Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Aceasta se cânta mai ales în săli mici.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Celles-ci sont jouées surtout dans de petites salles.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Das wird meist in kleineren Räumen gespielt.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Dit wordt meestal in kleine zaaltjes gespeeld.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Estas eram tocadas principalmente em salas pequenas.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Estas se tocan casi siempre en espacios pequeños.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Ezeket főként kisebb termekben játsszák.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Grano ją w małych pomieszczeniach
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.이 음악들은 주로 작은 장소에서 연주 됩니다.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Những bản nhạc như thế này được chơi trong những căn phòng nhỏ.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Queste sono suonate in spazi piccoli.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Tato hudba je hrána hlavně v malých prostorách.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Αυτή παιζόταν κυρίως σε μικρές αίθουσες.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Вона виконується переважно в малих приміщеннях.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Она исполнялась в основном в небольших помещениях.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.Тези са изпълнени главно в малки зали.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.קטעים כאלה מנוגנים בחדרים קטנים.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.كانت تلك الموسيقى تُعزف عامةً في غرفٍ صغيرة.
Bunlar genelde ufak odalarda çalınıyorlardı.みんな踊り 声を上げ 酒を飲んでいた
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçEl motivo por el cual enseño esto es que siempre he estado interesado en pequeñas formas de vida artificiales.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçIch fand kleine künstliche Lebensformen schon immer toll.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçJe vous montre tout ça, car j'ai toujours été intéressé par les petites formes de vie artificielle.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamç이것들을 보여준 요지는 제가 이런 장난감에 항상 관심을 가졌다는 것입니다.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçPokazuję wam to, bo chcę pokazać jak bardzo jestem zafascynowany formami sztucznego życia.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçVe li mostro perché sono sempre stato interessato a modellini di vita artificiale.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçЦелта да покажа тези е, че винаги съм имал интерес към малките изкуствени неща от живота.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçЦель того, что я вам демонстрирую, в том, чтобы показать, что меня всегда интересовала искусственная жизнь.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçהנקודה בלהראות את אלה היא שתמיד התעניינתי בפיסות חיים מלאכותים קטנות.
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçالمقصد هنا هو أنا كنت دوماً مهتماً بهذه الحيوانات الآلية
Bunları göstermemin sebebi, her zaman ufak yapay yaşam parçalarına ilgi duyuyorolmamçマイクロソフトのマイクロソフト・バーニー開発に 携わったこともありました
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?Du har ingen aning om vem som ‰r bakom allt, eller hur?
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?Du hast keine Ahnung wer hinterm all dem hier steckt, oder?
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?Je hebt echt geen idee wie hier achter zit hĖ?
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?이 모든일의 끝에 누가있는지 네놈이 알기나 해?
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?Nie masz pojęcia, kto za tym stoi?
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?Sinulla ei ole hajuakaan kuka t‰m‰n kaiken takana on.
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?Tu n'a aucune idée de qui est derrière tout ça n'est-ce pas ?
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?Ty nemáš páru, kdo zatím stojí, že?
Bunlar˝n arkas˝nda kim olduu hakk˝nda en ufak bir fikrin yok, deil mi?Ты ведь совсем не понимаешь, кто стоит за всем этим, не так ли?
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.Acestea nu reprezintă diferenţe nesemnificative în rata mortalităţii.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.Ce n'est pas rien comme différence.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.Dit zijn geen triviale verschillen in sterftecijfers.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.E queste non sono, sappiate, differenze di poco conto sui tassi di mortalità.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.Éstas no son, saben, diferencias triviales en el índice de mortalidad.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.Ezek nem jelentéktelen különbségek.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.이것은 그렇게 심각한 수치상의 차이는 아닙니다.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.Te różnice nie są trywialne.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.Und wissen Sie, das sind keine trivialen Unterschiede in den Sterblichkeitsraten.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.И это, между прочим, не тривиальная разница в показателях смертности.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.Това не са, знаете, тривиални разлики в смъртните стойности.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.ואלה הם לא הבדלים זניחים בשיעורי תמותה.
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.و كما تعلمون هذه الإختلافات في معدلات الوفيات ليست بالأمر التافه
Bunlar öyle ufak farklılıklar değiller.ほかにも見方があります
Bunlar ufak farklılıklar, ama evrenin karmaşıklaşmaya doğru bir adım daha atması için yeterliler.Det är pyttesmå skillnader men nog för att universum skulle gå vidare till nästa steg av komplexitet.
Bunlar ufak farklılıklar, ama evrenin karmaşıklaşmaya doğru bir adım daha atması için yeterliler.이것은 아주 작은 차이이지만 우주가 다음 단계로 나아가고 복잡성이 증가하게 되는데는 충분합니다.
Bunlar ufak farklılıklar, ama evrenin karmaşıklaşmaya doğru bir adım daha atması için yeterliler.To jsou malinké rozdíly, které dostačovaly k dalšímu vývoji vesmíru, k další fázi budování složitosti.
Bunlar ufak farklılıklar, ama evrenin karmaşıklaşmaya doğru bir adım daha atması için yeterliler.ישנם הבדלים זעירים, אבל זה היה מספיק כדי שהיקום יעבור לשלב הבא של בניית המורכבות.
Bunlar ufak farklılıklar, ama evrenin karmaşıklaşmaya doğru bir adım daha atması için yeterliler.إنّها فروقٌ طفيفة، لكنّها كانت كافيةً لكي يمضي الكون قُدُماً نحو المرحلة الموالية لبناء التعقيد.
Bunlar ufak farklılıklar, ama evrenin karmaşıklaşmaya doğru bir adım daha atması için yeterliler.宇宙が次の段階に進んで 複雑性を増すのに十分でした それはこのようになります
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?Aqui parámos e perguntámo-nos: Queremos despedaçar a ilusão do otimismo?