Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Donc, j'espère que l'on pourra aussi garder quelques uns de ces " points d'espoir " dans la mer profonde.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Doufám, že můžeme ochránit také některé oblasti naděje v hlubinách moře.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Dus ik hoop dat we ook een paar van deze 'hope spots' kunnen hebben in de diepzee.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Ich hoffe also, dass wir einige dieser "Hoffnungsflecken" in der Tiefsee behalten können.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.따라서 제가 바라는 것은 심해의 "희망의 지대"도 잘 보존하는 겁니다
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Maka itu, aku berharap kita semua bisa juga tetap melindungi "bintik-bintik harapan" di dasar lautan kita.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Mam więc nadzieję, że możemy zachować kilka z tych "miejsc nadziei" na głębinach.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Quindi, spero che potremo anche tenere qualcuno di questi punti nel mare profondo.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Tehát remélem, hogy fenntarthatunk néhány "reményfoltot" a mély tengerekben is.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Tôi hy vọng là tôi có thể giữ một số "đốm sáng hy vọng" cho đáy biển sâu
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Toivon, että voimme säilyttää "toivon saarekkeita" myös merien syvyyksissä.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Надявам се да можем също да запазим някои от тези "места на надеждата" в дълбокото море.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.Я надеюсь, что мы сможем создать и сохранить некоторые из этих "мест надежды" в глубинах океана.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.אז, אני מקווה שנוכל לשמור על חלק מנקודות התקווה האלה בים העמוק.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.لذا، أرجو أن نستطيع أيضاً المحافظة على بعض نقاط الأمل هذه في أعماق البحار.
Bu yüzden, umarım derin denizlerdeki bu "umut noktalarını" da koruyabiliriz.「希望のスポット」ができることを望んでいます 今私の願いはかなっていませんが
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.J'espère que vous trouverez quelque chose d'utile dans chacune d'elles.
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.그러니 매 강의에서 도움이 되는 것들을
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.Miejmy nadzieję, że znajdziecie coś użytecznego w każdej z nich.
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.Ook leraren zijn van harte uitgenodigd.
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.Recuerde! Mis lecciones son objetivas para todas las personas.
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.Ελπίζω να βρείτε κάτι χρήσιμο σε καθένα από αυτά.
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.لذا بالتأكيد ستجد شيئا مفيدا فى كل درس
Bu yüzden umarım hepsinde, işinize yarayan bir şeyler bulursunuz.各授業ごとに 授業に出てきた単語にはとても簡単なものもあったかもしれません
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Alors j'espère que vous penserez à m'aider, d'une manière ou d'une autre.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.És remélem, önök is elgondolkoznak, hogyan tudnának valamilyen módon segíteni.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Ich hoffe also, dass ihr darüber nachdenken werdet, hier zu helfen.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Ik hoop dat jullie overwegen om op één of andere manier te helpen.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Jadi saya harap Anda akan berpikir untuk membantu mereka.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.그래서 저는 여러분이 어떤 식으로든 이들을 돕는 것에 대해서 생각해보기를 바랍니다
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Mam nadzieję, że też spróbujecie pomóc.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Por eso espero que piensen en ayudar de alguna manera.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Portanto, espero que pensem em ajudar de alguma forma.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Så jeg håber at I vil tænke på at hjælpe dem på en eller anden måde.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Sper că vă veți gândi să mă ajutați într-un fel.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Spero che pensiate di aiutarmi in qualche modo.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Takže doufám, že zkusíte vymyslet, jak jim pomoci.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Và tôi hi vọng rằng các bạn sẽ suy nghĩ về việc giúp đỡ bằng cách nào đó.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Οπότε, ελπίζω να σκεφτείτε να τους βοηθήσετε με κάποιο τρόπο.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Поэтому я надеюсь, что вы подумаете над тем, как можно помочь.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.Така че се надявам, че ще помислите как да помогнете по някакъв начин.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.שבחורים כמו אלה שהייתי כלוא עמם
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.لذلك آمل منك أن تفكّر في المساعدة بطريقة ما.
Bu yüzden umarım onlara bir şekilde yardım etmeyi düşünürsünüz.私たちができる最善策は
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .A teď doufejme, že rozeznáváte, že toto je definice.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .A teraz dúfajme, že rozoznávate, že... toto je definícia.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .Dan sekarang saya berharap anda dapat mengenali bahwa ini adalah sebuah definisi.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .E agora Esperemos que você reconheceria que Esta é a definição.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .I do tego momentu mam nadzieję, że rozpoznajecie, że to jest definicja.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .Ja nyt sinä toivottavasti huomaat että kyseessä on määritelmä
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .Y por ahora con suerte reconocerás que esta es la definición.
Bu zamanda umarım bunun tanım olduğunu fark etmişsinizdir. .والآن اتمنى انكم تدركون ان هذا هو التعريف
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakĐắm chìm trong men rượu Hy vọng một ngày bạn sẽ hiện thực được giấc mơ của mình
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakGapisz się w swojej szklanki dno Mając nadzieję, że pewnego dnia marzenie spełni się
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakKoukáš na dno poháru Doufáš, že teď si svůj sen splníš
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakMiras fijamente el fondo del baso, esperas que un día hagas que un sueño dure
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakOlhando para o fundo do teu copo, Esperando que um dia faças um sonho durar
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakSte, in arte Botton, amavi Claus o pei guanti, amiche ciò in Laos
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakTu regardes le fond de ton verre Espérant qu'un de tes rêves se réalise
Camýnýn dibinde bakakalýrsýn Ve bir gün bu rüyanýn uzun süreceđini umarakUitandu-ma la fundul paharuui Sperand ca intr-o zi vei face sa visul sa dureze