Ana içeriğe geç
Sözlük

unvan ile cümle

unvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanının almıştır.Este aeropuerto recibe su nombre de Sabiha Gökçen, la primera piloto de combate del mundo.
Unvanını aldığı karakteristik bir konuşma modeline sahiptir.Estás creando una sensación que obtienes que tiene una expresión..
Bu unvan, Rumeli kazaskerlerinin en eskisine verilirdi.Ese fue el comienzo de las cosas más grandes para Donlan.
Steve Nash bu unvana dört kere erişerek en fazla kazanan oyuncudur.Bob Gainey es el jugador que más veces lo ha ganado, hasta en cuatro ocasiones.
1845 yılının 22 Mart’ında Sanat Akademisi Konseyi, Şevçenko’ya sanatçı unvanı vermeye karar verir.Il 22 marzo 1845, il Concilio dell'Accademia delle Arti decise di conferire a Ševčenko il titolo di artista.
Önceki unvanı "custos urbi" ("şehrin koruyucusu") şeklindeydi.Il suo ex-titolo era "custos urbi" ("guardiano della città").
24 Temmuz 1974'te Lawler kemeri kazanarak ‘’King Of Wrestling’’ unvanını aldı.Il 24 luglio 1974, Lawler vince il riconoscimento di "King Of Wrestling".
Bazı kaynaklara göre 29 Ocak 1945 yılında tümen "Hungaria" unvanı almıştır.Secondo alcune fonti la divisione fu insignita del titolo di "Hungaria" il 29 gennaio 1945.
Ino, halka açık bir törenle İmparatoriçe ilan edildi ve Augusta unvanı aldı.Ino venne proclamata Imperatrice in una cerimonia pubblica e ricevette il titolo di Augusta.
25 yaşında Belçika'nın tarihinin en genç bakanı unvanını aldı.A 25 anni diventa il più giovane ministro della storia del Belgio.
Bu asiller cazalandırıldılar ve bazıları unvanlarını kaybettiler.Questo luogo era proibito ai mortali, ma alcuni vi furono ammessi.
SummerSlam'de, Jeff Jarrett, D'Lo Brown'ı yenerek iki unvanı da kazanmıştır.A SummerSlam, Jeff Jarrett affrontò D'Lo Brown.
Kendisi de elektör unvanını aldı.Anche lui ha abbandonato la vocazione.
1982 yılının Ekim’inde IOC İcra Kurulu Thorpe’a unvanlarının geri verilmesini karara bağladı.Nell'ottobre del 1982 il comitato esecutivo del CIO approvò la riabilitazione di Thorpe.
Smolensk, 1985 yılında kahraman şehir unvanını alır.Smolensk ottenne il titolo di città eroina nel 1985.
GM, IM ve FM unvanları erkekler ve kadınların her ikisi için geçerlidir.I titoli di GM, MI e MF sono aperti ad entrambi i sessi.
Megas doux unvanı ile ödüllendirildi, sonra II. Andronikos'u savaşı devam ettirmeye ikna etti.Premiato con il titolo di Megas Doux, convinse Andronico II a riprendere la guerra.
Savaştan yaralı olarak çıkıp Legion d'Honneur unvanı aldı.Viene ferito sul fronte di Champagne e riceve la Legione d'onore.
Çocuk ve Gençlik Edebiyatı alanında "Üç Kuşağın Yazarı" unvanıyla anılan Dayıoğlu'nın iki oğlu vardır.Il nipote e il pronipote (che avevano esattamente lo stesso nome) furono due noti scrittori.
Ancak bir hafta sonra The Giant maçın tartışmalı bitirmesi nedeniyle unvanını kaldırdı.Una settimana più tardi, The Giant venne privato del titolo a causa del controverso finale del match.
Ömür boyu başkan unvanına sahipti.Per il resto della sua vita ne fu il presidente.
Acımasız başarıları ona (Ἀλβανιτοκτόνος) "Arnavut katili" (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos) unvanını kazandırdı.I suoi successi spietati gli valsero l'epiteto di "assassino degli albanesi" (Αλβανοκτόνος, Albanoktonos).
Azerbeycan'ın Milli Kahramanı Azerbaycan'daki en yüksek kahramanlık unvanıdır.Il titolo di Eroe Nazionale dell'Azerbaigian è il più alto titolo onorifico dell'Azerbaigian.
1933'te Hoffmann Reichstag'a seçildi ve 1938'de Hitler ona Profesör unvanı verdi.Nel 1933 fu eletto al Reichstag (istituzione) e nel 1938 Hitler lo nominò "professore".
Ailesi comte ve marquis unvanlarını seçti.Aveva ottenuto i titoli di conte e di marchese.
Konrad, Capua'yı alıp Guaimar'a Prens unvanı ile verdi.Corrado prese Capua e la diede a Guaimario insieme al titolo di Principe.
Stadyuma 2004 yılında UEFA tarafından "5 yıldızlı stadyum" unvanı verildi.Nel 2003 l'impianto ha ricevuto dall'UEFA la qualifica di Stadio 5 stelle.
Oxford Üniversitesi kendisine fahri doktor unvanı vermiştir.L'Università di Oxford gli conferì per esso un Dottorato onorario in diritto civile.
10 Temmuz 1911 tarihinde ise Kral V. George donanmaya "Avustralya Kraliyet Donanması" unvanını vermiştir.Il 10 luglio 1911, per volere di Giorgio V assunse la denominazione Royal Australian Navy.
