler Kimyager unvanıyla mezun olmaktadırlar.Conclusi gli studi liceali si iscrive alla facoltà di chimica.
Kadı unvanıyla atanmak niyetinde olan adaylar ilk önce padişah huzurunda sınava tabi tutulmaktaydılar.I tre chef che son risultati peggiori alla prima prova hanno dovuto preparare la colazione per Chef Cracco.
Ancak bu muhaddisler arasında Hadis hâfızı unvanına layık görülmüş kişiler oldukça az sayıdadır.Tra i fedeli il clero legato alla Jednota aveva relativamente pochi seguaci.