Ana içeriğe geç
Sözlük

ulu ile cümle

ulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kız kardeşim büyük bir uluslararası şirkette sekreter olarak çalışıyor.My sister works as a secretary in a big multinational.
Rus Soyuz uzay aracı Uluslararası Uzay İstasyonu'na kenetlendi.The Russian Soyuz spacecraft has docked at the International Space Station.
Ulusal borç son on yılda üç katına çıkmıştır.The national debt has trebled in the last ten years.
Bu, kitabın ulusal haftası.It is the national week of the book.
Esperanto, uluslararası ve kolay dil!Esperanto is an international and easy language!
Bir ulusu kovabilir misin?Can you fire a nation?
Oradaki hiçbir üniformanın ulusal standardı yoktur.There is there no uniform national standard.
Bu, ulusal bir gurur meselesi.It's a matter of national pride.
Amerika en demokratik ulus değildir.America is not the most democratic nation.
Zzengin veya fakir her ulusun kendi güçlü ve zayıf yönleri vardır.Every nation, rich or poor, has its strengths and weaknesses.
O uluslararası düzeyde bir bilim adamıdır.He's a world-class scientist.
Bu ulusal bir skandaldı.It was a national scandal.
Çakal uluyor.The jackal is howling.
Dişi kurt uluyor.The she-wolf is howling.
Ulusal marşı ezberliyorum.I am memorizing the national anthem.
Grev ulusal ekonomiyi aksatmıştır.The strike hindered the national economy.
Hiç ulusal marşı ezberledin mi?Have you ever memorized the national anthem?
Barbados, İngiliz Uluslar Topluluğu üyesidir.Barbados is a member of the Commonwealth.
Ayrıca uluslararası şirketlerde full-time çalışma deneyimi de var.He also has experience working fulltime for international companies.
Yosemite Ulusal Parkı dünyadaki en güzel yerlerden biridir.The Yosemite national park is one of the most beautiful places on Earth.
Müzik uluslararası bir dildir.Music is an international language.
Uluslararası Hong Kong Havaalanı çok işleyen bir havaalanıdır.Hong Kong International Airport is a busy airport.
Sevgili bayan, ben Polonyalı bir dedektif değilim. Ben uluslararası bir dedektifim.I am not a Polish detective, dear lady. I am an international detective.
Uluslararası olarak yaklaşık 900 milyon insanın yeterli yiyeceği yok.Internationally, almost 900 million people don't have enough to eat.
İki ulusun güçlü ticaret bağlantısı var.The two nations have strong trade ties.
Kitap uluslararası bir başarıydı.The book was an international success.
O, ulusal üniversitedeki bir profesör.He's a professor at the National University.
Uluslar özgürlük için savaşıyor.Nations are fighting for freedom.
Uluslararası dil Interlingue, Occidental adıaltında 1922 yılında yayınlandı.The international language Interlingue was published in 1922 under the name Occidental.
Bayrak ulusal bir semboldür.The flag is a national symbol.
Bir bayrak, ulusun bir sembolüdür.A flag is a symbol of the people.
Tom Uluslararası Chopin Piyano Yarışması'nı kazandı.Tom won the International Chopin Piano Competition.
İtalya icin uluslararası arama kodu 39'dur.The international code for calling Italy is 39.
Tom Amsterdam'da iken Ulusal Müze'yi ziyaret etti.Tom visited the National Museum when he was in Amsterdam.
Senin ulusun nedir?What's your nationality?
Toronto Uluslararası Film Festivali, Kuzey Amerika'daki en büyük film festivalidir.The Toronto International Film Festival is the largest film festival in North America.
Cannes Uluslararası Film Festivali, dünyadaki en prestijli film festivalidir.The Cannes International Film Festival is the most prestigious film festival in the world.
3 Aralık Uluslararası Engelliler Günüdür.December 3 is the International Day of Persons with Disabilities.
Estonya'nın kendi ulusal marşı vardır.Estonia has its own hymn.
Bir ulusu birbirine ne bağlar?What ties a people together?
Ulus devletlerin varlığı, dünya'nın geri kalanında Avrupa'ya büyük bir avantaj sağladı.The existence of nation-states gave Europe a great advantage over the rest of the world.
Dil yoksa ulus da yoktur.No language, no nation.
Uluslararası kurtarma ekipleri Japonya'ya uçmaya hazırdılar.International rescue teams are at the ready to fly to Japan.
Ulusal galeriyi ziyaret etmediğin için gerçekten Londra'dan gitmek istiyor musun?Do you really want to leave London not having visited the National Gallery?
Bugün bütün ulus için yas günüdür.Today is a day of mourning for the whole nation.
Ulusal Kamu Radyosunu dinlemeyi severim.I like listening to NPR.
Ulusal Muhafızlara katılmaya karar verdim.I've decided to join the National Guard.
Tom uluslararası bir mücevher hırsızıdır.Tom is an international jewel thief.
Ulusal Corvette Müzesi altında bir subatan oluştu ve sekiz arabayı yuttu.A sinkhole formed under the National Corvette Museum and swallowed eight cars.
Uluslararası Kadınlar Günü kutlu olsun!Happy International Women's Day!
Uluslararası basına hiçbir şey söyleme.Don't say anything to the international press.
Ulusal bütünlüğü korumak gereklidir.It is necessary to protect the national unity.
Nepal şu anda dikdörtgen biçiminde olmayan bir ulusal bayrağa sahip tek ülkedir.Nepal is currently the only country with a non-rectangular national flag.
Kalbim Fransız ama popom uluslararasıdır!My heart is French, but my ass is international!
İnsan aptallığı uluslararasıdır.Human stupidity is international.
Bugün İzlanda'da ulusal bir bayramdır.Today is a national holiday in Iceland.
Rusya, ulusal marşını çok sık değiştirmemeli.Russia shouldn't change its national anthem so often.
Mandarin Çincesini teşvik etmek, Çin'in ulusal planıdır.Promoting Mandarin Chinese is China's national plan.
Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.A nation creates music — the composer only arranges it.
Bu bir ulusal güvenlik meselesi.It's a matter of national security.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod