Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Men Trællen fortalte Isak alt, hvad han havde udrettet.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Och tjänaren förtäljde för Isak huru han hade uträttat allt.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Og tjeneren fortalte Isak alt det han hadde gjort.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Robul a istorisit lui Isaac toate lucrurile pe cari le făcuse.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Rồi , đầy_tớ thuật cho Y-sác nghe hết các việc mà mình đã làm ;
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Rồi, đầy tớ thuật cho Y-sác nghe hết các việc mà mình đã làm;
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Tedy vypravoval služebník Izákovi vše, což působil.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Und der Knecht erzählte Isaak alle Sachen, die er ausgerichtet hatte.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Και διηγηθη ο δουλος προς τον Ισαακ παντα οσα ειχε πραξει.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.И слугата разказа на Исаака всичко, което бе извършил.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.Раб же сказал Исааку все, что сделал.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.ויספר העבד ליצחק את כל הדברים אשר עשה׃
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.ثم حدّث العبد اسحق بكل الامور التي صنع.
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.僕 人 就 將 所 辦 的 一 切 事 、 都 告 訴 以 撒
Uşak bütün yaptıklarını İshaka anlattı.僕人 就 將所辦 的 一切事 、 都 告 訴 以撒
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Anak itu dibawa kepada ibunya, lalu ibunya memangku dia. Pada sore harinya anak itu meninggal
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.A vzal ho a zaniesol ho k jeho matke, a sedel na jej kolenách až do poludnia a zomrel.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.De jongen werd thuisgebracht en zijn moeder nam hem op schoot. Maar rond het middaguur stierf hij.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Este o tomou, e o levou a sua mãe; e o menino esteve sobre os joelhos dela até o meio-dia, e então morreu.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Han tog, ham og har ham hjem til hans Moder, og han sad på hendes Skød til Middag; så døde han.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Ki mikor felvette õt, vivé az õ anyjához, és az az ölében tartá délig, és akkor meghalt.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.곧 어미에게로 데려갔더니 낮까지 어미의 무릎에 앉았다가 죽은지라
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Kterýž když ho vzal a přinesl k matce jeho, seděl na klíně jejím až do poledne a umřel.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Który wziąwszy go, zaniósł go do matki jego; i siedział na łonie jej aż do południa i umarł.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Người tôi tớ đem nó về, giao cho mẹ nó; đứa trẻ ngồi trên đầu gối của mẹ cho đến trưa, rồi chết.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Người tôi_tớ đem nó về , giao cho mẹ nó ; đứa trẻ ngồi trên đầu_gối của mẹ cho_đến trưa , rồi chết .
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Og han tok ham og bar ham hjem til hans mor, og han satt på hennes kne til om middagen; da døde han.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.Ta ga vzdigne in odnese materi njegovi. Ona ga posadi na kolena svoja do opoldne, in nato je umrl.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.И като го взе занесе го при маяка му; и детето седна на коленете й до пладне, и тогава умря.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.И понес его и принес его к матери его. И он сидел на коленях у неедо полудня, и умер.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.וישאהו ויביאהו אל אמו וישב על ברכיה עד הצהרים וימת׃
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.فحمله وأتى به الى امه فجلس على ركبتيها الى الظهر ومات.
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.僕 人 抱 去 、 交 給 他 母 親 、 孩 子 坐 在 母 親 的 膝 上 、 到 晌 午 就 死 了
Uşak çocuğu alıp annesine götürdü. Çocuk öğlene kadar annesinin dizlerinde yattıktan sonra öldü.僕人 抱 去 、 交給 他 母親 、 孩子 坐在 母親 的 膝上 、 到 晌午 就 死了
Uşak 'de MI?' Dedi.'Ali ste priti v na vseh? "Je dejal Footman.
Uşak 'de MI?' Dedi.'APAKAH Anda untuk mendapatkan semua? "Kata Footman itu.
Uşak 'de MI?' Dedi."Är du för att komma in överhuvudtaget? Sa betjänten.
Uşak 'de MI?' Dedi.'Ben je te krijgen in het geheel?' Zei de lakei.
Uşak 'de MI?' Dedi."Bist du zu noch rein?", Sagte der Diener.
Uşak 'de MI?' Dedi.'Czy aby w ogóle? "Powiedział Piechota.
Uşak 'de MI?' Dedi.'ĐƯỢC bạn để có được ở tất cả?' Bộ binh.
Uşak 'de MI?' Dedi.'Er du til at komme ind på alle? "Sagde tjenerne.
Uşak 'de MI?' Dedi.¿Está usted de conseguir en todo? ", Dijo el lacayo.
Uşak 'de MI?' Dedi."Eşti de a intra in la toate?", A spus infanterist.
Uşak 'de MI?' Dedi."Êtes-vous d'entrer en tout? Dit le valet de pied.
Uşak 'de MI?' Dedi.'당신은 전혀 들어가에요?'은 하인이다.
Uşak 'de MI?' Dedi."Meg vannak, hogy az egyáltalán? Mondta az inas.
Uşak 'de MI?' Dedi."Onko sinun päästä ollenkaan?" Sanoi lakeija.
Uşak 'de MI?' Dedi.'Sei di entrare a tutti?' Ha detto il Lacchè.
Uşak 'de MI?' Dedi.'Você tem de entrar em em tudo? ", Disse o Lacaio.
Uşak 'de MI?' Dedi."Vy jste se dostat do vůbec?" Řekl komorník.
Uşak 'de MI?' Dedi."Vy ste sa dostať do vôbec?" Povedal komorník.
Uşak 'de MI?' Dedi."Είστε να έρθετε σε όλα αυτά;", είπε ο υπηρέτης.
Uşak 'de MI?' Dedi."Вие да получите в изобщо? Каза лакей.
Uşak 'de MI?' Dedi.'Ви, щоб увійти в взагалі? "Сказав лакей.
Uşak 'de MI?' Dedi.'Вы, чтобы войти в вообще? "Сказал лакей.
Uşak 'de MI?' Dedi."האם אתה להיכנס בכלל?" אמר המשרת.
Uşak 'de MI?' Dedi.'هل أنت في الحصول على الإطلاق؟" قال أجير.
Uşak 'de MI?' Dedi."最初の質問だと、あなたが知っている。"それは、疑いの余地はなかった:Aliceだけは好きではなかった
Uşaklar Birliği'ne girmek için yeterince kötülük yaptın.Пффф, я не бандит.