Bu yüzden komutan ona onbaşılık unvanını verdi.Da ora gli dobbiamo la nostra cieca obbedienza.
Filip, Jean de Brienne'i seçip, bu unvanı için destekleme sözü verdi.Filippo selezionò Giovanni di Brienne, e promise di sostenerlo nella sua nuova dignità.
Ayrıca Toronto Raptors NBA'de mücadele edecek olan tek Kanadalı takım olma unvanına erişti.I Toronto Raptors sono l'unica squadra canadese rimasta nella lega.
Öncelikli unvanıysa, Amerikan yapısal dilbilimcisidir ve Sapir-Whorf Hipotezi'nin kurucularından biridir.Fu grande luminare della linguistica strutturale americana e teorizzatore dell'Ipotesi di Sapir-Whorf.
Profesör unvanına sahiptir.Un grazie al prof.
Babası tarafından kendisine Caesar unvanı verilmiştir.Cesare venne riconosciuto dal padre.
Bu rolünden dolayı Minsk'e 1974 yılında Kahraman Şehir unvanı verildi.Minsk ottenne il titolo di città eroina nel 1974.
Sasani kraliçeleri Kraliçeler Kraliçesi anlamına gelen Banebshenan banebshen unvanını taşırlardı.Le regine sasanidi detenevano il titolo di Banebshenan banebshen (Regina delle Regine).
Bu unvanı elde edenlere ayrıca Atavatan Nişanı takdim edilir.Chi riceve quest'onorificenza è insignito anche dell'ordine della patria.
Banka Para Öncesi Gösterisinde R-Truth ve Kingston, Hunico ve Camacho'yu unvan maçında bozguna uğrattı.Nel pre-show di Money in the Bank, R-Truth e Kingston hanno sconfitto Hunico e Camacho in un non-title match.
1987'de tıp doktoru unvanını aldı.Nel 1987 ha conseguito il dottorato.
Bu sırada "Mahmudi" ve "Zahiri" unvanlarını da almış ama yine "Şeyh" olarak anılmaya devam etmiştir.È il momento, anche per Sapiens, di riprendere il suo ruolo di "vero" uomo.
Konstantin-Assen, Unvanı Vidin Prensi, 5 Aralık 1967'te Madrid'te doğmuştur ve evlidir.Konstantin, principe di Bulgaria, principe di Vidin, nato il 5 dicembre 1967.
2005 - Adriana Iliescu, 66 yaşında doğum yaparak dünyanın en yaşlı annesi unvanını aldı.16 gennaio Adriana Iliescu è la prima donna a partorire un figlio all'età di 66 anni.
1992 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin emektar sanat adamı unvanına layık görülmüştür.Nel 1992 le è stato conferito il titolo di Artista Onorata della Repubblica dell’Azerbaigian.
Sturmführer, Nazi Partisi'ne ait yarı-askeri bir unvandır.Der Stürmer rappresentò un importante veicolo per la propaganda antisemita del partito nazista.
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Circa 430 000 donne furono insignite del titolo durante la sua vigenza.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Si rallegra quindi del fatto che ella, sposandolo, diverrà contessa.
Unvan 14 Nisan 1961'de Yüksek Sovyet Presidyum Kararı ile kuruldu.Il titolo fu istituito per decreto del Presidente del Soviet Supremo il 14 aprile 1961.
Ama O'Sullivan Birleşik Krallık şampiyonlupu unvanını koruyamadı, Joe Perry'ye ikinci turda 9-5 kaybetti.Al Campionato del Regno Unito perde al secondo turno contro Joe Perry 5-9.
Bu sebeple kendisine Germanicus Maximus unvanı verildi.Per questo successo ottenne il titolo di Germanicus Maximus.
1970'lerde Disco Kraliçesi unvanını kazandı.Dice di essere diventata negli anni Settanta "la Regina della Disco".
1705'te şövalyelik unvanı aldı.Venne nominato cavaliere del Cardo nel 1705.
1932 yılında şövalye unvanını aldı.Fu nominato cavaliere nel 1932.
20 Eylül 2007'de Kazanan unvanı geri alınmıştır.Il 20 settembre 2007 la vittoria gli venne tolta.
Unvanın ödülü, sahibinin Bizans Senatosu'na girişi anlamına geliyordu.Il conferimento del titolo determinava in via automatica l'ingresso nel Senato bizantino.
1993 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi’nden profesör unvanını aldı.Ha sposato il suo amore del liceo Tony nel 2007.
Böylece Trajan Roma'ya zaferle döndü ve "Daçya Fatihi" unvanını aldı.Quando in seguito fece ritorno a Roma, ottenne il trionfo».
1985 yılında da enstitü profesörü (MIT’de çalışanların atanabileceği en yüksek unvan) olarak atandı.Nel 1885 si unì agli artisti del circolo Als ik Kan (Al meglio delle mie capacità).
Bu kadın eğer bir erkek evlat doğurursa Charles amcasının mirasından ve unvanından mahrum kalacaktır.Suo zio si sposa e ha un figlio, e questo priva definitivamente Charles dell'eredità.
Böylece Ak Saruman'ın unvanı elinden alınmış oldu.Il personaggio è riuscito solamente due volte a liberarsi dal potere di Saruman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod