Ana içeriğe geç
Sözlük

uğraşmak ile cümle

uğraşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Αφού σου είναι τόσο δύσκολο να μελετάς, προσπαθείς να βρεις κάτι άλλο να κάνεις;
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Так как у тебя такое трудное время учебы, ты пытаешься найти что-то, что можно делать?!
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?يجب ان تعملى جيدا فى المذاكره بجب ان تجرب لتجدى شى تفعليه؟انا
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?他の事を見つけなきゃね 何が良いかしら?
Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.J'aimerais dire qu'il faut que nous fassions l'effort de connaître les autres, l'autre.
Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.알려고 노력해야만 한다고 말하고 싶었습니다.
Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.שאנחנו צריכים לנסות להכיר אנשים אחרים, את האחר.
Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.اننا يجب ان نحاول معرفة اشخاص اخرين ,الاخر
Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.思いやりの心をもってください
Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.我地要尝试了解其他人、其他事情
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.At beskæftige sig med andre mennesker kræver en form for fleksibilitet som intet sæt regler kan omfatte.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Avere a che fare con altre persone richiede una certa flessibilità che nessun set di regole può contenere.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Berhadapan dengan orang lain menuntut adanya fleksibilitas yang tak satu pun aturan memilikinya.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Der Umgang mit anderen Leuten verlangt eine Art Flexibilität, die kein Regelwerk umfassen kann.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Giao tiếp với người khác đòi hỏi một kiểu linh hoạt mà không một hệ thống luật lệ nào có thể bao quát.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Jednanie s ostatnými ľudmi vyžaduje určitý druh flexibility, ktorý žiadne pravidla nemôžu obsiahnuť.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Jednání s jinými lidmi vyžaduje jistý druh přizpůsobivosti, který nemohou obsáhnout žádná pravidla.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.사람을 상대하는 일은 그 어떤 규칙들도 아우르지 못하는 일종의 유연성을 요구합니다.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Lidar com outras pessoas requer um tipo de flexibilidade que nenhum conjunto de regras consegue alcançar.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Lucrul cu alţi oameni cere un fel de flexibilitate pe care niciun set de reguli nu o poate cuprinde.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Met andere mensen omgaan vraagt een bepaalde flexibiliteit die geen enkele set regels kan omvatten.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Porozumiewanie się z innymi wymaga pewnej elastyczności, której żaden zbiór zasad nie obejmie.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Traiter avec autrui demande une sorte de souplesse qu'aucun ensemble de règles de peut englober.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Tratar con otras personas exige un tipo de flexibilidad que ninguna regla puede contemplar.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Общение с окружающими требует такой гибкости, которая не может быть предусмотрена в правилах.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.שלעיתים קרובות כאשר באים במגע עם אנשים, יש צורך בכיפוף הכללים. מגע עם אנשים אחרים
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.فالتعامل مع الاخرين يتطلب نوعاً من المرونة لا يمكن لاي حزمة من المقايس ضبطها او ان تشملها
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.既存のものさしには含まれない 柔軟さを必要とします 賢い人はそのタイミングと
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Ad essere sinceri lo studio della spettroscopia non è molto divertente.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Ce n'est pas très marrant de faire de la spectroscopie.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Het is niet erg leuk om aan spectroscopie te doen.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.분광학이란건 별로 재미있는일은 아닙니다.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.La espectroscopia no es algo divertido.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Nem annyira vidám dolog spektroszkópiával foglalkozni.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Spectroscopia nu e foarte spectaculoasă.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Spektroskopie ist nicht sonderlich spannend.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.W spektroskopii jest mało zabawy.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Вообще, занятие спектроскопией особо веселым не назовешь.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Не е много забавно да се занимаваш със спектроскопия.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.זה לא תענוג גדול לעסוק בספקטרוסקופיה.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.ليس أمرًا هزلاً ان تقوم بالإسبيكتروسكوبي
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.ブルガリアにいる私の同業者の一人、
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Dar în același timp, biologii conservatori conștientizează că veștile proaste îi deprimă pe oameni.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.De ugyanakkor, a természetvédelmi biológusok kezdenek ráébredni, hogy a rossz hírek lelombozzák az embereket.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Jednocześnie ekolodzy uświadamiają sobie, że złe wieści mają negatywny wpływ na ludzi.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.하지만 그와 동시에 보호 생물학자들은 나쁜 소식들이 사람들을 낙담시킨다는 걸 깨닫고 있습니다.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Nhưng đồng thời, các nhà sinh học bảo tồn đang nhận ra rằng tin tức xấu làm thất vọng mọi người.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Pero al mismo tiempo, los biólogos conservacionistas notan que las malas noticias deprimen a la gente.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Tegelijkertijd realiseren conservatiebiologen zich dat mensen afknappen op slecht nieuws.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Αλλά, την ίδια στιγμή, οι οικολόγοι βιολόγοι συνειδητοποιούν ότι τα άσχημα νέα απογοητεύουν τους ανθρώπους.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.אבל באותו זמן, ביולוגים לשימור מבינים שחדשות רעות מניעות אנשים לפעולה.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.لكن في نفس الوقت بدأ يدركعلماء البيولوجيا الانحفاظية بأن الأخبار السيئة تحزن الناس.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.人々を委縮させることにも気づいています レッドリストは絶滅危惧や絶滅寸前の
Hadi burada biraz gayrimenkul değerlerle işlem yapalım çünkü biraz reel matematikle uğraşmak istiyorum. .A ve skutečnosti všechno tohle bude opakování toho, co budu dělat a na to potřebuji volné místo.
Hadi burada biraz gayrimenkul değerlerle işlem yapalım çünkü biraz reel matematikle uğraşmak istiyorum. .우선 여기 공간을 좀 만들께요 왜냐하면 실제로 계산을 할거거든요
Hadi burada biraz gayrimenkul değerlerle işlem yapalım çünkü biraz reel matematikle uğraşmak istiyorum. .Zrobię sobie trochę więcej miejsca, żeby na poważnie zająć się liczeniem.
Hadi burada biraz gayrimenkul değerlerle işlem yapalım çünkü biraz reel matematikle uğraşmak istiyorum. .Отже, дозвольте мені використати деяке обладнання тут, тому що я хочу виконати деякі математичні розрахунки.
Hepimiz ölüm miti, ölümden sonra bizi bekleyen dünya, yaşlanan büyüklerimiz ile uğraşmak zorundayız.죽음의 수수께끼와, 사후 세계, 노화 문제와도 대면해야 하고요.
Hepimiz ölüm miti, ölümden sonra bizi bekleyen dünya, yaşlanan büyüklerimiz ile uğraşmak zorundayız.We moeten allemaal omgaan met het mysterie van wat ons wacht na de dood, de ouderen die wegvallen in ouderdom.
Hepimiz ölüm miti, ölümden sonra bizi bekleyen dünya, yaşlanan büyüklerimiz ile uğraşmak zorundayız.כולנו נאלצים להתמודד עם תעלומת המוות, עם העולם המצפה לנו אחרי המוות, עם הקשישים שהולכים ומזדקנים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod