umar ile cümle
umar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.Ελπίζω να βρείτε κάτι χρήσιμο σε καθένα από αυτά.
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.لذا بالتأكيد ستجد شيئا مفيدا فى كل درس
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.各授業ごとに 授業に出てきた単語にはとても簡単なものもあったかもしれません
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Alors j'espère que vous penserez à m'aider, d'une manière ou d'une autre.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.És remélem, önök is elgondolkoznak, hogyan tudnának valamilyen módon segíteni.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Ich hoffe also, dass ihr darüber nachdenken werdet, hier zu helfen.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Ik hoop dat jullie overwegen om op één of andere manier te helpen.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Jadi saya harap Anda akan berpikir untuk membantu mereka.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.그래서 저는 여러분이 어떤 식으로든 이들을 돕는 것에 대해서 생각해보기를 바랍니다
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Mam nadzieję, że też spróbujecie pomóc.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Por eso espero que piensen en ayudar de alguna manera.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Portanto, espero que pensem em ajudar de alguma forma.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Så jeg håber at I vil tænke på at hjælpe dem på en eller anden måde.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Sper că vă veți gândi să mă ajutați într-un fel.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Spero che pensiate di aiutarmi in qualche modo.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Takže doufám, že zkusíte vymyslet, jak jim pomoci.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Và tôi hi vọng rằng các bạn sẽ suy nghĩ về việc giúp đỡ bằng cách nào đó.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Οπότε, ελπίζω να σκεφτείτε να τους βοηθήσετε με κάποιο τρόπο.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Поэтому я надеюсь, что вы подумаете над тем, как можно помочь.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Така че се надявам, че ще помислите как да помогнете по някакъв начин.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.שבחורים כמו אלה שהייתי כלוא עמם
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.لذلك آمل منك أن تفكّر في المساعدة بطريقة ما.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.私たちができる最善策は
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .A teď doufejme, že rozeznáváte, že toto je definice.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .A teraz dúfajme, že rozoznávate, že... toto je definícia.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .Dan sekarang saya berharap anda dapat mengenali bahwa ini adalah sebuah definisi.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .E agora Esperemos que você reconheceria que Esta é a definição.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .I do tego momentu mam nadzieję, że rozpoznajecie, że to jest definicja.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .Ja nyt sinä toivottavasti huomaat että kyseessä on määritelmä
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .Y por ahora con suerte reconocerás que esta es la definición.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .والآن اتمنى انكم تدركون ان هذا هو التعريف
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakĐắm chìm trong men rượu Hy vọng một ngày bạn sẽ hiện thực được giấc mơ của mình
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakGapisz się w swojej szklanki dno Mając nadzieję, że pewnego dnia marzenie spełni się
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakKoukáš na dno poháru Doufáš, že teď si svůj sen splníš
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakMiras fijamente el fondo del baso, esperas que un día hagas que un sueño dure
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakOlhando para o fundo do teu copo, Esperando que um dia faças um sonho durar
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakSte, in arte Botton, amavi Claus o pei guanti, amiche ciò in Laos
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakTu regardes le fond de ton verre Espérant qu'un de tes rêves se réalise
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakUitandu-ma la fundul paharuui Sperand ca intr-o zi vei face sa visul sa dureze
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakΚοιτάς στον πάτο του ποτηριού Ελπίζοντας πως κάποια μέρα ένα όνειρο θα διαρκέσει πολύ
CE: Umarım herşey burada gördüğünüz gibi gerçekleşir.Con suerte todo ocurrirá de la manera que lo vieron aquí.
CE: Umarım herşey burada gördüğünüz gibi gerçekleşir.여러분께서 보신 것처럼 진행되기를 바랍니다.
CE: Umarım herşey burada gördüğünüz gibi gerçekleşir.Miejmy nadzieję, że będzie tak, jak na filmie.
CE: Umarım herşey burada gördüğünüz gibi gerçekleşir.نأمل أن يحدث الأمر كما شاهدتموه هنا
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.그래서 답은, 바라건대 --- 계산기를 가지고 있지 않습니다 --- 85,554 이고,
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.85,554 です. ケアレスミスをしていないと仮定してのことです.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Donc la réponse, à priori -- je n'ai pas de calculette avec moi -- est 85 554.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Resultatet på det regnestykke er 85554.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.اذاً الناتج يكون 85554
- Çok güzel bir soruydu. Umarım, doğru çözmüşümdür.Fue que francamente un problema fascinante y espero
Çok güzel bir soruydu. Umarım, doğru çözmüşümdür.بصراحة كانت تلك المسألة مذهلة، واتمنى
Çok iyi bir çizim olmadı ama umarım işimize yarar. .저도 이게 그래프 그리기가 아니라는 점은 알고 있습니다. 그러나 다행히도 쓸모가 있습니다.
Çok iyi bir çizim olmadı ama umarım işimize yarar. .Знам, че това не е хубав чертеж, но дано да послужи за целта.
Çok iyi bir çizim olmadı ama umarım işimize yarar. .اعلم انه ليس رسماً جيداً، لكن اتمنى انه يفي بالغرض
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.En supposant que c'est vraiment vaut, et qui a été le prix correct, je ne paie, peu importe.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Giả sử đấy là giá trị tương xứng, là giá đúng của ngôi nhà Tôi không bị mua hớ, hay đại loại thế
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Olettaen, että se on todella sen arvoinen, ja että se on oikea hinta, enkä maksanut liikaa, tai mitä tahansa.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Przyjmujemy, że tyle jest właśnie wart, że to była poprawna cena, że nie przepłaciłem, itd.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Za předpokladu, že má skutečně takovou hodnotu a že to byla správná cena, že jsem nepřeplatil.
Çok para verdim bu eve, umarım doğru fiyattan almışımdır, neyse uzatmayayım şimdi.Υποθέτοντας ότι όντως αξίζει τόσο και ότι αυτή ήταν η σωστή τιμή, δεν πλήρωσα παραπάνω ας πούμε.