Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.Og Jesus sagde til Høvedsmanden:"Gå bort,dig ske, som du troede!" Og Drengen blev helbredt i den samme Time.
Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.Puis Jésus dit au centenier: Va, qu`il te soit fait selon ta foi. Et à l`heure même le serviteur fut guéri.
Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.И сказал Иисус сотнику: иди, и, как ты веровал, да будет тебе. И выздоровел слуга его в тот час.
Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.І рече Ісус до сотника: Йди, і, як вірував єси, станеть ся тобі. І одужав слуга його тієї самої години.
Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.Тогава Исус рече на стотника: Иди си; както си повярвал, така нека ти бъде. И слугата оздравя в същия час.
Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.ויאמר ישוע אל שר המאה לך וכאמונתך כן יהיה לך וירפא נערו בשעה ההיא׃
Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.ثم قال يسوع لقائد المئة اذهب وكما آمنت ليكن لك. فبرأ غلامه في تلك الساعة
Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.耶 穌 對 百 夫 長 說 、 你 回 去 罷 . 照 你 的 信 心 、 給 你 成 全 了 。 那 時 、 他 的 僕 人 就 好 了
Sonra İsa yüzbaşıya, ‹‹Git, inandığın gibi olsun›› dedi. Ve uşak o anda iyileşti.耶穌對 百 夫 長說 、 你 回去 罷 . 照 你 的 信心 、 給 你 成全 了 。 那時 、 他 的 僕人 就 好了
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.És monda az õ szolgáinak: Menjetek el elõttem, ímé én utánatok megyek; de férjének, Nábálnak nem mondá meg.
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.et elle dit à ses serviteurs: Passez devant moi, je vais vous suivre. Elle ne dit rien à Nabal, son mari.
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.I řekla služebníkům svým: Jdětež napřed, a já za vámi půjdu. Ale muži svému Nábalovi neoznámila.
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.소년들에게 이르되 내 앞서 가라 나는 너희 뒤에 가리라 하고 그 남편 나발에게는 고하지 아니하니라
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.og sagde til sine Karle: "Gå i Forvejen, jeg kommer bagefter!" Men sin Mand Nabal sagde hun intet derom.
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.Poi disse ai servi: «Precedetemi, io vi seguirò». Ma non disse nulla al marito Nabal
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.И рече на момчетата си: Вървете пред мене; ето аз ида след вас. Но на мъжа си Навала не каза нищо.
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.и сказала слугам своим: ступайте впереди меня, вот, я пойду за вами. А мужу своему Навалу ничего не сказала.
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.ותאמר לנעריה עברו לפני הנני אחריכם באה ולאישה נבל לא הגידה׃
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.وقالت لغلمانها اعبروا قدامي هانذا جائية وراءكم. ولم تخبر رجلها نابال.
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.對 僕 人 說 、 你 們 前 頭 走 、 我 隨 著 你 們 去 . 這 事 他 卻 沒 有 告 訴 丈 夫 拿 八
Sonra uşaklarına, ‹‹Önümden gidin, ben arkanızdan geliyorum›› dedi. Kocası Navala hiçbir şey söylemedi.對僕 人 說 、 你 們前頭 走 、 我 隨著 你 們去 . 這事 他 卻沒 有 告訴 丈夫 拿 八
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.A mal stádo drobného dobytka a stádo rožného statku a služobnej čeľade mnoho, a preto mu závideli Filištíni.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Avea cirezi de vite şi turme de oi, şi un mare număr de robi: de aceea Filistenii îl pismuiau.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.daß er viel Gut hatte an kleinem und großem Vieh und ein großes Gesinde. Darum beneideten ihn die Philister
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.És vala néki apró és öreg barma és sok cselédje, s irigykedének ezért reá a Filiszteusok.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.e tinha possessões de rebanhos e de gado, e muita gente de serviço; de modo que os filisteus o invejavam.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Han ägde så många får och fäkreatur och så många tjänare, att filistéerna begynte avundas honom.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Han eide småfe og storfe og mange tjenere, så filistrene blev misunnelige på ham.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.I miał stada owiec, i stada wołów, i czeladzi dosyć; przetoż mu zajrzeli Filistyóczycy.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.in je imel črede ovac in črede goved in mnogo poslov, zato so mu zavidali Filistejci.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.양과 소가 떼를 이루고 노복이 심히 많으므로 블레셋 사람이 그를 시기하여
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Nebo měl stáda ovcí i stáda volů, a čeledi mnoho; pročež záviděli mu Filistinští.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Người có nhiều bầy chiên , bầy bò và tôi_tớ rất đông ; bởi cớ ấy , dân Phi-li-tin đem_lòng ganh_ghẻ .
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Người có nhiều bầy chiên, bầy bò và tôi tớ rất đông; bởi cớ ấy, dân Phi-li-tin đem lòng ganh ghẻ.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.og han havde Småkvæg og Hornkvæg og Trælle i Mængde. Derover blev Filisterne skinsyge på ham.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Orang Filistin cemburu kepadanya karena ia mempunyai banyak hamba, kawanan domba dan sapi
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.possedeva greggi di piccolo e di grosso bestiame e numerosi schiavi e i Filistei cominciarono ad invidiarlo
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Tenía rebaños de ovejas, hatos de vacas y abundancia de siervos, de modo que los filisteos le tenían envidia
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.και απεκτησε προβατα και βοας και δουλους πολλους εφθονησαν δε αυτον οι Φιλισταιοι.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.Той придоби овци, придоби и говеда, и много слуги; а филистимците му завиждаха;
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.ויהי לו מקנה צאן ומקנה בקר ועבדה רבה ויקנאו אתו פלשתים׃
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.فكان له مواش من الغنم ومواش من البقر وعبيد كثيرون. فحسده الفلسطينيون.
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.他 有 羊 群 、 牛 群 、 又 有 許 多 僕 人 . 非 利 士 人 就 嫉 妒 他
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar.他 有 羊群 、 牛群 、 又 有 許多 僕人 . 非利士人 就 嫉妒 他
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.아이에게 이르되 달려가서 나의 쏘는 살을 찾으라 하고 아이가 달려 갈 때에 요나단이 살을 그의 위로 지나치게 쏘니라
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.ויאמר לנערו רץ מצא נא את החצים אשר אנכי מורה הנער רץ והוא ירה החצי להעברו׃
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.وقال لغلامه اركض التقط السهام التي انا راميها وبينما الغلام راكض رمى السهم حتى جاوزه.
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.約 拿 單 對 童 子 說 、 你 跑 去 、 把 我 所 射 的 箭 找 來 。 童 子 跑 去 、 約 拿 單 就 把 箭 射 在 童 子 前 頭
Uşağa, ‹‹Haydi koş, atacağım okları bul›› dedi. Uşak koşarken, Yonatan onun ötesine bir ok attı.約拿單對 童子 說 、 你 跑去 、 把 我 所 射 的 箭 找來 。 童子 跑去 、 約拿單 就 把 箭 射 在 童子 前頭
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.A služobník rozprával Izákovi všetko, čo vykonal.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.De dienaar vertelde Isaäk toen het hele verhaal.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Depois o servo contou a Isaque tudo o que fizera.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Elbeszélé azután a szolga Izsáknak mindazokat a dolgokat, a melyeket cselekedett vala.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.El siervo contó a Isaac todo lo que había hecho
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Il servo raccontò ad Isacco tutte le cose che aveva fatte
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.I powiedział on sługa Izaakowi wszystko, co sprawił.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Ja palvelija kertoi Iisakille kaikki, mitä hän oli toimittanut.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Kemudian hamba itu menceritakan kepada Ishak segala yang telah dilakukannya
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.종이 그 행한 일을 다 이삭에게 고하매
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Le serviteur raconta à Isaac toutes les choses qu`il avait faites.