uğraşma ile cümle

uğraşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat Carlo Anjulu bu rakipleri ile uğraşmaya zaman bulunmadı.Karol nie miał chwilowo czasu na rozprawę z oponentami.
Edebiyatla uğraşmak adına subaylıktan ayrıldı.Poza służbą w armii zajmował się literaturą.
Köy halkının bir kısmı küçük balıkçılık ile uğraşmaktadır.Część mieszkańców trudni się rybołówstwem.
Etkinme ile uğraşmanın bir diğer yaklaşımı ise, üretimden sonra azaltmaktır (donanımda ve yazılımda).Ett undantag är ប៉ (bâ som ändrats till ett -ljud) sorteras direkt efter omodifierad ប bâ.
Dışarıda da uğraşmaya devam eder.Jasså, du är ute och jagar du också.
Bu süre zarfında Şapur doğu sınırındaki Kuşan işgaliyle uğraşmak durumunda kalmıştı.För att ta sig dit var de tvungna att passera Borstbäcken i östlig riktning.
Babası tekstil işiyle uğraşmaktaydı.Föräldrarna arbetade inom textilbranschen.
Satrançla uğraşmaya başladı.De börjar spela Monopol.
3956 aile çiftçilikle uğraşmaktadır.2 936 personer är landslagsaktiva idrottare.
Roma'ya gitti ve orada hayır işleri ile uğraşmaya başladı.Robin kommer dit och de börjar prata om kärlek.
11 yıl halk dansları yapmış halen dansla uğraşmakta.11 років професійно займалася танцями.
Bu sırada atletizm sporu ile uğraşmaya başladı.Потім вирішив зайнятися важкою атлетикою.
İlerleyen haftalarda Randy & Bob Orton, Undertaker'la uğraşmayı sürdürdüler.Через два місяці Ренді і Боб Ортон програли в гандикап поєдинку з трунами.
Kocası öldükten sonra büyücülükle uğraşmaya başlamıştır.Він втік від чаклуна до того, як був завершений.
Dışarıda da uğraşmaya devam eder.Там же й лишився працювати.
2008 yılından itibaren etkin olarak müzikle uğraşmaya başladı.З 1991 року почав активно займатися музикою.
Bir hal doğal olarak geçicidir, kişi uzatmaya uğraşmamsı gerekir.Замість тікати від абсурду, людина може прийняти його.
Halen seramik sanatıyla uğraşmaktadır.Вони залучили до справи Серафима.
Bir işle uğraşmayı sevmektedir.Вона любить працю заради праці.
Babası avcılıkla uğraşmaktadır.Мій батько копав.
Eğitiminin ardından ilimi yakından incelemeye başlamış, felsefe ve bilimle[1][2][3], uğraşmaya başlamıştır.Після освіти почав щільно вивчати науку, і почав займатися філософією та наукою[17][18][19].
Babası tekstil işiyle uğraşmaktaydı.Jeho otec obchodoval s textilem.
Büyük bölümü nakliye işi ile uğraşmaktadır.Ta bude mít na starosti nákladní dopravu.
Bu dönemde ikinci Emevi halifesi olan I. Yezid İkinci Fitne gaileleri ile uğraşmakta idi.Pokud se v tomto utkání setkali již po druhé, je to utkání konečné.
1906’da aktör August Falck ile birlikte Stockholm'de deneysel bir tiyatro kurmak için uğraşmaya başladı.V roce 1907 založil spolu s hercem Augustem Falckem Intimní divadlo ve Stockholmu, které vedl tři roky.
Pakistan, Afganistan'dan gelen mültecilerin doğurduğu sorunlarla da uğraşmak zorunda kaldı.Útoku na Pákistánce se účastnili i černí potomci přistěhovalců z Jamajky.
Köy halkının bir kısmı küçük balıkçılık ile uğraşmaktadır.Malá část obyvatel se stále věnuje rybolovu.
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.A na to si stěžují Bílá a Černá sudička až u krále.
2008 yılından itibaren etkin olarak müzikle uğraşmaya başladı.Hudebně aktivní je od roku 2008.
Boş zamanlarında yemek yapmayı ve ağaç işleriyle uğraşmayı sever.Ve volném čase rád cestuje, vaří a stará se o zahradu.
Vic ise iş yerindeki problemlerle uğraşmaktadır.Montelík má navíc problémy v práci.
Reklamcılıkla uğraşmaktadır.Věnoval se publicistice.
Çalışan nüfusun ise % 56,7'si tarım ile uğraşmaktadır.Zemědělství je neméně důležité, protože poskytuje obživu 55,4 % populace.
Nexus, Cena ile uğraşmaya devam etti.Nexus poté pokračoval v napadání ostatních wrestlerů.
Yalnızca edebiyat ile uğraşmaktaydı.Potom se věnoval pouze literatuře.
İlk yerleşenler kervancılık ve hayvancılıkla uğraşmaktaydı.První osadníci se zabývali lesnickými pracemi a chovem zvířat.
Ona göre Marksizm kendi içinde ve kendisi için olan, insanlıktan bağımsız bir gerçeklikle uğraşmaz.Gramsciho marxismus nepojednává o realitě, která existuje sama o sobě, nezávisle na lidech.
Fotoğrafçılıkla uğraşmaktadır.Věnuje se fotografii.
Köylüler tarımla uğraşmanın yanında hayvancılıkla da uğraşmaktadırlar.Jsou schopni s nimi spolupracovat i při hlídání stád.
Köyde insanlar kendi ihtiyacını sağlamak amacıyla; hayvancılık ve tarımla uğraşmaktadırlar.V případě nutné potřeby musí být připraven se obětovat pro život a spásu stáda.
Ömer İnönü siyaset ile hiç uğraşmadı.Hromádky si však s politikou nikdy nezadal.
Halkın çok az bir bölümü tarımla uğraşmaktadır.O mică parte a populației este metisă.
Ayıltmak için uğraşmanıza gerek yoktur.Nu e nevoie să săriți.
Londra'ya kaçtı ve yeniden ticaretle uğraşmaya başladı.El revenise la Londra și se ocupă de recrutări.
Ayrıca karışıklık ve mali problemlerle uğraşmaya devam etmiştir.Ea i-a tolerat adulterul și problemele financiare.
Uzun uğraşmalardan sonra suçlu yakalanır, bir ağaca asılır.În luptele care urmează, Durul este omorât, dar îl ia cu el pe Spânzurat.
Bu hadis bazı kaynaklarda "Habeşliler sizinle uğraşmadıkça siz de onlara uğraşmayınız.Cine-ar putea mijloci la El, fără îngăduința Sa?
1975 yılından bugüne grafik ve karikatür sanatıyla uğraşmaktadır.În 1975 se dedică studiului picturii și Istoriei Artelor.
Bunun nedeni ise Ekreklilerin büyük çoğunluğunun ticaretle uğraşması ve kavgacı bir yapıya sahip olmasıdır.În primul rând, vom trata mai pe larg tema creării unor mărci puternice și a unui capital de piață al mărcii.
Babası avcılıkla uğraşmaktadır.Soția lui este o vânătoare de bărbați.
Köyün erkekleri balıkçılık ile uğraşmaktadır.Locuitorii se ocupau cu activitǎți de pescuit.
Daha sonraları ise aynı zamanda müzikle de uğraşmaya başlamıştır.În cele din urmă găsește soluția problemei sale prin intermediul muzicii.
Ama ayaklanmayı bastırmak için uzun bir süre daha uğraşmak zorunda kaldı.I-a luat mult timp să-ți revină din depresie.
Satrançla uğraşmaya başladı.Perecerea începe cu joc.
Pazar günü öğle vakitlerine doğru artık insanlar yangını söndürmeye uğraşmayı bırakıp, kaçmaya başladılar.Vasárnap délelőttre az emberek felhagytak azzal, hogy megpróbálják eloltani a tüzet és csak menekültek.
Köyün neredeyse tamamı fındıkçılıkla uğraşmaktadır.Majdnem az egész falu pálinkaégetéssel foglalkozott.
Köy halkının bir kısmı küçük balıkçılık ile uğraşmaktadır.A lakosság kisebb része halászattal foglalkozik.
3956 aile çiftçilikle uğraşmaktadır.Ma 4957 lakossal büszkélkedhet.
Bu da birçok sosyal sorunla uğraşmalarına neden oldu.Ez sok nehezen megoldható társadalmi problémát okoz.
11 yıl halk dansları yapmış halen dansla uğraşmakta.Tíz év néptáncolás után kezdett viseleteket készíteni.

İlgili Sayfalar