Babam BBC Haber kanalını dinliyordu; o ufak, gri radyosundan.To mój ojciec słuchał wiadomości BBC w swoim małym, szarym radiu.
Babam BBC Haber kanalını dinliyordu; o ufak, gri radyosundan.Ο πατέρας μου άκουγε τα Νέα του BBC στο μικρό γκρι ραδιόφωνό του.
Babam BBC Haber kanalını dinliyordu; o ufak, gri radyosundan.Баща ми слушаше новините на BBC на малкото си сиво радио.
Babam BBC Haber kanalını dinliyordu; o ufak, gri radyosundan.Мой отец слушал новости BBC на своём небольшом сером радиоприёмнике.
Babam BBC Haber kanalını dinliyordu; o ufak, gri radyosundan.По маленькому сірому радіо мій батько слухав новини ВВС (Бі-Бі-Сі).
Babam BBC Haber kanalını dinliyordu; o ufak, gri radyosundan.אבא שלי הקשיב לחדשות הבי.בי.סי. במכשיר הרדיו הקטן והאפור שלו.
Babam BBC Haber kanalını dinliyordu; o ufak, gri radyosundan.أبي كان يستمع إلى إذاعة الـBBC على جهازه الراديو الرمادي الصغير
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Från å och nu, pappa sa att vi borde dela på hushåll sysslorna.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi. Gerçekten mi?Tạm thời, bố nói phải chia công việc nhà ra làm. vậy ah?
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Otec povedal, že treba rozdeliť domáce práce.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Pentru moment, tata as pus sa impartim treburile casei.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Per i prossimi giorni, papà ha detto di dividerci alcune delle mansioni domenstiche.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Tato powiedział, żeby na tą chwilę podzielić się obowiązkami w domu.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Untuk saat ini, ayah bilang untuk membagi beberapa pekerjaan rumah.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Vader zei dat we nu tijdelijk wat huishoudelijke taken moeten verdelen.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Vorläufig sagte Vater, einige der lästigen Hausarbeiten aufzuteilen.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Για την ώρα, ο μπαμπάς είπε να χωρίσουμε μερικές απο τις δουλειές του σπιτιού.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Папа сказал, что на время нам надо поделить между собой некоторые домашние дела.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.Татко каза, че времненно трябва да си поделим част от домакинската работа.
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi..בזמן הקרוב, אבא אמר שנחלק את עבודות הבית
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.في الوقت الحاضر, قال أبي أنه علينا تقسيم الأعمال المنزلية
Babam evin ufak tefek işlerini paylaşmamızı söyledi.そうか
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.A má tu malú emocionálnu odozvu.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.A taky to dostalo trochu emocionální odezvy.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Et on remarque ici qu'il a une sorte de petite réaction émotionnelle.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Hij toont hier wat emotie.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.작은 감정 표현을 하는 것도 볼 수 있네요.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Qui c'è una piccola risposta emotiva.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Și are și un pic de reacție emoțională aici.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Umieściliśmy w nim moduł reakcji emocjonalnych.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Và nó có một ít phản ứng cảm xúc ở đây.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Y tiene algo de respuesta emocional aquí.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.Вот он даже проявил немного свои эмоции.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.ויש לו תגובה קצת רגשית פה.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.ولديه القليل من الإستجابة العاطفية هنا.
Bakın, ufak bir duygusal tepki verdi.(笑)
Bana ufak deme!Älä sano minua pieneksi!
Bana ufak deme!Kald mig ikke lille!
Bana ufak deme!Kalla mig inte liten.
Bana ufak deme!Não me chame pequeno!
Bana ufak deme!Nie mów, że jestem mały!
Bana ufak deme!¡No me llame bajito!
Bana ufak deme!Non mi dica che sono piccolo!
Bana ufak deme!Μη με λέτε μικροκαμωμένο!
Bana ufak deme!Не называй меня маленьким!
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Bart Simpson are o ceartă mică.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Bart Simpson có một số tranh luận.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Bart Simpson est au milieu d'une petite discussion.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Bart Simpson hat eine kleine Auseinandersetzung.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Bart Simpson sa háda.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Bart Simpson sta avendo una piccola discussione.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Bart Simpson tiene una pequeña discusión.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.바트 심슨 (주: 심슨 가족의 아들)이 논쟁을 벌이고 있군요.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.O Bart Simpson está a ter uma discussão.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde. Sanırım iğnenin üstündeki yer için tartışıyorlar.Bart Simpson jest w trakcie drobnej sprzeczki. myślę, że poszło o przestrzeń na szpilce.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Zoals je ziet heeft Bart Simpson een klein meningsverschil.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Барт Симпсон затеял небольшой спор.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.Барт Симпсън е влязъл в малък спор.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde.לבארט סימפסון יש ויכוח קטן.
Bart Simpson ufak bir tartışmanın içinde."بارت سيمبسون" يواجه نزاع صغير