Ana içeriğe geç
Sözlük

unvan ile cümle

unvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1950'de kendisine Uluslararası Büyük Usta unvanı verildi.Nel 1950 gli fu attribuito il titolo di Maestro Internazionale.
Bir soyluluk unvanı.Un simbolo di buona fortuna.
PWI kurulduğu yıldan bu yana güreşçilere yıllık ödüller ve unvanlar vermiştir.BMI annualmente organizza premi per i propri associati.
1938 yılında Don Budge tüm turnuvaları kazanarak ilk Grand Slam unvanını alan oyuncu oldu.Nel 1938, Donald Budge divenne il primo giocatore a realizzare il Grande Slam.
Yeni kralın eşi tavananna unvanını ancak bir önceki kral eşinin ölümünden sonra elde edebiliyordu.La regina consorte, normalmente, non ha diritto di succedere al marito dopo la morte di quest'ultimo.
Kraliçenin adada kullanılan unvanı "Man'ın Efendisi"dir.Per questa ragione, la dizione corretta utilizzata a Man è quella di Regina, Signore di Man.
Ancak kral unvanıyla bahsedilmez.Non sono interessato al titolo di Re.
2008 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti devlet sanatçısı unvanına layık görülmüştür.Nel 2008 è stata insignita del titolo di Artista popolare della Repubblica dell’Azerbaigian.
Valerius, gençliğinde clarissimus puer ve sonradan nobilissimus vir unvanlarını aldı.Valerio fu insignito del titolo di clarissimus puer da bambino, e in seguito di quello di nobilissimus vir.
İnşa edildiğinde Fransa'nın en yüksek binası olup bu unvanı 2011 yılında tamamlanan Tour First almıştır.Il grattacielo più alto è la Tour First, grazie alla trasformazione completata nel 2011.
Video klip, temmuz 2010 itibarıyla Youtube'da en çok izlenen video unvanına sahiptir.Il suo videoclip è stato il più visto su YouTube nel febbraio 2009.
Burada 1. dereceli araştırmacı unvanını aldı.Occupa attualmente la 1ª posizione della graduatoria.
Yeni yitmelik unvanı askerliğin bitimine kadar sürerdi.Qui rimase fino al congedo definitivo dalla leva militare.
1912'de Çar II. Nikolay, Vasnetsov'a bir soyluluk unvanı verdi.Nel 1912 Vasnecov ricevette un titolo nobiliare dallo zar Nicola II.
Kırkpınar Yağlı Güreşleri finalinde yine Recep Kara'yı yenerek unvanını korudu.Nonostante ciò, la gravidanza della Hill rinnova la sua vena creativa.
Daha sonra bu unvan kullanılmaya devam edilmiştir.Questo sistema continuò ad essere usato anche dopo.
Onur unvanı 27mm genişliğinde 23mm yüksek gümüş ve nikel poligonlu yükseltilmiş kenarlıydı.La medaglia era un poligono d'argento e nickel largo 27 mm e alto 23 mm con bordi in rilievo.
Sovyet Yüksek Başkanlığı yalnızca bir kişiyi bu unvandan mahrum etmiştir.Solo il Presidium del Soviet Supremo dell'URSS aveva il potere di privare una persona del titolo.
Hanedan üyeleri de Reuss Yaşlı Kolu Prensi ya da Reuss-Greiz Prensi unvanını kullanmaya başladı.I suoi membri portavano il titolo di Principe di Reuss, linea primogenita, o di Principe di Reuss-Greiz.
Unvanın orijinal ismi World Wrestling Federation (WWF) European Championship'tir.Altro motivo di contrasto fu il nuovo titolo introdotto dalla federazione, il WWF European Championship.
1801 yılında ise unvanını geri kazandı.Nel 1899 vinse nuovamente il seggio.
Ve 1946'da ölene kadar unvanını muhafaza etti.La loro relazione durerà fino alla morte di lui nel 1946.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Le "madri eroine" ricevevano medaglie per aver partorito dieci o più figli.
Yıllar boyunca, en yüksek ikinci unvan ise Reichsleiter rütbesi idi.Nei tre anni successivi fu il secondo di Massimo Da Rin sempre sulla panchina del Valpellice.
Doğumunda kendisine Yunanistan ve Danimarka'nın Prensi unvanı verilmiştir.Fu principessa di Grecia e di Danimarca.
1989'da Türkiye'ye dönerek profesörlük unvanını aldı.Nel 1989 è tornato a Roma per conseguire il dottorato.
Ancak Lance Cade ve Trevor Murdoch unvanlarını ellerinden aldı.Inizia così una faida con Lance Cade e Trevor Murdoch.
Bu eserle adını duyurdu ve bibliyografyanın kurucusu unvanını kazandı.Studi questi che gli permisero di fondare il Biblical Repository.
İlerleyen dönemde de profesörlük unvanını aldı.Sulle Ande nel frattempo il prof.
"Princeps" kelmesi Princeps Senatus (Senato'nun "Primus inter pares'i" ) unvanından türetilmiştir.In questo caso la sigla corretta è invece "PCBA" ("Printed Circuit Board Assembly").
18 Ekim 1879'da "başvekil" unvanıyla birinci kez sadrazamlığa atandı.Solo più tardi, nell'ottobre 1869, assumerà per la prima volta la carica di guardasigilli.
