Bu yeni modalar daha öncekilere göre daha ufak ve ovaldirler.Dessa var både smalare och lättare än sina föregångare.
Werchter Belçika'da ufak bir kasabadır.Även idag är Belgern en småstad.
Ufak örümceklerdir.Små Sundaöarna.
Burada ancak seçilmiş bir ufak liste verilebilmektedir.Här listas ett litet urval.
Ufak bir kısmı ise Pontus Rumcası konuşmaktadır.Man håller fortfarande på att studera denna lilla ponnyras.
Bunun dışında bazı ufak değişikliklerde mevcutdur.I övrigt bara smärre förändringar.
Ayrıca The Hughleys ve Still Standing adlı sitkomlarda da ufak roller elde eder.Hon hade även en återkommande roll i serierna The Hughleys och Still Standing.
İnka kültürünün izlerini barındıran Güneş Adası (Isla del Sol) dahil irili ufaklı birçok adacığı barındırır.För iskärna i betydelsen små partiklar som bildar iskristaller, se iskärna (isbildning).
Amerikan kuvvetlerinin yaptığı şeye dair en ufak bir şüphem dahi yok." ifadelerini kullandı.Och ryssarna vet ju vad de verkligen har gjort”.
Az da olsa ufak ağaçlık alanlar görülebilmektedir.Ibland besöks mindre trädansamlingar.
19. yüzyıldan bu yana ufak değişiklikler ile gelen bayrak bugünkü biçimini 1960 yılında almıştır.Flaggan har, med ett par variationer, varit i bruk sedan 1800-talet.
Üzerinde irili ufaklı yaklaşık 20.000 ada bulunmaktadır.I arkipelagen finns åtminstone 20 000 öar.
Önce Haçlılarla ufak çatışmalar yapıldı.Mellan kolonnerna placerades först ett förgyllt kors.
Yine de Grosseto 19. yüzyılda ufak bir kasaba olarak kalmıştı.Kohlfurt förblev fram till 1800-talet en liten by.
Kıyı yakınında 600 kadar irili ufaklı ada vardır.Utanför kusten ligger cirka 130 mindre öar.
2010 yılında makyajlanmıştır ve sis farında ve ön panelde ufak değişiklikler yapılmıştır.Genom åren har mindre ändringar skett, och 2010 slutfördes en tillbyggnad med omklädningsrum och bastu.
Bazı ufak tefek operalarda görev aldı.Bara ett fåtal sjukhus utför operationen.
Ufak tefek çakışmalar da olmuyor değildi.Några förlagor behövdes inte.
Çalılarda ve ufak meşe ağaçlarında görülür.De räknas som buskar eller småträd.
Ufak bir kaza geçirdim.Jag råkade ut för en liten olycka.
Windows Vista ve ardılları, menüye ufak değişiklikler ekledi.Windows Vista та її послідовники додавали незначні зміни до меню.
Onların en ufak bir hareketinin, onların en ufak bir niyetinin çok daha doğrusu alınıyor."Їхній найменший рух, їхній найменший намір відтворюється максимально точно».
16 yaşındayken okul hayatını bırakıp ufak tefek pek çok işte çalıştı.Школу залишив у віці 16 років, протягом декількох років працював на дрібних роботах.
Şinaye (撓え): Ufak kıvrılma noktaları.Ними було створено низку потужних держав.
Yunanların giyim biçimi zamanla ufak değişimlere uğramıştır.Грецький одяг змінювався в різні епохи.
1982 yılında Los Angeles'a taşındıktan sonra filmlerde ufak tefek roller almaya başladı.У 1976 переїхала в Лос-Анджелес, де почала грати невеликі ролі в кіно.
Ne mutlu ki orada ufak bir torpile sahip oldum.Вони створили тут невеликий хутір Тернівка.
Aile üyeleri ona "Ufaklık" derler.Батьки називали його «Щасливчик».
"Şu ufak, şişman delikanlıya da bakın.Добре, чуйне серце мала ця дитина.
En ufak bir duraksama, bir tereddüt hayvanın tamamını murdar hale getirir.На відміну від дрібноголових плезіозаврів, він міг запросто розірвати на шматки будь-яку велику тварину.
İki belirgin dövmesi vardır: Sağ kalçasında bir gül, sol ayak bileğinde ufak bir dövme.Має два татуювання (троянда зліва від пупка, троянда на правій лопатці).
Öykü, Broadway Journal'ın 23 Ağustos 1845 tarihli sayısında tekrar basıldığında ufak değişikliklere uğradı.Остання прижиттєва публікація з'явилася в журналі Broadway Journal 23 серпня 1845.
2014 yılında ufak bir makyajlanma geçirmiştir.У 2014 році отримала ступінь магістра.
Harry Mason ve kızı Silent Hill'e doğru ufak bir gezideydiler.Одного разу Гаррі з донькою вирушають на відпочинок до Сайлент-Хілла.
Ufak boylu böceklerdir.Живиться дрібних комах.
Paranın gerçek değeri hakkında en ufak bir fikri yoktu.Мала найбільше значення в грошовому обігу.
Ufak balıklar ve plankton ile beslenir.Молодь харчується дрібною рибою і планктоном.
Sosyaldir, ufak koloniler hâlinde yaşar.Він живе невеликими колоніями.
En ufak sahnelerden biridir.Один з найменших каменів.
Ufak bir havuz mevcut.Існує великий плавальний басейн.
Ancak ufak kemiricileri avlayıp yedikleri de görülmüştür.На вид, як відомо, полюють на їжу.
Satacak bir şeyleri kalmayınca başvurdukları ufak tefek hırsızlıklar da onların karınlarını doyurmaya yetmez.Дрібних крадіжок, до яких вони вдаються, коли не мають що продати, не вистачає, щоб набити шлунок.
Yalnızlar otelin işleyişini bozmak için ufak bir baskın düzenler.Samotáři se též vydávají na misi ke zničení hotelu.
En ufak sahnelerden biridir.Jedna z nejmenších sov u nás ...
Bu ocak ancak ufak değişikliklerle yüzyıllar boyunca kullanıldı.Tento typ kamen se používal ještě dlouhá století a to pouze s malými změnami.
Yani: "Gözüne ufak bir çöp batsa, onu oradan çıkarmak için acele edersin.Kdo z vás spatří na vlastní oči měsíc, nechť se postí!
Bunun dışında bazı ufak değişikliklerde mevcutdur.Jinak došlo jen k malým změnám.
"Şu ufak, şişman delikanlıya da bakın.Pro malé i velké děti tohoto kraje.
Ay'ın yüzeyine irili ufaklı asteroit ve kuyrukluyıldız malzemesi milyarlarca yıl çarpmıştır.Povrch Měsíce je miliardy let vystavován působení dopadů malých asteroidů a komet.
Erkekler dişilerden daha ufaktır ve bazen onların yarısı kadardır.Samice jsou menší než samci, někdy váží až o polovinu méně.
Boyu 5 – 10 mm uzunluğunda olan ufak örümceklerdir.Jsou to malí pavoukovci, velcí asi 5–10 mm.
En ufak sorunda bile sinirlenmeden duramaz.Nicméně občas se ani on nedokáže vyhnout menšímu zesměšnění.
Kızıl çaylaktan daha ufaktır.Vidět víc než rudou rtěnku.
Yedi göller adı ile bilinen mevkide irili ufaklı yedi adet göl bulunmaktadır.Známých je Sedm Rilských jezer.
Onur ufak bir pastaneyi işletmektedir.Daniel provozuje malou restauraci.
Ufak mezraların birleşiminden oluşmaktadır.Jedná se o soustavu malých jeskyněk.
Ne mutlu ki orada ufak bir torpile sahip oldum.Díky tomu mají jen malou magnetickou stopu.
Az da olsa ufak ağaçlık alanlar görülebilmektedir.Dospělosti se dožije jen málo z nich.
İki belirgin dövmesi vardır: Sağ kalçasında bir gül, sol ayak bileğinde ufak bir dövme.Má dvě tetování - ornament na pravém a obrázek dcery na levém rameni.
Bu madde Ufak Tefek Cinayetler dizisinin müzikleri hakkında bilgi içerir.Tento článek je o podlouhlém kusu materiálu v hudebních nástrojích.