Ana içeriğe geç
Sözlük

uğraşmak ile cümle

uğraşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben ki 20 senedir yapay zekâ üzerine uğraşmaktayım ve pek de faydasını gördüm.心からやりがいを感じています AIのすばらしさと面白さを共に分かち合いましょう
Beynim yavaşlamaya başladı bu matris çarpmaları kesirler ve eksi sayılarla uğraşmaktan.분수와 마이너스와 함께 행렬의 곱셈을 하려니 제 뇌의 기능이 점점 저하되고 있는 것 같네요..
Beynim yavaşlamaya başladı bu matris çarpmaları kesirler ve eksi sayılarla uğraşmaktan.Mein Gehirn lässt etwas nach, bei Matrix-Multiplikationen mit Brüchen mit negativen Zahlen.
Beynim yavaşlamaya başladı bu matris çarpmaları kesirler ve eksi sayılarla uğraşmaktan.Meu cérebro está ficando devagar, tendo de fazer multiplicações de matriz com frações e números negativos.
Beynim yavaşlamaya başladı bu matris çarpmaları kesirler ve eksi sayılarla uğraşmaktan.Mijn hersenen zijn aan het vertragen, met die matrix vermenigvuldigingen met breuken en negatieve getallen.
Beynim yavaşlamaya başladı bu matris çarpmaları kesirler ve eksi sayılarla uğraşmaktan.Mój mózg zaczyna spowalniać, musząc mnożyć macierze z ułamkami i liczbami ujemnymi.
Beynim yavaşlamaya başladı bu matris çarpmaları kesirler ve eksi sayılarla uğraşmaktan.Začínám být trochu unavený, dělat násobení matic se zápornými zlomky.
Beynim yavaşlamaya başladı bu matris çarpmaları kesirler ve eksi sayılarla uğraşmaktan.بدأت اتأنى، علي ان احل ضرب المصفوفة بكسور سالبة
Beynim yavaşlamaya başladı bu matris çarpmaları kesirler ve eksi sayılarla uğraşmaktan.私の脳は機能低下してきました... ですが、これは脳の強化には
Biliyorum, bütün bu sinüslerle ve kosinüslerle uğraşmak tan yoruldum. .Lo so sono un po' stanco di giocare con tutti questi seni e coseni.
Biliyorum, bütün bu sinüslerle ve kosinüslerle uğraşmak tan yoruldum. .Vím, že jsem únavný s těmi všemi siny a cosiny.
Biliyorum, bütün bu sinüslerle ve kosinüslerle uğraşmak tan yoruldum. .Знам, че малко се поуморих от тези синуси и косинуси.
Biliyorum, bütün bu sinüslerle ve kosinüslerle uğraşmak tan yoruldum. .Чувствую, что я немного устал уже от экспериментов со всеми этими синусами и косинусами.
Birinci yolda, önce dokuzu dağıtıyoruz. Böylece kesirlerle uğraşmak zorunda kalmıyoruz.Así que la primera me gusta hacerlo es distribuir a los 9, por lo que no debe de tratar con fracciones.
Birinci yolda, önce dokuzu dağıtıyoruz. Böylece kesirlerle uğraşmak zorunda kalmıyoruz.Den første måde er, at vi ganger 9 ind i parentesen, så vi ikke skal regne med brøker.
Birinci yolda, önce dokuzu dağıtıyoruz. Böylece kesirlerle uğraşmak zorunda kalmıyoruz.Takže první způsob, jak rád postupuji je roznásobit devíti, abychom nemuseli počítat se zlomky.
Birinci yolda, önce dokuzu dağıtıyoruz. Böylece kesirlerle uğraşmak zorunda kalmıyoruz.Takže prvý postup, ktorý rád používam, je roznásobiť deviatimi, aby sme nemuseli počítať so zlomkami.
Birinci yolda, önce dokuzu dağıtıyoruz. Böylece kesirlerle uğraşmak zorunda kalmıyoruz.Така , че първият начин е да отворя скобите, така няма да се занимавам с деление на 9.
Biyolojimizle, bakterilerle, içimizde olanlarla uğraşmak, kan filan, zor ama baş edilebilir bir iş.우리가 생물학을 대할 때 일어나는 일을 보십시오. 박테리아나 피 속에 있는 유전자 등 그것들은 복잡하지만, 관리 가능합니다.
Biyolojimizle, bakterilerle, içimizde olanlarla uğraşmak, kan filan, zor ama baş edilebilir bir iş.אתם מבינים, כשעוסקים בביולוגיה שלנו, בקטריה, הגנים, דברים שכאן בפנים, הדם, זה מורכב, אבל ניתן להתמודדות.
