ulaşım ile cümle
ulaşım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu köprü de ulaşıma açıktır.Die Brücke ist noch immer befahrbar.
Şehir Budapeşte’den Macaristan’ın ana ulaşım merkezinden bir dereceye kadar kendi başına kalmasına alışık.Dort wird sie als ungarische Hauptstraße bis Budapest weitergeführt.
Bu moduller Private veya Public ulaşım iznine sahip veri ve fonksiyon saklayabilmektedir.Es ist unerheblich, ob die Straßenreinigung von privater oder öffentlicher Hand durchgeführt wird.
Köyün yolları 2015 yılında asfaltlanmış, binek araç ile ulaşıma uygun hale getirilmiştir.Der Ausbau sollte bis 2015 auf den mit Personen- und Güterzügen genutzten Strecken abgeschlossen sein.
Otobüs, bir ulaşım aracıdır.Der Telegraph als Verkehrsmittel.
Mahalleye ulaşım hem Bigadiç yolu üzerinden hem de İzmir yolu üzerinden yapılmaktadır.Hiernach verläuft der Weg durch Nieste (an der Nieste) und Wickenrode nach Helsa (an der Losse).
Şehir yaygın bir transit ulaşım ağına sahiptir.Die Stadt leidet am grossen Durchgangsverkehr.
Dublin, İrlanda ulaşım ağının merkezindedir.Straßennetz Dublin ist der Mittelpunkt des irischen Straßennetzes.
Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.Es erlaubt eine Fahrt zu jedem Punkt in der Stadt zu einem einzigen Fahrpreis.
Köye ulaşımı sağlayan iki ana yol vardır.Es gibt zwei Hauptstraßen für den Verkehr in der Siedlung.
Demiryolu ulaşımı da mevcuttur.Schienenverkehr aktuell.
Toyota Coaster, yaygın Santa Cruz de La Sierra, Bolivya, kamu ulaşım aracı olarak kullanılır.Auch in Santa Cruz de la Sierra in Bolivien wird der Toyota Coaster im öffentlichen Nahverkehr eingesetzt.
Bolu'dan ulaşım Oto Sanayisi/Arçelik yolu istikametinden yapılmaktadır.Der Rabnitzbach (die Rabnitz) ist ein Quellfluss der Raab.
Ulaşım organizasyonu durumu da bunlara eklenebilir.Transportwirte können ebenfalls eingeschaltet sein.
Ulaşım ve eğlencenin yanı sıra bisiklet sporunda da kullanılır.Neben verstärkt Bewegung und Sport wird auch Sportkunde unterrichtet.
24 kamyon, 18 araba, 5 otobüs ve 2 uçak ulaşım için kullanılmaktadır.Transportiert wurde alles in 24 Trucks, fünf Bussen, 18 Vans und Autos sowie in zwei Privat-Flugzeugen.
Koya karayoluyla ulaşım olanağı yoktur.Es gibt keine Straßen, die ins Kobuk Valley führen.
Kara ulaşım vasıtaları da kısıtlıydı.Die Personenzüge sind ebenfalls nur schwach ausgelastet.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde ulaşım imkanları çok az gelişmiş durumdadır.Die Eisenbahninfrastruktur der Demokratischen Republik Kongo ist in einem schlechten Zustand.
Köye ulaşımı sağlayan yol topraklı olup bakımsızdır.Die Ausbreitung des Gebietes nach Osten ist spekulativ und nicht gesichert.
2017'de bitecek çalışmalar ile ulaşım süresi 35-40 dakika'ya indirilmesi hedefleniyor.Aufgrund der guten Quotenentwicklung wurde 2017 die Sendung von 30 Minuten auf 45 Minuten verlängert.
Bundan dolayı ulaşım ve ticaret gelişmiştir.Gewerbe und Handel entwickelten sich.
Arnavutluk'ta araç plakaları bölge ulaşım müdürlükleri tarafından verilmektedir.Südkoreanische Kfz-Kennzeichen werden vom Landverkehrsbüro des Bau- und Verkehrsministerium herausgegeben.
Bu engebeli arazi, yolların virajlı ve bozuk olmasına neden olup mahalledeki ulaşımı zorlaştırmaktadır.Anwohner und Passanten fühlen sich durch den Lärm und die Störung des Verkehrsflusses belästigt.
Dahası ulaşım süresinin kısalması sonucu bölge önem kazanmaya başlamıştır.Aufgrund der verkürzten Strecke gewann der Start an Bedeutung.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol Toprak ancak bazı köyiçi yollar betondur.Ansonsten wird die Verbindung zu den benachbarten Kreisen nur über teils schlechte Landstraßen hergestellt.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol son yıllarda daha da iyileştirilmiştir.Das Straßen- und Wegenetz wurde in den letzten Jahren saniert.
Ulaşım gayet rahattır.Der Ort ist verkehrsberuhigt.
Kartaca bir liman şehri, bir ulaşım merkezi olduğu gibi ekonomi ve politika merkezi "hub" idi.Klagenfurt war auch für die „Zone A“ das wirtschaftliche und infrastrukturelle Zentrum.
Bu köprülerden Goethals Köprüsü ayrıca New Jersey'den New York'ta Brooklyn'e de ulaşım sağlar.Dort beschließen sie, New York über die Brooklyn Bridge zu verlassen.
Belde içindeki ulaşım ise at arabaları ve özel yapılmış elektrikli taksilerle sağlanır.Das Baumaterial schaffte man mit Pferdewagen und speziellen Holzschlitten heran.
2015 yılından itibaren Van Belediyesi tarafından getirilen yeni otobüslerle ulaşım yapılmaktadır.Ab 1. Februar 2015 erfolgte der Verkehr hier durch Busse.
Bu yol üzerinden ulaşım yaklaşık 1:30 saat sürmektedir.Die Fahrzeit beträgt ca. 1:30 Minuten.
Bu yüzden ulaşım yoktur.Daher gibt es hier keinen Durchgangsverkehr.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup çok sayıda minibüs hattıyla sağlanmaktadır.Ihre Siedlungsgebiete werden durch Straßenbau und eine Vielzahl von Minenprojekten bedroht.
1,2 milyon kilometrelik kaplanmış yol ana ulaşım aracıdır.Ein 1,3 Kilometer langer Wanderweg führt durch das Gebiet.
Bu şehirdeki ulaşım araçları çok pratik.Les transports dans cette ville sont très pratiques.
1999'da dünya üzerinde petrol kullanımının %41'ini ulaşım oluşturmaktaydı.En 1999, la part des transports routiers dans la consommation mondiale représentait 41 %.
İletişim ve ulaşım kavşak ve merkezi olan iki önemli kent, Vitebsk ve Orşa geri alındı.Les deux villes et centres de communications / transports, Vitebsk et Orcha, furent prises.
Süpürgeler her yaştan büyücü ve cadının ulaşım ve Quidditch oyunu için kullandığı bir araçtır.Les balais sont utilisés pour le transport des sorciers de tout âge ainsi que pour le sport appelé quidditch.
Şehirde seyahat etmek için en hızlı ulaşım aracıdır.Il constitue le moyen de transport le plus rapide de la ville.
Havayolu Şehrin hava ulaşımı, 1937 yılından bu yana Şakirpaşa Havalimanı'ndan sağlanır.Un aérodrome à usage restreint accueille depuis 1937 une aviation de loisirs .
Atlar onlar için çok önemli bir ulaşım vasıtası olmuştur.Les chevaux étaient d'une grande importance pour eux.
Greyhound Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük otobüs ile ulaşım şirketidir.La société Greyhound Lines est la plus grande société de transport par autocars des États-Unis.
Bu trenler Berlin'de ulaşımı sağlar.Le train arrive à Berlin.
Ulaşıma özel bir ilgi gösterdi.Elle démontre un intérêt pour l'aviation.
Ulaşım Denizli yolu ve yayla yolundan yapılabilmektedir.Les transports peuvent se faire par route ou par voie maritime.
Ulaşım imkânı sağlamasının ötesinde otomobil, ulaşım konusunda kültürel yaklaşımları da kökünden değiştirir.Au-delà des moyens de transports, l'automobile bouleverse l'approche culturelle des modes de déplacements.
En çok tercih edilen ulaşım türüdür.Il choisit également le moyen de transport le plus efficient.
Diğer bir ulaşım seçeneği ise Demiryolu ulaşımıdır.L'option choisie est celle du tunnel ferroviaire.
Bu nedenle tarihi zamanlardan itibaren önemli bir ulaşım hattıdır.D'un point de vue informatique, il s'agit donc d'un périphérique d'entrée.
Teknelerle ulaşım sağlanabilir.Des navires peuvent être présents.
Mahalleye iki adet yoldan ulaşım imkânı vardır.Il n'y a que deux voies d'accès à la zone.
İhracatın büyük kısmı deniz ulaşımı ile yapılmaktadır.La majeure partie des déplacements s'effectue par la mer.
Her iki koşulda da API servise ulaşımı tanımlar.Dans les deux cas, l'électrode de commande est référencée à la source.
Taksi ile ulaşım mümkündür.L'accès s'y fait par taxi.
Metro ile ulaşımı vardır.J'ai pris le métro.
Nasıriye kuruluşundan bu yana ulaşım için önemli bir merkez haline gelmiştir.Elle est depuis devenue une importante plaque tournante pour le transport.
Ulaşım, botlarla ya da küçük uçaklarla olur.Le seul accès est à pied, en bateau ou en petit avion.
Malezya'da ulaşım gelişmiştir.La production a été transférée en Malaisie.