Buna ufak bir isim vermeye karar verdimЯ решил дать этому имя: "скорость космического долголетия"
Buna ufak bir isim vermeye karar verdimהחלטתי לתת לזה שם קטן,
Buna ufak bir isim vermeye karar verdimأعطي ذلك مصطلح...
Buna ufak bir isim vermeye karar verdim「スピードからの逃亡」とね
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Ainsi les détecteurs observent ce type de timbre de voix.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Así que estos sensores buscan esa voz tenue.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.A więc czujniki szukają tego typu głosu.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Deci, senzorii caută exact acel tip de voce.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Diese Stimmart schauen sich Sensoren an.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.따라서 센서는 음성의 이러한 변화를 포착하려고 하지요.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Maar sensoren kijken daar wel naar.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Ora, i sensori cercano di inviduare quel tipo di voce.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Οι αισθητήρες, λοιπόν, αναζητούν αυτού του είδους τις φωνές.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Сензори разглеждат този тип глас.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.Сенсоры же улавливают такие изменения.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.אבל השינויים הזעירים האלה בקול במשך תקופת זמן ארוכה
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.إذن, أجهزة الإستشعار هذه تبحث عن هذا النوع من الأصوات.
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.受話器を取ったとき
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.E ora vi vorrei proporre umilmente i miei pensieri, che spero non diano adito alla minima obiezione.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.Ik zal daarom mijn eigen voorstel doen, dat hopelijk niet op bezwaren stuit.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.Jag vill därför nu ödmjukt föreslå mina egna ideer, som jag hoppas inte leder till den minsta invändning.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.그래서 저는 저의 작은 제안을 말해보겠습니다. 조금의 반대의 여지도 없기를 바랍니다.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.Por lo tanto, voy a proponer humildemente mis propias ideas, que espero no provocarán la menor objeción.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.Prin urmare, propun, cu modestie, ideea mea, care sper să fie primită fără obiecții.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.Proto bych zde rád skromně nabídl své vlastní nápady, proti kterým, jak doufám, nebude nikdo nic namítat.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.Skromnie zaprezentuje zatem moją wizję, która, mam nadzieję, nie spotkają się z najmniejszym sprzeciwem.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.Позвольте мне скромно поделиться с вами моими собственными мыслями, которые, надеюсь, не вызовут возражений.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.Така че, следователно, скромно представям моите идеи, което се надявам няма да породи възражения.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.לכן, בשפלות-רוח, אציע לכם כעת את מחשבותי, ואני מקווה שהן לא תזכינה ולו להתנגדות הקלה ביותר.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.ولذلك، انا الان سأقدم بكل تواضع افكاري التي اتمنى ان لا تكون عرضة لأي اعتراض.
Bu nedenle, şimdi en ufak bi itiraza bile maruz kalmayacak kendi düşüncelerimi alçakgönüllülükle önereceğim.おそらく異議はないと思います 芸術家への公的支援をカットするなら
Bu nedenle size bu bileziklerden biriyorum. Artık ufak şeyler büyük şeyler.그래서 팔찌를 나누어 드린 것입니다. 작은 것이 새로운 큰 것이니까요.
Bu nedenle size bu bileziklerden biriyorum. Artık ufak şeyler büyük şeyler.אז חילקנו את הצמידים האלו. קטן זה הגדול החדש.
Bu nedenle size bu bileziklerden biriyorum. Artık ufak şeyler büyük şeyler.気に入っていただければ幸いです 以上です ありがとうございました
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.A prostě "Oslepující jiskra samozřejmého"
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Eles estavam admirados por não terem visto uma coisa tão óbvia
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.E loro sono stati, come dire, abbastanza sconvolti da questa ovvietà.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.És ez a teljesen nyilvánvaló vakító megpillantása.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Et ils étaient, comment dire, surpris d'être passé à côté d'une telle évidence.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.바로 저것이 처절한 현실이 쉽게 외면되고 있는 하나의 사례입니다.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Şi au experimentat un fel de, ştiţi, Privirea orbitoare a sângerândului evident.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.To najwyraźniej zbyt oczywiste, żeby to dostrzec.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Und sie sahen sozusagen das verflucht Offensichtliche.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Và chúng thuộc dạng, bạn biết đấy, "Cái liếc mắt mù quáng vào sự hiển nhiên rỉ máu"
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Voor hun was dit een 'verbindende glimp van het evidente'.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Y su reacción fue como, ustedes saben: destello cegador de lo extremadamente obvio.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Και τους συνέβη ξέρετε, η αποκάλυψη του προφανούς.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.А те някак преживяха, разбирате ли, заслепяващо зърване на кървящото очевидно.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.И для них это оказалось, ну, чем-то на подобие "ослепительного проблеска явной очевидности".
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.והם היו, אתם יודעים, מבטים חטופים מסנוורים של המובן מאליו.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.وكانوا، كما تعلمون، بنظرة عمياء لنزيف واضح!.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.なんということでしょう 従って状況を
Bunlardan birisi 2003-2004 yılları arasında 11 Eylül konusyonu olarak bilinen ufak bir kuruluşu yönetmekti.그 중에, 2003~2004년에 소위 9/11위원회라 불리웠던 조그마한 정부 기관을 운영해 본 적이 있습니다.
Bunlardan birisi 2003-2004 yılları arasında 11 Eylül konusyonu olarak bilinen ufak bir kuruluşu yönetmekti.Een van die banen, in 2003 en 2004, was het managen van een klein overheidsbureau.
Bunlardan birisi 2003-2004 yılları arasında 11 Eylül konusyonu olarak bilinen ufak bir kuruluşu yönetmekti.Jedna z tych pozycji, w 2003 i 2004, to było zarządzanie małą rządową agencją nazwaną
Bunlardan birisi 2003-2004 yılları arasında 11 Eylül konusyonu olarak bilinen ufak bir kuruluşu yönetmekti.Une de celles-ci, en 2003 et 2004, était de conduire une petite agence d'état appelée
Bunlardan birisi 2003-2004 yılları arasında 11 Eylül konusyonu olarak bilinen ufak bir kuruluşu yönetmekti.Uno de esos puestos, en 2003 y 2004, era administrar una pequeña agencia gubernamental llamada
Bunlardan birisi 2003-2004 yılları arasında 11 Eylül konusyonu olarak bilinen ufak bir kuruluşu yönetmekti.Μία από αυτές τις θέσεις, το 2003 και το 2004, ήταν η διοίκηση μιας μικρής κρατικής υπηρεσίας με τίτλο
Bunlardan birisi 2003-2004 yılları arasında 11 Eylül konusyonu olarak bilinen ufak bir kuruluşu yönetmekti.Одна з них - у 2003 та 2004 роках, була управління невеликою урядовою агенцією, що називалась
Bunlardan birisi 2003-2004 yılları arasında 11 Eylül konusyonu olarak bilinen ufak bir kuruluşu yönetmekti.من هذه الوظائف، في ٢٠٠٣ و٢٠٠٤ كانت لإدارة وكالة حكوميّة صغيرة سُمّيت