Ana içeriğe geç
Sözlük

ufuk ile cümle

ufuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kirli ufuk çizgisiZnečištěný obzor
Kirli ufuk çizgisiZnečistený obzor
Kirli ufuk çizgisiΓραμμή ουρανού μολυσμένου
Kirli ufuk çizgisiЗабруднена лінія горизонту
Kirli ufuk çizgisiЗамърсена линия на хоризонта
Kirli ufuk çizgisiСумеречная линия горизонта
Kirli ufuk çizgisiخط الأفق الملبد
Kökleri kesin bir şekilde analog çağa dayanıyor. Ve ufukta büyük bir değişiklik görünüyor.Eredete mélyen az analóg korban gyökerezik, most pedig épp egy nagy átalakulás küszöbén állunk.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.기계들이 점점 빨라지고, 값 싸지고 엄청난 기술적 발전도 바로 코 앞에 있습니다.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.Mașinile devin din ce în ce mai rapide și mai ieftine. Există progrese tehnice promițătoare la orizont.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.Maszyny są coraz szybsze i tańsze, obiecujący techniczny postęp jest już na horyzoncie.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.Stroje jsou stále rychlejší, výroba se zlevňuje a na obzoru se rýsuje další slibný technologický vývoj.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.Машините стават по-бързи, стават по-евтини и има някои обещаващи технологични развития на хоризонта.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.Механизмы работают быстрее, становятся дешевле, многие перспективные технические разработки уже на горизонте.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.המכונות הופכות למהירות יותר, העלות יורדת ובאופק רואים כמה התפתחויות טכנולוגיות מבטיחות.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.الآلات تصبح أسرع، وأقل كلفة، وهناك بعض التطورات التكنولوجية الواعدة فقط في الأفق.
Makineler hızlanıyor, daha ucuz oluyor, ufukta bazı umut veren teknolojik gelişmeler var.技術発展の面でも この先期待できそうな 開発が行われています グワンジュ ビエナル展での 写真です
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.A jöttek, és egy pillanatra a termetes formája Tom meg a láthatáron, szinte szélén a szakadék.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Auf sie kamen, und in einem Moment der stämmige Form von Tom erschien in den Augen, fast Rande des Abgrunds.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.En que llegaron, y en un momento la forma de corpulento Tom apareció a la vista, casi en al borde del abismo.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde., 그들이 와서 순간 톰의 억센 형태는 거의에서 시야에 출연 단절의 직전.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Na przyszli, i po chwili tęgi formie Tom ukazał się w oczach, prawie na skraju przepaści.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Na so prišli, in v trenutku Krško obliki Tom pojavil v očeh, skoraj na robu prepada.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.On ne tulivat, ja hetken vanttera muodossa Tom ilmestyi näköpiirissä, lähes partaalla kuilu.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Pada mereka datang, dan pada saat bentuk kekar Tom muncul di depan mata, hampir di ambang jurang.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.På de kom, och i ett ögonblick bastant form av Tom dök upp i sikte, nästan randen till avgrunden.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.På de kom, og i et øjeblik den kraftige form af Tom dukkede op i syne, næsten på randen af kløften.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Pe au venit, şi într-un moment de formă voinic Tom a apărut în vedere, aproape la marginea prăpastie.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Sur ils sont venus, et dans un instant, la forme bohu de Tom paru dans la vue, presque à le point de l'abîme.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.Su sono venuti, e in un attimo la forma corpulento di Tom è apparso in vista, quasi a sull'orlo del baratro.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.V přišli, a za chvíli statný formě Tom objevil v dohledu, téměř pokraji propasti.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.V prišli, a za chvíľu statný forme Tom objavil v dohľade, takmer pokraji priepasti.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.На вони прийшли, і в момент огрядний формі Том з'явився в поле зору, майже на межі прірви.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.На они пришли, и в момент дородный форме Том появился в поле зрения, почти на грани пропасти.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.На те дойдоха и в момента плещест формата на Том се появи в погледа, почти на ръба на пропастта.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.على جاؤوا ، وفي لحظة شكل قوي البنية من توم يبدو في الأفق ، وتقريبا في حافة الهوة.
Olarak onlar geldi ve bir anda Tom iri yarı formu neredeyse, ufukta göründü uçurum eşiğinde.裂け目の縁。 ジョージは、解雇 - 、負傷したものの、彼は後退することはありませんが、 - ショットは、彼の側に入って
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Aku menyaksikan ketika langit dihamparkan, dan cakrawala direntangkan di atas lautan
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Cînd a întocmit Domnul cerurile, eu eram de faţă; cînd a tras o zare pe faţa adîncului,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Cuando formó los cielos, allí estaba yo; cuando trazó el horizonte sobre la faz del océano
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Da er die Himmel bereitete, war ich daselbst, da er die Tiefe mit seinem Ziel faßte.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Da han bygget himmelen, var jeg der, da han slo hvelving over avgrunnen.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Da han grundfæsted Himlen, var jeg hos ham, da han satte Hvælv over Verdensdybet.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Gdy gotował niebiosa, tamem była; gdy rozmierzał okrągłość nad przepaściami;
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Když připravoval nebesa, byla jsem tu, když vyměřoval okrouhlost nad propastí;
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Keď pripravoval nebesia, tam ja, keď vymeriaval kruh nad priepasťou,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Khi Ðức Chúa Trời lập các từng trời, Và đặt cái vòng trên mặt vực sâu, thì có ta ở đó.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Khi_Ðức_Chúa_Trời lập các từng trời , Và đặt cái vòng trên mặt vực sâu , thì_có ta ở đó .
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,그가 하늘을 지으시며 궁창으로 해면에 두르실 때에 내가 거기 있었고
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Ko je pripravljal nebesa, bila sem tam, ko je odmerjal krog na brezna površju,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Kun hän taivaat valmisti, olin minä siinä, kun hän veti piirin syvyyden pinnalle,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Lorsqu`il disposa les cieux, j`étais là; Lorsqu`il traça un cercle à la surface de l`abîme,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Maar toen Hij de hemelen schiep, was ik erbij en ook toen Hij de diepe wateren maakte.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Mikor készíté az eget, ott valék; mikor felveté a mélységek színén a kerekséget;
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,När han beredde himmelen, var jag tillstädes, när han spände ett valv över djupet,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,quando egli fissava i cieli, io ero là; quando tracciava un cerchio sull'abisso
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Quando ele preparava os céus, aí estava eu; quando traçava um círculo sobre a face do abismo,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Οτε ητοιμαζε τους ουρανους, εγω ημην εκει οτε περιεγραφε καμαραν υπερανω του προσωπου της αβυσσου
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Когато приготовляваше небето, аз бях там, когато разпростираше свод над лицето на бездната.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Когда Он уготовлял небеса, я была там. Когда Он проводил круговую черту по лицу бездны,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod