Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Maaf para laki-laki, tapi yang membuat Anda berbeda hanyalah benda kecil ini.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Prepáčte chlapci, ale je to len malinká vec čo vás robí odlišnými.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Przykro mi, chłopcy, ale odróżnia was tylko jedna maciupeńka rzecz.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Regret, băieţi, dar un singur lucru mic vă diferenţiază.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Sajnálom fiúk, de csak ez a kis darab tesz titeket különbözővé.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Scusate uomini, è solo un minuscolo dettaglio che vi rende differenti.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Sorry jongens, maar het is maar een piepklein ding wat jullie onderscheidt.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Xin lỗi các chàng trai, nhưng chỉ có một điều nhỏ nhưng làm các cậu khác biệt.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Συγνώμη αγόρια, αλλά είναι πολύ μικρό αυτό που σας κάνει διαφορετικούς.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Вибачайте, хлопці, але лише ця маленька річ робить вас відмінними.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Парни, извините, но всего лишь очень маленькая штучка делает вас другими.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Съжалявам момчета, но само това дребно нещо ви прави различни.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.צר לי בחורים, זה כל ההבדל הקטן.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.معذرة أيها الأولاد، لكن ما يجعلكم مختلفين هو أمر في غاية الصغر.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.この染色体を拡大すると
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Am cercetat şi am descoperit că n-avem habar cine este.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Feci delle ricerche, e scoprii che non si sapeva chi fosse.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Hice alguna investigación y descubrí que no tenemos ni idea de quién es.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Ich habe etwas nachgeforscht und entdeckt, dass wir keine Ahnung haben, wer sie ist.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Ik ontdekte dat we geen idee hebben wie ze is.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Jag forskade lite och upptäckte att vi inte har någon aning om vem hon är.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.J'ai fait quelques recherches et j'ai découvert, qu'on n'a aucune idée de qui elle est.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Jeg researchede det og opdagede, at man ikke aner, hvem hun er.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.이 소녀가 누구인지 아무도 모른다는 걸 알아냈어요.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Kutatást végeztem és felfedeztem, hogy fogalmunk sincs, ki ez a lány.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Pesquisei e descobri que não temos qualquer ideia de quem ela seja.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Při studiu jsem zjistila, že se neví, kdo to je.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Sau khi nghiên cứu, tôi phát hiện chẳng ai biết cô ấy là ai cả.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Zrobiłam trochę badań i odkryłam, że nikt nie wie kim ona jest.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.Έκανα λίγη έρευνα και ανακάλυψα, οτι δεν έχουμε ιδέα ποια είναι.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.שאין לנו מושג מי היא.
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.بأننا ليس لدينا أدنى فكرة من تكون
Bazı araştırmalar yaptım ve kızın kim olduğu hakkında en ufak fikrimizin olmadığını keşfettim.それどころか フェルメール作品のモデルは
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Algunas cosas pequeñas -- pueden hacer la ciudad mejor.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Czasem drobne rzeczy mogą uczynić miasto lepszym.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Een paar kleine dingen kunnen de stad beter maken.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Einige kleine davon können eine Stadt besser machen.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Malé věci mohou proměnit město k lepšímu.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Một vài thứ nhỏ có thể làm cho thành phố tốt hơn.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Néhány kisebb, amiktől csak jobb lesz egy város.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Unele mici - pot îmbunătăţi oraşul.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Μικρά πράγματα που μπορούν να κάνουν την πόλη καλύτερη.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Някои малки неща могат да направят света по-добър.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Пей, американский архитектор). они могут делать город лучше.
Bazı ufak şeyler... ...şehri daha iyi hale getirebilir.Якісь маленькі кроки — вони зможуть зробити місто кращим.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Acum, am câteva mini TED Premii, acesta e Philips Bodygroom, unul pentru liderul nostru.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Ahora, tengo algunos mini-premios de TED. Este es el Philips Bodygroom, uno para nuestro líder.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize. (Alkışlar)Ho dei mini TED prizes, questo è il Philips Bodygroom, uno per il nostro leader... (Applausi)
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.A tutaj mam wersję mini nagród TED Prize, to golarki Philips Bodygroom. Jedna dla szefa.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.J'ai quelques récompenses. Voici le Bodygroom de Philips pour notre patron.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Máme tady pár mini TED ocenění, tohle je Philips Bodygroom, jeden pro našeho vedoucího.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Mám tu nejaké mini ceny od TED-u, toto Philips Bodygroom, jeden pre nášho vedúceho.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Nah, sekarang saya punya hadiah TED mini, ini adalah Philips Bodygroom, satu untuk pemimpin kita.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Nu, Ik heb enkele mini TED-prijzen, dit is de Philips Bodygroom, één voor onze leider.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.그리고 작은 경품을 가져왔습니다. 이건 Philips의 Bodygroom입니다. 하나는 우리의 리더(역자주:Chris)를 위해.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Van pár mini TED Díjam, ez a Philips Bodygroom, egy a vezetőnknek.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Zum Schluss noch ein paar kleine TED-Preise. Dies ist der Bodygroom, einen für unseren Veranstaltungsleiter.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Τώρα, έχω κάποια μίνι βραβεία TED, αυτό είναι το Φίλιπς Μπόντιγκρουμ, ένα για τον αρχηγό μας.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.А сега -- имам някои мини TED награди. Това е "Филипс Бодигруум", един за нашия лидер.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.У мене є невеликі подарунки для TED, це електробритви Philips.