uğraşma ile cümle
uğraşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız.!ماذا نحن لا نقوم بأشياء مثل الدراسة
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız.ノドは大丈夫ですか?
Evet, kesinlikle. Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.Mas quando a Einstein precisa de relaxar do seu trabalho a educar o público, adora experienciar as artes.
Ev yapımı ilaçlarla uğraşma.Esqueça seus remédios caseiros.
Ev yapımı ilaçlarla uğraşma.To ty nas w to wciągnęłaś. Przez tego twojego pieprzonego Rivoallana.
Ev yapımı ilaçlarla uğraşma.Забрави домашните си илачи.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Dar în același timp, biologii conservatori conștientizează că veștile proaste îi deprimă pe oameni.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.De ugyanakkor, a természetvédelmi biológusok kezdenek ráébredni, hogy a rossz hírek lelombozzák az embereket.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Jednocześnie ekolodzy uświadamiają sobie, że złe wieści mają negatywny wpływ na ludzi.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.하지만 그와 동시에 보호 생물학자들은 나쁜 소식들이 사람들을 낙담시킨다는 걸 깨닫고 있습니다.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Nhưng đồng thời, các nhà sinh học bảo tồn đang nhận ra rằng tin tức xấu làm thất vọng mọi người.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Pero al mismo tiempo, los biólogos conservacionistas notan que las malas noticias deprimen a la gente.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Tegelijkertijd realiseren conservatiebiologen zich dat mensen afknappen op slecht nieuws.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.Αλλά, την ίδια στιγμή, οι οικολόγοι βιολόγοι συνειδητοποιούν ότι τα άσχημα νέα απογοητεύουν τους ανθρώπους.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.אבל באותו זמן, ביולוגים לשימור מבינים שחדשות רעות מניעות אנשים לפעולה.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.لكن في نفس الوقت بدأ يدركعلماء البيولوجيا الانحفاظية بأن الأخبار السيئة تحزن الناس.
Fakat aynı zamanda, koruma biyologları farketti ki, bu kötü haberler insanları uğraşmaktan soğutuyor.人々を委縮させることにも気づいています レッドリストは絶滅危惧や絶滅寸前の
Fakat bütün bu zaman aralığında Britanya arka planda Fransa'ya uğraşmaya devam ediyor. .Ale cały ten czas, Wielka Brytania jest w tle wydarzeń i próbuje obrzydzać życie Francji.
Fakat bütün bu zaman aralığında Britanya arka planda Fransa'ya uğraşmaya devam ediyor. .그럼에도 불구하고 이 모든 시간동안 그레이트 브리튼은 배후에서 프랑스를 귀찮게 하려고 노력하고 있었습니다.
Fakat bütün bu zaman aralığında Britanya arka planda Fransa'ya uğraşmaya devam ediyor. .Maar Groot-Britannië probeert telkens Frankrijk dwars te zitten.
Fakat bütün bu zaman aralığında Britanya arka planda Fransa'ya uğraşmaya devam ediyor. .Ovšem celou tu dobu je Británie v pozadí, snaží se Francii škodit.
Fakat bütün bu zaman aralığında Britanya arka planda Fransa'ya uğraşmaya devam ediyor. .Але, весь цей час Британія перебуває у такому собі непомітному положенні намагається розхитати Францію.
Fakat müzik, uğraşması muhteşem bir şey.אבל נהדר להתחבר למוסיקה.
Finlandiya’da müzik ile uğraşma olanakları boldur.En Finlandia existen múltiples maneras de dedicarse a la música.
Finlandiya’da müzik ile uğraşma olanakları boldur.I Finland finns många möjligheter att syssla med musik.
Finlandiya’da müzik ile uğraşma olanakları boldur.Il existe de nombreuses possibilités de pratiquer des activités musicales en Finlande.
Finlandiya’da müzik ile uğraşma olanakları boldur.Suomessa on monia mahdollisuuksia harrastaa musiikkia.
Finlandiya’da müzik ile uğraşma olanakları boldur.В Финляндии имеется множество возможностей для занятий музыкой.
Finlandiya’da müzik ile uğraşma olanakları boldur.تتوفر في فنلندا العديد من الإمكانيات لممارسة الموسيقى.
- Gidip Başbakan'a söyle... ...artık Kraliyet Vakfı'yla uğraşmayı bıraksın.- Menj és mondd meg az Elnöknek, hogy ne akarja többször megingatni a Királyi Alapítványt.
- Gidip Başbakan'a söyle... ...artık Kraliyet Vakfı'yla uğraşmayı bıraksın.Πες αυτό στον Πρόεδρο. Να μην καν σκεφτεί να διαλύσει την Βασιλική Οικογένεια ξανά.
- Gidip Başbakan'a söyle... ...artık Kraliyet Vakfı'yla uğraşmayı bıraksın.اخبر الرئيس بهذا لا تتلاعب بالعائلة الملكية مرة اخرى
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.Ceea ce vedem sunt oameni care realmente luptă să descrie un nou fenomen care se petrece.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.우리가 보고 있는 것은 지금 일어나고 있는 이 새로운 것들을 기술하기위해 정말 열심히 씨름하고 있는 사람들입니다.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.Lo que estamos viendo realmente es gente luchando para describir lo que es esta nueva cosa que está pasando.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.O que estamos a ver são pessoas realmente a lutar por descrever o que é esta nova coisa que está a acontecer.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.We zien mensen die aan het worstelen zijn om deze nieuwe ontwikkelingen te beschrijven.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.Widzimy, że ludzie naprawdę zmagają się, żeby opisać te nowe zjawiska, które mają miejsce.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.Yang kita lihat sekarang orang-orang berjuang menggambarkan apa yang terjadi saat ini.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.Виждаме хора, наистина борещи се да опишат какво е това ново нещо, което се случва.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.Мы сталкиваемся с тем, что люди стараются описать это новое мышление, к которому они приходят.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.אנו רואים שאנשים ממש נאבקים לתאר את הדבר החדש שמתרחש כעת.
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.مانراه فعلا أناس يتصارعون لتوضيح ماهية الأشياء الجديدة الحاصلة
Gördüğümüz insanların olan yeni şeyin ne olduğunu tanımlamaya uğraşması.それを表現するのにふさわしい言葉を模索しています 例えば慈善資本主義
Hadi burada biraz gayrimenkul değerlerle işlem yapalım çünkü biraz reel matematikle uğraşmak istiyorum. .A ve skutečnosti všechno tohle bude opakování toho, co budu dělat a na to potřebuji volné místo.
Hadi burada biraz gayrimenkul değerlerle işlem yapalım çünkü biraz reel matematikle uğraşmak istiyorum. .우선 여기 공간을 좀 만들께요 왜냐하면 실제로 계산을 할거거든요
Hadi burada biraz gayrimenkul değerlerle işlem yapalım çünkü biraz reel matematikle uğraşmak istiyorum. .Zrobię sobie trochę więcej miejsca, żeby na poważnie zająć się liczeniem.
Hadi burada biraz gayrimenkul değerlerle işlem yapalım çünkü biraz reel matematikle uğraşmak istiyorum. .Отже, дозвольте мені використати деяке обладнання тут, тому що я хочу виконати деякі математичні розрахунки.
Hani uğraşmaya değer mi?Bạn biết đấy, có đáng làm vậy không?
Hani uğraşmaya değer mi?Czy warto probówać to osiągnąć?
Hani uğraşmaya değer mi?Es decir: ¿valdría la pena hacerlo?
Hani uğraşmaya değer mi?Ich meine, ist es das wert?
Hani uğraşmaya değer mi?그렇게 할 만한 가치가 있을까요?
Hani uğraşmaya değer mi?Merită să ajungi acolo?
Hani uğraşmaya değer mi?Ne val la pena?
Hani uğraşmaya değer mi?O que é que obtemos? Valerá a pena tentar fazer isso?
Hani uğraşmaya değer mi?Vous savez, est-ce que ça vaut la peine d'essayer?
Hani uğraşmaya değer mi?Weet je wel, is het het waard om zover te komen?
Hani uğraşmaya değer mi?Ξέρετε, αξίζει ο κόπος του να κάνεις όλη αυτή την διαδικασία;
Hani uğraşmaya değer mi?А стоит ли вообще этим заниматься?