Biyolojimizle, bakterilerle, içimizde olanlarla uğraşmak, kan filan, zor ama baş edilebilir bir iş.遺伝子 この内にあるもの 血液について問題にすると 複雑ではありますが
Bizler için önemli olanın uğraşmak ,mücadele etmek olduğunu gösteriyor.Naznačuje to, že má pro nás význam úsilí, výzva.
Böylece kesirlerle uğraşmak zorunda kalmıyoruz.Je n'ai donc pas à traiter avec les fractions.
Böylece kesirlerle uğraşmak zorunda kalmıyoruz.그래서 분수를 갖고 풀지 않아도 되지.
Böylece kesirlerle uğraşmak zorunda kalmıyoruz.Portanto, o primeiro eu gosto de fazer é distribuir o 9. o, então não deve lidar com frações.
Bu işler üzerine uğraşmak çok harika, çok eğlenceli.[Jonathan] C'est super de travailler à une si grande échelle, c'est génial.
Bu işler üzerine uğraşmak çok harika, çok eğlenceli.[Jonathan] 이 거대한 작업을 하는 것은 굉장합니다, 매우 재밌기도 하고요.
Bu işler üzerine uğraşmak çok harika, çok eğlenceli.(Jonathan) Lavorare su cose così grandi è incredibile, è divertentissimo.
Bu işler üzerine uğraşmak çok harika, çok eğlenceli.[Jonathan] Trabajar en obras así de grandes es increíble. Es muy divertido.
Bu işler üzerine uğraşmak çok harika, çok eğlenceli.[Τζόναθαν] Είναι καταπληκτικό το να δουλεύω σε εργασίες τέτοιου μεγέθους, έχει πολύ πλάκα.
Bu işler üzerine uğraşmak çok harika, çok eğlenceli.[יונתן] מדהים לעבוד על דברים כאלה גדולים, זה כזה כיף
Bunu yapmamızın amacı kanıtlarla uğraşmak yerine sadece nasıl hesaplandığını görmek ve bu gayet açık.Účel toho všeho - nechci jít moc do hloubky - je ukázat, jak se to počítá, není to těžké.
Bunu yapmamızın amacı kanıtlarla uğraşmak yerine sadece nasıl hesaplandığını görmek ve bu gayet açık.За целта на видеоклипа няма да се впускам в детайли - само давам инструкции. Но е доста просто.
Bunu yapmamızın amacı kanıtlarla uğraşmak yerine sadece nasıl hesaplandığını görmek ve bu gayet açık.להראות לכם איך לחשב את המכפלה בצורה ישירה.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.A karod azért fáj, mert egész nap csak vasalsz
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Bolia ťa ramená od celodenného žehlenia.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Deine Arme tun eh weh, vom dauernden bügeln den ganzen Tag.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Dina armar kommer att göra ont för att du stryker hela dagen lång.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Je armen gaan pijn doen van de hele dag strijken.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Käsivarsiisi sattuu, kun olet silittänyt koko päivän.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.하루종일 다림질만 하고
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Nanti lenganmu bisa sakit karena menyeterika itu seharian.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Roke te bodo bolele, ker likaš že cel dan.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Rozbolą cię ramiona od tego prasowania.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Tay bố sẽ đau vì phải là áo suốt ngày đấy
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Te vor durea bratele de la asa mult calcat.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Tu vas avoir mal aux bras à force de repasser toute la journée.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Vždycky tě bolí ruce, z žehlení celý den.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Θα σε πονέσουν τα χέρια σου απο το σίδερο όλη μέρα.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.Ты же сказал, что у тебя руки устали.
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.הידיים שלך יכאבו כי אתה מגהץ כל היום
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.يداك تؤلماك من كوي الملابس طوال اليوم
Bütün gün ütüyle uğraşmaktan kolların yorulacak.ドライクリーニング店を15年間やってきたけど、こんな立派な制服を見たのは初めてだよ。
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.C'est la seule menace, la seule influence à laquelle le récif se trouvait confronté.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Đấy là mối đe dọa duy nhất, tác động duy nhất mà rặng san hô phải đối mặt.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.É a única ameaça, a única influência com a qual o recife teve de lidar.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.E' l'unica minaccia, l'unica influenza che la barriera ha dovuto affrontare.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Es ist die einzige Bedrohung, der einzige Einfluss, mit dem das Riff fertig werden muss.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Es la única amenaza, la única enfermedad que tenía que enfrentar el arrecife.
Bu yalnızca bir tehdit... ...resifin uğraşmak zorunda olduğu tek etki.Este singura ameninţare, singura influenţă cu care reciful trebuie să se descurce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod