Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.החרם המדעי -- אם אי פעם היה ניגש ל-טבע, כולי תקווה, שהוא היה מתקבל.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.الحظر العلمى -- لابد له من أن يخضع " للطبيعة " آملين , أنه سيكون مقبول .
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.いずれネイチャーに掲載されることを期待します この研究では無条件の慈悲について調べました
Eğer fırsatlar önünüze sunulduğunda aynı şüphelere düşüyorsanız, umarım sözlerim size yardımcı olur.Dacă aveţi îndoieli similare când oportunităţile vă sunt prezentate,
Eğer fırsatlar önünüze sunulduğunda aynı şüphelere düşüyorsanız, umarım sözlerim size yardımcı olur.만약에 당신이 비슷한 의문을 갖고 있일때 기회가 당신에게 주어진다면 이 말들이 도움되기를 바랍니다
Eğer fırsatlar önünüze sunulduğunda aynı şüphelere düşüyorsanız, umarım sözlerim size yardımcı olur.Om du har liknande tvivel när möjligheterna ligger framför dig hoppas jag att dessa ord ska hjälpa dig.
Eğer fırsatlar önünüze sunulduğunda aynı şüphelere düşüyorsanız, umarım sözlerim size yardımcı olur.Εάν έχεις παρόμοιες αμφιβολίες όταν έχεις μια ευκαιρία.
Eğer inanmıyorsanız, zincir kuralıyla bunun türevini alın. Umarım, bunun mantığını daha iyi anlamışsınızdır.E se você não acredita em mim, use a regra da cadeia e tire a derivada disso, você vai ententer.
Eğer inanmıyorsanız, zincir kuralıyla bunun türevini alın. Umarım, bunun mantığını daha iyi anlamışsınızdır.Jeśli mi nie wierzysz, skorzystaj z reguły łańcuchowej i weź pochodną tego - dostaniesz to.
Eğer inanmıyorsanız, zincir kuralıyla bunun türevini alın. Umarım, bunun mantığını daha iyi anlamışsınızdır.Y si no me creéis, utilizar la regla de la cadena y tomar el derivado de éste y usted obtendrá esto.
Eğer öyleyse, umarım cesaretli biridir.Se estiver, torça para que ela tenha coragem.
Eğer öyleyse, umarım cesaretli biridir.- Tak. Ja pierdolę.
Eğer öyleyse, umarım cesaretli biridir.Ако е така, Надявам се, че е достатъчно смела.
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Als u hier nu naar kijkt, hoop ik dat u me kunt vergeven. (Applaus)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Bila Anda menonton video ini sekarang, Saya harap Anda bisa memaafkan saya. (Aplaus)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Dacă mă priveşti acum, sper că mă poţi ierta. (Aplauze)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Espero que puedas perdonarme. (Aplausos)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Ha most nézi az előadásomat, remélem, meg tud nekem bocsátani. (Taps)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Jeśli teraz to oglądasz, mam nadzieję, że mi wybaczysz. (Brawa)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Jestli se nyní díváte, doufám, že mi můžete odpustit. (Potlesk)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)지금 이것을 보고 계신다면, 저를 용서해줄 수 있기를 바랍니다. (박수)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Nếu giờ đây cô đang xem chương trình này, tôi mong cô sẽ tha thứ cho tôi. (Vỗ tay)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Så om du tittar på detta nu, så hoppas jag att du förlåter mig. (Applåder)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)"Se estiver a ver isto agora, "espero que me perdoe. (Aplausos)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Se stai guardando adesso, spero che tu mi possa perdonare. (Applausi)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Si vous regardez, j'espère que vous pourrez me pardonner. (Applaudissements)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Sollten Sie das jetzt sehen, hoffe ich sehr, dass Sie mir vergeben können. (Beifall)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Εάν το βλέπετε αυτό τώρα, ελπίζω να μπορέσετε να με συγχωρέσετε. (Χειροκρότημα)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Ако гледаш това сега, се надявам, че можеш да ми простиш." (Аплодисменти)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Если вы смотрите это видео, я очень надеюсь, что вы сможете меня простить. Апплодисменты
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)Якщо ви дивитися зараз мій виступ, я сподіваюся, що ви пробачите мене. (Оплески)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)אכזבה אותך. אם את צופה בזה עכשיו, אני מקווה שאת יכולה לסלוח לי.
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)إذا كنت تشاهدينني الآن، آمل منك أن تسامحيني. تصفيق
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)如果你而家睇緊呢一個講座 希望你會原諒我 (掌聲)
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)許していただけたら幸いです (拍手)
Eğer, umarım çevik metodolojisi kullanıyorsak... ...hataların çoğunu kapıdan çıkmadan ortadan kaldırırız.현장에 나가기 전에 오류를 잡아내기 위해 민첩 개발 방식을 이용할 때에 하는 일이죠
Eğer, umarım çevik metodolojisi kullanıyorsak... ...hataların çoğunu kapıdan çıkmadan ortadan kaldırırız.商品が発送される前にバグに気づきます MVPの目的は開発初期テストや 最終テストではありません
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz Eğer cebir öğrenilen.Beh, useremo una proprietà che si spera tu abbia imparato in algebra.
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz Eğer cebir öğrenilen.Bueno, vamos a utilizar una propiedad que es de esperar que ha aprendido en álgebra.
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz Eğer cebir öğrenilen.Nå, vi vil bruge en ejendom, som forhåbentlig du lærte i algebra.
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz Eğer cebir öğrenilen.Nous allons utiliser une propriété que vous devez déjà avoir appris.
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz Eğer cebir öğrenilen.Použijeme jedno pravidlo, ktoré ste sa dúfajme naučili v algebre.
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz Eğer cebir öğrenilen.Použiji jedno pravidlo, které jste se doufejme naučili v algebře.
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz Eğer cebir öğrenilen.Skorzystamy z właściwości, której mam nadzieję, nauczyliście się na algebrze.
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz Eğer cebir öğrenilen.Ще използваме едно свойство, което вероятно сте научили по алгебра.
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruzحسناً، سنستخدم هنا خاصية اتمنى
Eh, biz umarım bir özelliği kullanmak için gidiyoruz利用します。
Ele avuca sigmiyorlar. Umariz siz de bir tane alırsınız.Ce ne sono tanti, speriamo ne prenderete uno.
Ele avuca sigmiyorlar. Umariz siz de bir tane alırsınız.소량만 판매하는데요. 여러분도 하나 구할 수 있길 바랍니다.
Ele avuca sigmiyorlar. Umariz siz de bir tane alırsınız.אז יש כמה. אנחנו מקווים שתקבלו אחד.
Ele avuca sigmiyorlar. Umariz siz de bir tane alırsınız.إنهم لعوبين و نتمنى إنكم تمتلكون أحدهم
Ele avuca sigmiyorlar. Umariz siz de bir tane alırsınız.何かを言い忘れているかもしません
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Ik zal mijn hand openen en hopelijk, als het goed is, zal mijn magnetisme het mes op zijn plaats houden.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Jeg åbner min hånd, og forhåbentlig, hvis alt går vel, vil min rene, dyriske magnetiske holde kniven.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Jeżeli wszystko pójdzie zgodnie z planem to kiedy otworzę dłoń mój zwierzęcy magnetyzm przytrzyma nóż.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.이제 손을 펼치겠습니다, 바라건대, 모든 것이 잘 된다면, 저의 순수한 인간 자석은 칼을 지탱할 것입니다.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Otevřu svoji ruku a doufejme, jestli je všechno správně, můj čistý animální magnetismus bude držet tento nůž.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Pomaly otvorím dlaň a ak všetko pôjde, ako má, môj čistý živočíšny magnetizmus udrží ten nôž.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Szétnyitom a kezem, és remélhetőleg, ha minden jól megy, a tiszta állati mágnesességem megtartja a kést.
Elimi açacağım, ve umarım ki bir sorun çıkmaz, saf vahşi çekim gücüm bıçağın düşmesini engelleyecek.Tôi sẽ mở tay ra, và mong rằng, nếu mọi thứ đều ổn thì từ tính trong cơ thể sẽ giữ con dao.