Kendisine 1957 yılında Jena Üniversitesi'den astrofizik dalında fahri doktora unvanı verildi.Ricevette un dottorato onorario in astrofisica all'Università di Jena nel 1957.
Bu unvanı alan ilk Fransız sanatçısıdır.È la prima artista francese ad esibirisi in quell'ampio impianto.
19 Ocak 1871'de, Moltke'den hemen sonra, Graf (kont) unvanı aldı.Roon venne creato conte il 19 gennaio 1871, appena dopo che Moltke ebbe ricevuto il medesimo onore.
Padişahların kızlarının oğullarına verilen unvandır.È un regalo di alcuni padri ai loro figli.
Bu unvanı 1972 yılında Reykjavik'te yenildiği Bobby Fischer'e devretti.Si appassiona seguendo l'incontro Fischer-Spasskij a Reykjavik nel 1972.
Burada ona patrici unvanı verilip rahat bir emeklilik hayatı yaşaması sağlalandı.Questo lavoro gli guadagnò l'ammissione all'ordine equestre e una piccola pensione.
Daha sonra unvanını Alex Shelley’e karşı korumuştur.Il suo posto lo prese Alex Shelley.
Bölümü başarıyla tamamlayan öğrenciler Kimyager unvanıyla mezun olmaktadırlar.Conclusi gli studi liceali si iscrive alla facoltà di chimica.
Kadı unvanıyla atanmak niyetinde olan adaylar ilk önce padişah huzurunda sınava tabi tutulmaktaydılar.I tre chef che son risultati peggiori alla prima prova hanno dovuto preparare la colazione per Chef Cracco.
Ancak bu muhaddisler arasında Hadis hâfızı unvanına layık görülmüş kişiler oldukça az sayıdadır.Tra i fedeli il clero legato alla Jednota aveva relativamente pochi seguaci.
Yeni unvanın oluşturulması İngilizler tarafından "makamın statüsünün geliştirilmesi" amacını taşıyordu.Creata dalla Ford Foundation, aveva il fine di aumentare il livello di istruzione del pubblico americano.
Bir "Dux", Roma ordusunda iki ya da daha fazla Lejyondan sorumlu olan generali tanımlayan bir unvandır.В Древнем Риме «dux» — генерал, командующий двумя или более легионами.
14 tane şeref doktoru unvanına sahiptir.Имел по крайней мере 11 титулов почётного доктора.
04.04.1995 tarihli kararnamede kendisine "Azerbaycan Ulusal Kahramanı" unvanı verildi.Указом 04.04.1995 года ему присвоено звание Национальный Герой Азербайджана.
Hacası Nasih (Nasühi) Efendi tarafından kendisine "Yektâ" unvanı verildi.Они обратили ко Господу свою охрану, бежали, но вскоре вновь были схвачены.
Aynı zamanda finallerinin değerli oyuncusu olma unvanını da elde etmiş oldu.Также стал обладателем приза самому ценному игроку финала.
2005 yılında "Azerbaycan'ın halk şairi" onursal unvanına layık görüldü.В 2005 году был удостоен почётного звания «Народный поэт Азербайджана».
2006 yıllı - Hyundai Porter 2006'nın «Rusya'nın en iyi ticari aracı» unvanı aldı.В 2006 году Hyundai Porter завоевал приз «Лучший коммерческий автомобиль года в России».
1915'te şövalye unvanı, 1923'te ise Kraliyet Madalyası kazandı.В 1915 году был посвящён в рыцари, в 1923 году награждён Королевской медалью.
Bu onursal unvan 10 ve daha fazla çocuk yetiştiren annelere verilmiştir.Орден присваивается матерям, родившим и воспитавшим десять и более детей.
1942'nin başında da, Montreal merkezli ağırsiklet şampiyonluğu unvanını elde etti.В начале 1942 года он также был чемпионом монреальского варианта Мирового чемпионата в тяжелом весе.
Ayrıca 1979 ile 1997 yılları arasında Jamaika'nın kadın sporcu unvanını 15 yıl taşımıştır.В период с 1979 по 1997 год Отти 15 раз признавалась в Ямайке лучшей спортсменкой года.
27 Aralık 1938'de Sosyalist Emek Kahramanı Madalyası unvanının kurulmasından sonra, artık kabul edilmedi.После учреждения 27.12.1938 звания Героя Социалистического Труда звание больше не присваивалось.
Yeni kralın eşi tavananna unvanını ancak bir önceki kral eşinin ölümünden sonra elde edebiliyordu.Титул присваивался царственной супруге только после смерти её предшественницы.
"Dünyanın en uzun süredir yayımlanan müzik dergisi" unvanını taşır.«The Most Widely Read Magazine in the World».
Acımasız başarıları ona (Ἀλβανιτοκτόνος) "Arnavut katili" (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos) unvanını kazandırdı.За свою безжалостность он получил эпитет «Убийца албанцев» (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos).
Ardından kendisine Sağ Cesur Muhafızları Büyük Generalliği unvanı verildi.За ним прочная слава большого храбреца.
1990'da "Sir" unvanı kazandı.В 1990 году выиграл «Дружбу».
Her türlü görkemli unvanı reddetti.Мы огульно отвергали все устоявшиеся ценности.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod