Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Het is de enige bedreiging de enige invloed waar het rif mee te maken kreeg.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Itulah satu-satunya ancaman, satu-satunya hal yang harus dihadapi oleh terumbu karang ini.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Je to jediná hrozba, jediný vliv, se kterým se korál musí vypořádat.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Je to jediná hrozba, jediný vplyv, s ktorým sa koralový útes musí vyrovnať.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.산호초가 이겨내야 하는 단 하나의 위협, 단 하나의 영향입니다.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.To tylko groźba, jedyny wpływ, z którym rafa musiała sobie poradzić.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Είναι η μόνη απειλή, το μόνο πρόβλημα που πρέπει να αντιμετωπίσει ο ύφαλος.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Единствената заплаха, единствената опасност, с която рифът трябва да се справи.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Это единственная угроза, единственное влияние, с которым рифу пришлось справиться.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.זהו האיום היחיד, ההשפעה היחידה שהשונית נאלצה להתמודד איתו.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.هي الخطر الوحيد، التأثير الوحيد الذي يهدد الشعب المرجانية.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.サンゴ礁が対処しなければならない 唯一のものでした 漁業もないし 水質汚染もない 沿岸開発もありませんでしたから
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- Anak-anak sulit untuk ditangani, ya?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- Anak-anak sulit untuk ditangani, ya?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- Barnen är svåra att hantera, va?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- Bọn trẻ khó đối phó chứ hả?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- De kinderen zijn moeilijk te behandelen, huh?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Dl Park, hai să mergem!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi? - Hayır, idare edebiliyorum.מר הפרק, בואו נלך! הסיבוב השני.
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi? - Hayır, idare edebiliyorum.- الأطفال بشدّة يتعامل معهم , اليس كذلك؟ - لا، أنا أستطيع معالجتهم
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi? - Hayır, idare edebiliyorum.سّيد بارك، دعنا نذهب! الجولة الثانية
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Herra Park, mennään!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- Les enfants sont pas faciles, hein ?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- Los niños son difíciles de tratar, ¿eh?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Mr. Park, lad os gå!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Mr. Park, lasst uns gehen!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Mr. Park, menjünk!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Mr Park, poďme!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Mr. Park, pojďme!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Ne, hvala!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?O Sr. Park, vamos lá!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Pan Park, chodźmy!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- S těmi dětmi to je těžké, že?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Κ. Park, πάμε!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?Г-н Пак, давай!
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?С децата трудно се работи, а?
- Çocuklarla uğraşmak zor değil mi?- Трудно иметь дело с детьми?
Çünkü bu eşitlikle uğraşmak diğeriyle uğraşmaktan daha kolay. *Perché è molto più facile trattare con queste equazioni piuttosto che affrontare queste.
Çünkü bu eşitlikle uğraşmak diğeriyle uğraşmaktan daha kolay. *لأنه من السهل التعامل مع هذه المعادلات بدلاً من التعامل مع هذه
Çünkü bu eşitlikle uğraşmak diğeriyle uğraşmaktan daha kolay. *簡単です。 両側を 100 で乗じます。
Çünkü işlemlerimizde kesirlerle uğraşmak istemiyoruz.Aşa că, dacă voi înmulţi totul cu 6 vom scăpa de toate aceste fracţii.
Çünkü işlemlerimizde kesirlerle uğraşmak istemiyoruz.Assim, estas não eram frações para começar com
Çünkü işlemlerimizde kesirlerle uğraşmak istemiyoruz.Így ezt kapjuk:
Çünkü işlemlerimizde kesirlerle uğraşmak istemiyoruz.그래서 이것들은 애초에 분수들이 아니었어,
Çünkü işlemlerimizde kesirlerle uğraşmak istemiyoruz. O yüzden hepsini 6 ile çarpıyorum.Toto neboli zlomky ani na začiatku, takže len násobíme 6.
Çünkü işlemlerimizde kesirlerle uğraşmak istemiyoruz.Tohle nebyly zlomky ani na začátku,
Çünkü uğraşamayız, uğraşmak istemeyiz.왜냐하면, 우리는 그것이 일으킬 충돌을 다룰 수 없고
Çünkü uğraşamayız, uğraşmak istemeyiz.כי איננו מסוגלים או רוצים להתמודד
Çünkü uğraşamayız, uğraşmak istemeyiz.لأننا لا نستطيع التعامل، بل لا نريد التعامل،
Çünkü uğraşamayız, uğraşmak istemeyiz.よるのです
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Aangezien je zo'n zware tijd hebt met het studeren, Probeer je iets anders te vinden om te doen?
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Cum ai invatat din greu, incerci sa iti gasesti alta ocupatie?
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Da du ja eine schwere Zeit in lernen durchmachst, versuchst du etwas anderes zu finden,was du machen könntest?
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?I och med du har det svårt med pluggandet försöker du hitta nåt annat å göra?
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Ker ti gre učenje očitno tako težko od rok, iščeš nekaj drugega, kar bi lahko počela?
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Pomimo tego ze tak ciężko idzie Ci nauka, próbujesz znaleźć sobie jeszcze jakieś zajęcie?
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Puisque tu n'arrives pas à étudier, tu vas trouver autre chose à faire ?!
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Sejak kau kesulitan dalam belajar, kau mencoba menemukan hal lain untuk dikerjakan?!
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Vì cậu học hành thấy khổ sở, nên cậu đang kiếm việc khác để làm nhỉ?!
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Visto che fai così tanta fatica a studiare, stai cercando di trovare qualche altra cosa da fare?!