Ekonomik gelişmenin ülke düzeyinde yayılmasını sağlamak ve özellikle az gelişmiş bölgelere ulaşmak.Den ble grunnlagt for å fremme økonomisk utvikling, særlig i mindre utviklede regioner.
Yeryüzüne inmiş ölümsüz bir melek olan Kalona'yı diriltir ve ölümsüzlüğe ulaşmak için onu kullanır.Englene ønsker å kunne ta over jorden og styre den som guder.
Her yıl 10 milyon ton kargo bu limana ulaşmaktadır.Hvert år fraktes 40 millioner tonn gods gjennom kanalen.
Bir hesaplamaya göre, her yıl yaklaşık olarak 40,000 ton kozmik toz dünya yüzeyine ulaşmakta.Forskere anslår at minst flere tusen tonn av denne kosmiske materien når bakken hvert år.
Mahalleden Bigadiç'e ulaşmak için 10 km'lik yol katetmek gerekir.Den kan fly ti km for å hente heim honning.
Mutluluğa ulaşmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir.For å oppnå lykken måtte man leve det enkle liv forent med naturen.
11. Tümen de mevziye ulaşmak üzere idi.Det var 11. gangen den ble arrangert.
Şayet ışın B noktasından çıksaydı, A noktasına ulaşmak için aynı yolu izleyecekti.Hadde lyset gått den motsatte veien fra B til A, ville det opplagt ha fulgt den samme veien.
Iquitos'a Lima'dan kara yolu ile ulaşmak mümkün olmayıp, ulaşım uçak ya da vapurlarla olur.For å komme til Iquitos må man reise enten med fly eller båt.
Böylelikle hedef kitleye ulaşmak daha hızlı ve ekonomik olmaktadır.Målet er å gjøre noe raskere og mer effektivt.
Sahil kesiminden çeşitli biçimlerde köye ulaşmak mümkündür.Adveksjonståken kan så flytte seg inn mot kysten på flere måter.
Osnabrück’e deniz yoluyla ulasmak da mümkündür.Via Humber er det også mulig å seile til Trent.
Zirvesine ulaşmak için pek çok yol vardır.Det er flere ruter å gå for å komme til toppen.
Projenin bir sonraki hedefi ise 10000 kişiye ulaşmak olarak belirlendi.Det er planlagt at innbyggertallet skal nå 10 000.
Doğanın tüm amacı, Tanrıya ulaşmaktır.Disse representerer hele naturen, og står klar til tjeneste for Gud.
Ekim'de Ukrayna tahıl ihracatı 11 milyon metrik tona ulaşmaktadır.Pada Oktober, Ekspor serealia Ukraina mencapai 11 juta metrik ton.
İsteğine ulaşmak için ihtiyaç duyduğunu farzettiği değerleri isterler.Mereka menyadari bahwa penampilan dapat dipakai untuk memperoleh materi yang mereka ingini.
Ayrıca özel araçlarla da ulaşmak mümkündür.Atau juga bisa menggunakan kendaraan pribadi.
Köyün nüfusu yaz aylarında 150 kişiye ulaşmaktadır.Populasi pulau ini dapat meningkat hingga 50.000 pada musim panas.
Adventistler Mesih’in kendi izleyicilerini tüm dünyaya ulaşmak için Büyük Görev ile çağırdığına inanırlar.Gereja Advent percaya bahwa Kristus memanggil pengikutnya untuk satu tugas yang disampaikan ke seluruh dunia.
Otobüsle şehir merkezine ulaşmak yaklaşık 25 dakika sürer.Untuk menuju kota menggunakan taksi dibutuhkan 25 menit.
Doğanın tüm amacı, Tanrıya ulaşmaktır.Kesetiaan dalam bentuk apapun mencapai Tuhan dengan cepat.
Bu nedenle yağış kıyıda az iken iç kısımlara kadar ulaşmaktadır.Dengan demikian bila tegangan jatuh serta borosan dayanya pada saat keadaan menghantar juga kecil.
Kadınlar genellikle erkeklere göre orgazma ulaşmakta daha çok güçlük çekerler.Sekarang, rangsangan atas organ ini sering kali digunakan agar wanita mencapai orgasme.
Evler merkezi ısıtma ile ısınmakta olup her eve su kaynağı ulaşmaktadır.Bandara dihangatkan dengan pemanas wilayah dengan sumber dari panas bumi.
Milyonlarca kelebek her yıl koruma alanına ulaşmaktadır.Jutaan burung liar mengunjungi Kirara-hama setiap tahun.
Oyunun tamamına ulaşmak için:Berikut ini adalah pesertanya:
Bu yüzden bu bölgeye ulaşmak zordur.Sehingga untuk bisa mencapai tempat ini tidaklah terlalu sulit.
Her yıl 10 milyon ton kargo bu limana ulaşmaktadır.Sekitar 44 juta ton kargo melalui terusan ini tiap tahunnya.
Bu hız ile asansör yaklaşık 40 saniye içinde 69. kata ulaşmaktadır.Tốc độ này cho phép thang máy lên tầng 69 trong khoảng 40 giây.
Diğer dört gencin cesedine ulaşmak ise iki aydan fazla sürdü.Việc tìm kiếm bốn người còn lại mất hơn hai tháng.
Her yıl 10 milyon ton kargo bu limana ulaşmaktadır.Hơn 10 triệu tấn hàng qua cảng này mỗi năm.
Bölgenin rakımı Cornellberg'de 1,377 metreye (4,518 ft) kadar ulaşmaktadır.Khu vực này có độ cao dao động từ mực nước biển tới 1.377 m (4518 ft) tại Cornellberg.
Sasha bunu kabul eder ve ikili Bob'a ulaşmak için yola koyulur.Sasha liền đồng ý, và họ cùng đi theo để bắt kịp Bob.
E!, Avrupa'da 600 milyon eve ulaşmaktadır.Khoảng 600 loài sống ở Châu Âu.
Bu üç tür aydınlanmaya ulaşmak için bazı yollar vardır.Để đến được ngọn hải đăng này có rất nhiều cách.
Bu kayıt altın statüye ulaşmak için bir kadın sanatçı tarafından kaydedilen ilk Tejano albümü idi.Đây là album nhạc Tejano đầu tiên được chứng nhận đĩa vàng được thu âm bởi một nữ ca sĩ.
En basitinden hedeflerine ulaşmak için tüm orduya gereken akaryakıt stokları oluşturulamadı.Phương diện quân Tây không đạt được một mục tiêu nào trong các mục tiêu cơ bản của chiến dịch.
Chang'e 4'ün yapılandırması, yeni bilimsel hedeflere ulaşmak için ayarlanmıştır.Cấu hình của Thường Nga 4 đã được điều chỉnh để đáp ứng các mục tiêu khoa học mới.
Bilgiye ulaşabilecekleri en kısa sürede ulaşmak isterler.Họ có thể chọn nhanh như thế nào họ muốn.
Yaklaşık 1200 nüfusa ulaşmaktadır.Dân số khoảng 1200 người.
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Hắn là một kẻ vô lại, chuyên quấy rối tình dục người khác, đặc biệt là Sakuma.
Doğru'nun kendisine ulaşmak üzere gerçekleştirdiği eyleme göre yapar.(現在とは限らない) -pota 行為が今まさになされようとしていることを示す。
Sonunda, onlar ulaşmak güvenli bir yer.らぼらとり 最終到達地点の1つ。
Her yıl 10 milyon ton kargo bu limana ulaşmaktadır.年間約4000万トンの貨物がこの運河を通り運ばれる。
E!, Avrupa'da 600 milyon eve ulaşmaktadır.この結果、十数万家族がヨーロッパに受け入れられることになる。
Strateji video oyunu, ustaca düşünmeye ve zafere ulaşmak için planlamaya odaklanan bir video oyunu türüdür.ストラテジーゲーム(Strategy video game)は、コンピュータゲームのジャンルの一つで、勝利のために熟考し計画を練ることに焦点を置いたもの。
Bu başarıya ulaşmak için sekiz gün üst üste uzun mesafe yarışlarına çıkmıştı.このレースに出走した全8頭がのちに勝ち上がるというレベルの高い一戦であった。
Diğer dört gencin cesedine ulaşmak ise iki aydan fazla sürdü.残り4人の遺体を探すのにはさらに2ヶ月を要した。
Tribünlere ulaşmak için bir yokuş çıkılması gerekmektedir.私は若干三遊間の方へ付く必要はなくなった。
Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah'nın yanına ulaşmak istemektedirler.Aqoursのメンバーの中では、特に鈴木愛奈との親交が深い。
Greenpeace amaçlarına ulaşmak için doğrudan eylem, lobicilik ve araştırmadan yararlanır.グリーンピースは自らの目的を達成するため、直接行動、ロビー活動、研究、エコタージュを行う。
Otobüsle şehir merkezine ulaşmak yaklaşık 25 dakika sürer.市街地中心部まで、車で約25分である。
Vito, Avrupa standartlarına ulaşmak için en az Ekim 2010 ticari araç (van) olması gerekmektedir.2010年 - 北川(瀋陽)工業機械製造有限公司を設立。
Oraya ulaşmak için çölden geçmek gerekir.町へ行くためにはこの森を抜ける必要がある。
Artık yeni bir tahliye noktasına ulaşmak zorunda kalırlar.もはや新たな移住先を探す猶予もない。
Çünkü Angband, Ered Engrin’in kuzey tarafındaydı ve oraya ulaşmak imkânsızdı.しかしながら、アングバンドの北側がエレド・エングリンの北側にあり接近できなかったので、その包囲は限られた有効性しかなかった。
Oyunun tamamına ulaşmak için:完全に陣取りゲーム。
Bilgiye ulaşabilecekleri en kısa sürede ulaşmak isterler.すぐに必要な情報へアクセスできる配慮がなされた。
Sanayileşmiş toplumlarda %100'e ulaşmaktadır.産業は漁業が100%。