Ana içeriğe geç
Sözlük

ufak ile cümle

ufak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Standart kodda ufak variyasyonların olduğu tahmin edilmiş olmakla beraber, bunların keşfedilmesi 1979'u buldu.標準遺伝コードにはわずかな変動があるだろうということは早くから予見されていたが、1979年までは発見されなかった。
Kendisini en ufak büyüyü yapmaktan bile uzak tutan bir hastalığı vardır.大きな物を小さくする魔法の力を持つ。
Bunların dışında sadece, yalıtılmış (bazen 100'den az hayvan bulunan) ufak bölgeler bulunur.側小葉に数対あるが,最上のものを除いて,きわめて小さい。
(Yeni albümden ufak bir görünüş!) yazdı.点描のしくみ (Album Version) 新録。
2014 yılındaki makyajlamada ufak rötuşlar yapılmıştır.2014年モデルにてマイナーチェンジが行われた。
Uzaktaki cisimler ufak gözükürler.つまり遠くのものは小さく見えるわけである。
Ufak mezraların birleşiminden oluşmaktadır.小さな群れを形成している。
Paranın gerçek değeri hakkında en ufak bir fikri yoktu.資本金の最低金額に制限はない。
Ufak bir köpek ebatlarında ama yapılı ve kaslıdır.小型犬であるが、室外で飼われている。
Buffy çocuklar hakkında en ufak bir bilgi sahibi olmadığının altını çizer, hem de kimsenin.マナブ 意地でも何も学ばない男の子。
Litvanya ufak bir sipariş verdi.リーゼンだけは小規模な戦闘が行われた。
Ancak bu seferlerde irili ufaklı 50'den fazla gemiyi eline geçirmeyi başardı.この哨戒でレイは、実に35隻もの小船を撃沈した。
Pauling ilkokula devam ederken, arkadaşı Lloyd Jeffress kendi odasına ufak bir kimya laboratuvarı kurmuştu.ポーリングが小学校に通っていた頃、父の友人ロイド・ジェフレスは寝室に小さな化学の実験室を持っており、そこで室内実験を学んだポーリングは、化学工学の道へ進む夢を抱いた。
Adı Ufaklık'tır ama oldukça iridir.あだ名どおりの体形だが気は小さい。
Aradaki ufak gecikmeye “İlerleme gecikmesi” denilmektedir.いつも「遅刻、遅刻」と急いでいる。
Burada bazı ufak saldırılar düzenledikten sonra Tunus'a yöneldi.大西洋でいくつかの小さな船を襲った後、彼はニューヨークに向かった。
A plakasında sakallı adam figürü her iki eliyle kendisinden daha ufak bir adamın elini tutmaktadır.プレート a の髭のある人物は、両手に小さな人物像を掴んでいる。
Ufaklık dediği oğlu Deri Yüz'ü çok sever.一樹を「可愛い息子」と大層可愛がっている。
Bu form ufak robot-böceklerdir.小さな人形型ロボット。
Hopa (ufak kısmı) 2.3.3.^ パウサニアス、2巻2・3。
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.仲間からは「チビ」と呼ばれている。
Özellikle çok miktarda ufak dosya barındıran sabit disklerde bu durum bolca olur.これらの特性上、狭い室内戦が多い本編では特に重宝する。
Sivrisinekleri kontrol altına almak adına pek çok ufak girişimde bulunuldu.尾獣を完全に制御できた数少ない忍。
Yakalananlar arasında bulunan ufak bir çocuğun katledilmesini emreder.捕えられた子供達を殺すように指示する。
Ufak sineklerdir.小さい羊。
Ufak ayrıntılar üzerinde durma.細かいことにこだわるな。
Öykü, Broadway Journal'ın 23 Ağustos 1845 tarihli sayısında tekrar basıldığında ufak değişikliklere uğradı.这个故事在1845年8月23日被重载于《百老汇日报》时被稍微修改了一下。
Saray yetkilisi bebeği "Ufak ama tam anlamıyla sağlıklı bir arşidüşes" diye tarif etti.一位大臣是这样描述这个新生儿的:“一位娇小但完全健康的女大公。
İki ufak yelkenli ise karaya neredeyse varmıştır.两位博士因此差点留在岸上。
Ufak bir havuz mevcut.有一个大型游泳池。
2002'de Ay Örnek Binası'ndan çok ufak Ay'a ve Mars'a ait parçalar çalınmıştır.2002年,月球标本大楼的一个存放着月球和火星标本的保险箱被偷。
En ufak bonsailere verilen isim mame (fasulye) dir.馬姓小祿家的元祖。
Ressam, Venedik'in dışındaki Castelfranco Veneto isimli ufak bir kasabada doğdu.乔尔乔内出生于威尼斯附近的小镇卡斯泰爾夫蘭科韋內托。
2014 yılında ufak bir makyajlanma geçirmiştir.2014年添加了一些小的更新。
Ay'ın yüzeyine irili ufaklı asteroit ve kuyrukluyıldız malzemesi milyarlarca yıl çarpmıştır.月表承受了小行星与彗星几十亿年的轰击。
Özgün tasarımda yer alan ufak kule, 1704'teki yangında yıkıldı.可惜该建筑的室内装饰因为1704年的那场大火而毁于一旦。
Oğlunun kendisinden ayrılmasına dair en ufak bir düşünce bile bir çılgınlık nöbetine girmesi için yeterlidir.覺新的唯一的兒子因腦膜炎離開人世,使得他益加消沉。
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.大地稱她「小個子」。
Leylek türünün en ufaklarındandır, 73 cm uzunlukta ve ağırlığı 1 kg'ın biraz üzerindedir.它是鸛屬中最小的鹳,成体长约73厘米,重量仅1千克。
Başının ucunda ufak bir hortum bulunur.頭上有小小的角。
Ancak ufak tefek görme bozuklukları kaldı.有少量残存的入声字。
Hatta onlara en ufak bir zarar bile veremez.少貳賴尚終於堅持不住大敗而走。
Aralarında ufak farklılıklar vardır.其它部分有微小差别。
Erhan Ufak tarafından canlandırılmaktadır.大德可小留待。
Ufak mezraların birleşiminden oluşmaktadır.由小型攀禽组成。
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.許多物種的基因組都只有一小部分可編譯成蛋白質。
Onları ayakta tutan ve bu hayali sürdürmelerine imkan verense ufak bir ışık kaynağıdır.其權力增漲的過程,實得力於權詐的多,得於資望功勳的少。
Ufak ayak yerine ince ayak bileği kullanılmıştır.會使用單腳小碎步。
Bu gibi ufak tefek değişikliklerle aracın ağırlığı 65 tondan 70 tona çıktı.以上修改車重也會增加到65噸。
İrili ufaklı 1200 sanayi iş kolu vardır.铝厂共有1200名工人。
Özellikle çok miktarda ufak dosya barındıran sabit disklerde bu durum bolca olur.此方式在需要傳輸檔案數量很多的小檔案時,效能不好。
Bunun dışında bazı ufak değişikliklerde mevcutdur.还有其它一些小变动。
Fakat aleyhine en ufak bir dedil elde etmek mümkün değildi.但我却没有把最美好的一面奉献给他。
Dünya bizlere kalacak; bunda en ufak şüpheye yer yok.그러나 국내에서 작품 활동을 하였으나 큰 호응을 얻지 못하였다.
Karbüratörde bazı ufak değişikliklere gidildi.평화롭던 마을에 갑자기 일어난 작은 변화.
Swarmer: Pregnant' ların ölmesi üzerine karınlarından çıkan ufak yaratıklardır.이를 위하여 나는 먼저 떨어져 죽는 작은 밀알 한 알갱이가 되려 하노라.
Ufak hatayı bile bağışlamazdır.단 한 번의 실수도 용서받을 수 없어!
Hemen neredeyse tamamı Asya'da yer alır ama ufak bir bölümü Avrupa'ya uzanır.러시아의 거의 대부분의 영토는 아시아에 속해 있지만 인구의 거의 대부분은 유럽에 집중되어 있다.
“Cry, The Beloved Country” adlı oyunda canlandırdığı ufak rol için yüzünü siyaha boyaması gerekmişti."Cry the beloved country" 라는 소설이 생각났다.
2010'da Gece ve Gündüz filminde ufak bir rol aldı.2010년, 영화 《나잇 & 데이》(Knight and Day)에서 조연을 맡았다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod