Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.A chemat pe unul din robi, şi a început să -l întrebe ce este.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.A zavolajúc si ktoréhosi zo sluhov vypytoval sa, čo je to.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.A zawoławszy jednego z sług, pytał, co by to było.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.bèn gọi một đầy tớ mà hỏi cớ gì.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.bèn gọi một đầy_tớ mà hỏi cớ gì .
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.chiamò un servo e gli domandò che cosa fosse tutto ciò
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.Då kallade han till sig en av tjänarna och frågade vad detta kunde betyda.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.Después de llamar a uno de los criados, le preguntó qué era aquello
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.e chegando um dos servos, perguntou-lhe que era aquilo.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.És elõszólítván egyet a szolgák közül, megtudakozá, mi dolog az?
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.Hij riep een knecht en vroeg wat er aan de hand was.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.Ia memanggil salah seorang dari pelayan-pelayannya, lalu bertanya, 'Ada apa ini di rumah?
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.Il appela un des serviteurs, et lui demanda ce que c`était.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.I povolav jednoho z služebníků svých, otázal se ho, co by to bylo.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.Ja hän kutsui luoksensa yhden palvelijoista ja tiedusteli, mitä se oli.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.한 종을 불러 이 무슨 일인가 물은대
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.Og han kaldte en af Karlene til sig og spurgte, hvad dette var?
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.og han kalte en av tjenerne til sig og spurte hvad dette var.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.ter pokliče enega hlapcev in vpraša, kaj bi to bilo.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.und er rief zu sich der Knechte einen und fragte, was das wäre.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.και προσκαλεσας ενα των δουλων, ηρωτα τι ειναι ταυτα.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.И повика един от слугите и попита, що е това.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.и, призвав одного из слуг, спросил: что это такое?
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.І покликавши одного з слуг, питав, що б се було таке.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.ויקרא אל אחד הנערים וישאל מה זאת׃
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.فدعا واحدا من الغلمان وسأله ما عسى ان يكون هذا.
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.便 叫 過 一 個 僕 人 來 、 問 是 甚 麼 事
Uşaklardan birini yanına çağırıp, ‹Ne oluyor?› diye sordu.便 叫 過一個僕 人來 、 問是 甚麼事
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Akkor a szolga eleibe futamodék és monda: Kérlek, adj innom nékem egy kevés vizet a te vedredbõl.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.A služobník jej bežal oproti a riekol: Daj sa mi, prosím, napiť trochu vody zo svojho vedra!
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Da ilede Trællen hen til hende og sagde: "Giv mig lidt Vand at drikke af din Krukke!"
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Da lief ihr der Knecht entgegen und sprach: Laß mich ein wenig Wasser aus deinem Kruge trinken.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Da løp tjeneren henne i møte og sa: Kjære, la mig få drikke litt vann av din krukke!
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Då skyndade tjänaren emot henne och sade: »Låt mig få dricka litet vatten ur din kruka.»
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Ðầy tớ bèn chạy lại trước mặt nàng và nói rằng : Xin hãy cho tôi uống một hớp nước trong bình .
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Ðầy tớ bèn chạy lại trước mặt nàng và nói rằng: Xin hãy cho tôi uống một hớp nước trong bình.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.De dienaar liep snel naar haar toe en vroeg of zij hem iets te drinken wilde geven.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Então o servo correu-lhe ao encontro, e disse: Deixa-me beber, peço-te, um pouco de água do teu cântaro.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Entonces el siervo corrió hacia ella y le dijo: --Por favor, dame de beber un poco de agua de tu cántaro
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Hamba Abraham lari mendekatinya dan berkata, "Tolong, Nak, berilah saya minum dari buyungmu itu.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Il servo allora le corse incontro e disse: «Fammi bere un po' d'acqua dalla tua anfora»
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.종이 마주 달려가서 가로되 청컨대 네 물 항아리의 물을 내게 조금 마시우라
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Le serviteur courut au-devant d`elle, et dit: Laisse-moi boire, je te prie, un peu d`eau de ta cruche.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Priteče ji torej hlapec naproti in reče: Daj mi, prosim, malo piti iz svojega vrča.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Robul a alergat înaintea ei, şi a zis: ,,Dă-mi, te rog, să beau puţină apă din vadra ta.``
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Silloin palvelija riensi häntä vastaan ja sanoi: "Anna minun juoda vähän vettä astiastasi".
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Tedy běžel služebník ten proti ní, a řekl: Dej mi píti, prosím, maličko vody z věderce svého.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Tedy zabieżał jej on sługa, i rzekł: Daj mi się proszę napić trochę wody z wiadra twego.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.Δραμων δε ο δουλος εις συναντησιν αυτης ειπε, Ποτισον με, παρακαλω, ολιγον υδωρ εκ της υδριας σου.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.А слугата се завтече да я посрещне и рече: Я дай ми да пия малко вода от водоноса ти.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.И побежал раб навстречу ей и сказал: дай мне испить немного воды из кувшина твоего.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.וירץ העבד לקראתה ויאמר הגמיאיני נא מעט מים מכדך׃
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.فركض العبد للقائها وقال اسقيني قليل ماء من جرتك.
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.僕 人 跑 上 前 去 迎 著 他 說 、 求 你 將 瓶 裡 的 水 給 我 一 點 喝
Uşak onu karşılamaya koştu, ‹‹Lütfen testinden biraz su ver, içeyim›› dedi.僕人 跑 上前 去 迎著 他 說 、 求 你 將瓶裡 的 水給 我 一 點喝
Uşakturkey. kgmfrance. kgm
Uşakturkey. kgmfrance. kgm
Uşakturkey. kgmsouthamerica. kgm
Uşakturkey. kgmturkey. kgm
Uşakturkey. kgmturkey. kgm