Ana içeriğe geç
Sözlük

ufak ile cümle

ufak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ufak bardağını kullan.Use your noggin.
Tom'un dairesi ufaktı.Tom's apartment was small.
Bu ne anlama geliyor? En ufak bir fikrim yok.What does that mean? I haven't the faintest idea.
Tom işini niçin bıraktı, en ufak bir fikrim yok.I have no idea why Tom quit his job.
Ufak bir sorun bu.It's a minor problem.
En ufak bir şeyden alınıyor.He gets offended by the smallest things.
Bazen ufak hataları olan cümleleri haber vermeden düzeltiyorum.Sometimes I correct sentences with small errors without notifying.
Cebelitarık ufak bir yer.Gibraltar is a tiny place.
Hopa (ufak kısmı) 2.3.3.Hopa (a little part) 2.3.3.
Windows Vista ve ardılları, menüye ufak değişiklikler ekledi.Windows Vista and its successors added minor changes to the menu.
Kitap Nisan 1979'da Rummidge Üniversitesi'ndeki ufak çaplı bir akademik konferans ile başlar.The book begins in April 1979 at a small academic conference at the University of Rummidge.
İkimiz de büyük insanlardan korkmayan ufak insanlarız" demişti.We are the small ones, who do not let themselves be had by the great ones."
"Ufak hız sorunları"ndan bahsedip Ponyo'ya %88 oranını vermiştir.Citing "slight pacing problems," it gave Ponyo a rating of 88%.
"Şu ufak, şişman delikanlıya da bakın."Little Boy and Fat Man".
Onların en ufak bir hareketinin, onların en ufak bir niyetinin çok daha doğrusu alınıyor."Their slightest move, their slightest intention is picked up much more precisely."
İki ufak yelkenli ise karaya neredeyse varmıştır.Two smaller sailboats have almost reached land.
Bu fotoğraflanan bölge, Aureum Chaos isimli geniş bölgenin ufak bir kısmıdır.This image is just a part of the vast area known as Aureum Chaos.
Suetonius'a göreyse Claudius Paetina'dan ufak tefek hakaretleri yüzünden boşanmıştı.According to Suetonius, Claudius divorced Paetina for slight offenses.
Litvanya ufak bir sipariş verdi.Lithuania also ordered some.
Rhea Silvia ismi ufak bir tanrısallık, ormanların yarı tanrısını ima eder.The name Rhea Silvia suggests a minor deity, a demi-goddess of forests.
Minyatür bir kamera en ufak büyümeleri bile görüntüleyecektir.A miniature camera will photograph any growth.
Eskiden ödlek ufak tefek bir beyazdın, şimdi iri yarı cesur bir zenci olmuşsun.You used to be a cowardly little white guy, and now you're a big imposing black guy.
Film Otto'nun ufak bir rolde yer alan babası Barry ile yer aldığı ilk yapımdı.The film was Otto's first with her father, Barry, who makes a brief appearance.
Ona ufak hediyeler şunlar ve ayrılmadan önce ona mutluluklar dilerler.They present her with gifts and wish her happiness before leaving.
Kızıl çaylaktan daha ufaktır.More than Red Cars.
Şeregeş içinde irili ufaklı en az 50 otel bulunur.All other islands offer less than 50 hotels.
Koridorun öbür ucunda bulunan diğer odada da 100’er Watt’lık iki ufak verici vardır.Located at the other end of the corridor in the room has two small 100-watt transmitter.
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.The rest of the family called him "Boy".
Mach3 Turbo Champion : Ufakça bir değişik sap tasarımı haricinde Mach3 Turbo'nun aynısıdır.Mach 3 Turbo Champion has a slightly different handle design.
Yorgun birlikler Gniloy Tikiç Nehri'ne ulaşıp doğu kıyılarında ufak bir köprübaşı oluşturdular.The force reached the Gniloy Tikich River and established a small bridgehead on the eastern bank.
Bazılarında ufak bölümlerde balıklarla temasa geçilebilir.Small fish population can be found in the broad sections.
Ne mutlu ki orada ufak bir torpile sahip oldum.It is also thought that a small tornado touched down.
Aralarında ufak farklılıklar vardır.There are a few minor differences between.
Çoğunluğu C'de, ufak bir kısmı da C++'da yazılmıştır.A lot of the code was written in C, and then some more was written in C++.
Ufak sürüler çeşitli yerlerde, örneğin : Bocfölde, Batı Macaristan’da bulunabilir.Small herds may be found in a few other places, e.g. Bocfölde, Western Hungary.
Swarmer: Pregnant' ların ölmesi üzerine karınlarından çıkan ufak yaratıklardır.Except for pregnant women and children, who are buried, the dead are cremated.
Ufak çatışmalar ve baskınlar devam etti.Some minor clashes and skirmishes continued.
Werchter Belçika'da ufak bir kasabadır.La Bélgica is a small town in Bolivia.
Kazanın ciddiyetine rağmen, Vehbi sadece ufak sıyrıklar ve morluklarla kazayı atlattı.Despite the severity of the accident, Wehbe suffered only minor cuts and bruises.
Aşınmış iki-pinli hoparlör fişleri genellikle teması koparmak için en ufak bir itme gerektirir.Worn two-pin speaker plugs often require only the slightest nudge to break contact.
Arma 1937 yılında ufak güncellemelere tabi tutuldu, görselde ufak değişiklikler yapıldı.B in December 1937, introducing only minimal changes.
Albümde önceki albümlerden bazı şarkıların ufak değişiklikler yapılmış sürümleri yer almaktadır.Previous songs that appear on the album have all been slightly modified.
Klibin ufak bir fragmanı, 30 Mart'ta Rihanna'nın Vevo hesabından YouTube'a yüklendi.A teaser for the video was released a day earlier on March 30 via Rihanna's Vevo account on YouTube.
"'Ufak Tefek Cinayetler'"."Little Murders".
Bazı bölümlerde ufak bodur meşe çalılıkları bulunur.In each section there are some playable minigames.
Ufak mezraların birleşiminden oluşmaktadır.The Association of Small Foundations.
İnananların çoğu peşini bıraktı, ufak bir grup onu takip ederek Müslüman oldu.Thus, many devout believers concealed their faiths and became "Hidden."
Dünya bizlere kalacak; bunda en ufak şüpheye yer yok.And soon all of us will sleep under the earth, we who never let each other sleep above it.
Grup, ayrıca İngiltere'de ufak bir yeniden birleşme turnesine çıktı.They also did a small tour in the United Kingdom.
İkisi de ufak farklarla sistrum idi.Both suffered minor bruises.
Bu işin ufak bir ayrıntısı vardı- Martin şarkıyı bir çift kanatın arasından söylemeliydi.There would be one catch—she had to sing in the wings.
Meyveleri ufak, yuvarlak ve kırmızımsı siyah renklidir.The fruits are small, round and bright red.
Burada ancak seçilmiş bir ufak liste verilebilmektedir.Here is just a small list of them.
Dalton Kardeşler’in en ufak tefek olanıdır.The most famous of these are the Dalton Brothers.
Karakterlerin birçoğu yazarın daha sonraki romanı Ulysses'te ufak rollerde yeniden ortaya çıkar.Many of the characters in Dubliners later appear in minor roles in Joyce's novel Ulysses.
Aktör olarak ufak rollerde oynadı.He had small roles as an actor.
Tamamlanmışlık açışından 3. Olarak ufak bir şartın eklenmesi gerekir.For the sake of completeness, a 3rd minor possibility has to be added.
Daha önceleri ufak çaplı bir balıkçılık kooperatifi vardı.He also previously worked in a fisheries cooperative.
Mart 2004'te Ben Affleck'le birlikte Jersey Girl filminde ufak bir rol aldı.In March 2004, Lopez had a minor role in the film Jersey Girl, alongside Affleck.
Sivrisinekler ufak bir durdun su kaynağında kolayca çoğalabilirler.The mosquitoes easily breed in small amounts of standing water.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod