Umutsuz Afrikalı kaçaklar aynı şeyi yapmak, - - bu nedir?عندما الهاربين الأفريقية اليأس تفعل الشيء ذاته ، -- بل هو -- ما هو؟
Umutsuz Afrikalı kaçaklar aynı şeyi yapmak, - - bu nedir?それにせよなる、それは一定であることの態度、目、声、方法、
Umutsuz bir halde girmeyin!Não vão desesperados!
Umutsuz bir halde girmeyin!Ne partez pas désespéré !
Umutsuz bir halde girmeyin!Nevstupujte tam zoufalí.
Umutsuz bir halde girmeyin!Wees niet wanhopig!
Umutsuz bir halde girmeyin!Werde nicht verzweifelt!
Umutsuz bir halde girmeyin!Не начинайте отчаявшимся!
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.안타깝게도, 이런 아이들이 전세계에서 매년 2천만명씩 태어나고 있습니다.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Bohužel, na světě se každý rok narodí 20 milionů dětí jako je tohle.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Bohužiaľ, každý rok sa narodí na celom svete 20 miliónov takýchto detí.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Din nefericire, 20 de milioane de astfel de copii se nasc in fiecare an in toata lumea.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Infelizmente, nascem todos os anos 20 milhões de bebés como este, pelo mundo fora.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Jammer genoeg worden elk jaar 20 miljoen baby's zoals hij geboren, over de hele wereld.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Lamentablemente, 20 millones de bebés como éste nacen cada año, en todo el mundo.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Leider werden weltweit jedes Jahr 20 Millionen solcher Babys geboren.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Malheureusement, 20 millions de bébés comme lui naissent chaque année, dans le monde.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Niestety 20 milionów wcześniaków rodzi się co roku na całym świecie.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Purtroppo, 20 milioni di bambini come questo nascono ogni anno in tutto il mondo.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Sajnos 20 millió ilyen baba születik világszerte minden évben.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Yang menyedihkan adalah ada 20 juta bayi seperti dia terlahir setiap tahunnya di seluruh dunia.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Δυστυχώς, 20 εκατομμύρια μωρά σαν και αυτό γεννιούνται κάθε χρόνο, ανά τον κόσμο.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.К сожалению, ежегодно в мире рождается примерно 20 миллионов недоношенных детей.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.На жаль, 20 мільйонів таких дітей народжується кожного року в усьому світі.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.Тъжно е, но 20 милиона такива бебета се раждат всяка година по света.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.למרבה העצב, 20 מיליון תינוקות שכאלה נולדים כל שנה מסביב לעולם.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.بكل أسف، 20 مليون طفل مثل هذا يولودون كل عام، حول العالم.
Umutsuzca, buna benzer 20 milyon bebek her yıl dünyaya geliyor.世界では毎年2千万人生まれ 4百万人が死んでいきます
Umutsuz, çaresiz Ben yalnızca bir hata yapmış olabilirim! Merhamet!Hoffnung verloren schien, da tat ich das Einzige, was mir noch blieb.
Umutsuz değilsindir. En berbat şey umutsuz olmaktır.A legrosszab kétségbeesettnek lenni.
Umutsuz değilsindir.No estás desesperado.
Umutsuz değilsindir.Vous n'êtes pas désespéré.
Umutsuz görünüyorsun.Arăţi disperată.
Umutsuz görünüyorsun.Je ziet er wanhopig uit.
Umutsuz görünüyorsun.Pedig elég fancsali a képe.
Umutsuz görünüyorsun.Μοιάζεις απελπισμένη.
Umutsuz görünüyorsun.- Изглеждате отчаяна.
Umutsuz görünüyorsun.Не в порядке: У Вас в глазах отчаяние.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Am făcut ce știu să fac la disperare, adică să scriu.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Azt tettem, amire kétségbeesésemben is képes vagyok, ez pedig az írás.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Fiz o que sei fazer em caso de desespero, ou seja, escrever.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Hice lo que sé hacer en la desperacién, escribir.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Ho fatto ciò che so fare quando sono disperata, ovvero scrivere.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Ich tat, was ich bei Verzweiflung tue, und das ist Schreiben.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Ik deed wat ik goed kan als ik wanhopig ben, schrijven.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.J'ai fait ce que je sais faire quand je suis désespérée, j'ai écrit.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.절망 속에서 제가 할 줄 아는 것을 했습니다. 바로 글쓰기였죠.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Robiłam, to co powinnam w desperacji, czyli pisałam.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Saya melakukan apa yang saya lakukan dalam keputusasaan, menulis.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Tôi làm điều tôi biết làm trong cơn tuyệt vọng, viết lách.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Urobila som to, čo v zúfalstve viem robiť. A to znamená písať.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Έκανα ό,τι συνήθως κάνω στην απόγνωσή μου, κι αυτό είναι γράψιμο.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Направих това, което знам да правя в отчаяние, което е да пиша.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.- Я зробила те, що треба в розпачі, а саме - писати.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.Я сделала то, что должна была сделать тогда в отчаянии - стала писать книгу.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.עשיתי את מה שאני יודעת לעשות ביאוש, וזה לכתוב.
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.لقد قمت بما كنت آراه حلاً للإحباط .. لقد خلدت الى الكتابة
Umutsuzken yapılması gerekeni yaptım - yazmak.わたしは、わたしが読むべき本を書きました。
"Umutsuzluğunun önünde durmayacağım."Aku tidak akan mendampingi keputusasaanmu."
"Umutsuzluğunun önünde durmayacağım."Eu não vou aceitar o teu desespero".