uğraşma ile cümle

uğraşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Jednání s jinými lidmi vyžaduje jistý druh přizpůsobivosti, který nemohou obsáhnout žádná pravidla.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.사람을 상대하는 일은 그 어떤 규칙들도 아우르지 못하는 일종의 유연성을 요구합니다.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Lidar com outras pessoas requer um tipo de flexibilidade que nenhum conjunto de regras consegue alcançar.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Lucrul cu alţi oameni cere un fel de flexibilitate pe care niciun set de reguli nu o poate cuprinde.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Met andere mensen omgaan vraagt een bepaalde flexibiliteit die geen enkele set regels kan omvatten.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Porozumiewanie się z innymi wymaga pewnej elastyczności, której żaden zbiór zasad nie obejmie.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Traiter avec autrui demande une sorte de souplesse qu'aucun ensemble de règles de peut englober.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Tratar con otras personas exige un tipo de flexibilidad que ninguna regla puede contemplar.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.Общение с окружающими требует такой гибкости, которая не может быть предусмотрена в правилах.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.שלעיתים קרובות כאשר באים במגע עם אנשים, יש צורך בכיפוף הכללים. מגע עם אנשים אחרים
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.فالتعامل مع الاخرين يتطلب نوعاً من المرونة لا يمكن لاي حزمة من المقايس ضبطها او ان تشملها
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir.既存のものさしには含まれない 柔軟さを必要とします 賢い人はそのタイミングと
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Es cierto, creía que tratar con estas almas enfurecidas me iba a volver loco.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.É verdade, pensei que lidar com estas almas enraivecidas daria comigo em doido.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.È vero, ho pensato che affrontare queste anime rabbiose una ad una mi avrebbe condotto alla pazzia.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Jag trodde att jag skulle bli galen av att prata med alla själarna.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Jeg troede, at jeg ville blive skør af at tale med alle sjælene.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Luulin, että sielujen käsittely yksitellen tekisi minut hulluksi.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Prawdą jest, że dochodzenie do ładu z każdą z tych dusz doprowadziło mnie niemal do obłędu.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Πράγματι, νόμιζα ότι η σχέση με αυτές τις οργισμένες ψυχές θα με τρέλαινε.
Doğru, bu öfkeli ruhlarla tek tek uğraşmanın beni delirteceğini sandım.Да, я думал, что если буду иметь дело с этими неистовыми душами, то это сведёт меня с ума.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Ad essere sinceri lo studio della spettroscopia non è molto divertente.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Ce n'est pas très marrant de faire de la spectroscopie.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Het is niet erg leuk om aan spectroscopie te doen.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.분광학이란건 별로 재미있는일은 아닙니다.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.La espectroscopia no es algo divertido.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Nem annyira vidám dolog spektroszkópiával foglalkozni.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Spectroscopia nu e foarte spectaculoasă.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Spektroskopie ist nicht sonderlich spannend.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.W spektroskopii jest mało zabawy.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Вообще, занятие спектроскопией особо веселым не назовешь.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.Не е много забавно да се занимаваш със спектроскопия.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.זה לא תענוג גדול לעסוק בספקטרוסקופיה.
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.ليس أمرًا هزلاً ان تقوم بالإسبيكتروسكوبي
Doğrusu spektroskopiyle uğraşmak çok da eğlenceli değil.ブルガリアにいる私の同業者の一人、
Düzeltmekle uğraşmayacağım.De todos modos, no lo voy a corregir.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.Je ne le corrige pas de toute façon.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.아무튼 저는 그런 일을 지적하지 않을 겁니다.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.Nie poprawiam cię.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.Non ti correggerò comunque.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.Nu te voi corecta, oricum.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.Δεν θα το διορθώσω, έτσι κι αλλιώς.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.Няма да го коригирам.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.אני לא אתקן את זה בכל מקרה.
Düzeltmekle uğraşmayacağım.لن أصححه على أي حال.
Eğer daha önce uğraşmadı iseniz.les dará una mejor comprensión del material y hara
Eğer daha önce uğraşmadı iseniz.Nós não te ensinamos como programar. probabilísticos?
Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.예술 활동을 하는 걸 좋아한답니다
Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.Men när Einstein behöver vila från sitt jobb att undervisa allmänheten, älskar hon att syssla med konst.
Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.Pero cuando Einstein necesita relajarse del trabajo de educar al público, le encanta abrazar las artes.
Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.לחנך את הציבור, היא אוהבת להתעניין באמנות.
Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.تعليم العامة، تُحب الاتجاه نحو الفنون.
Einstein, halkı eğitme işinden dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda, sanatla uğraşmayı sever.ウガンダの子供たちに ダンスパートナーが必要なら
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız.어, 우리는 공부 같은 거 안해
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız.Me emme opiskele
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız.My nepraktizujeme také veci ako učenie...
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız.My neprovozujem takové věci jako učení...
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız.Tak, my nigdy się nie uczymy
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız.Tụi này không làm những chuyện kiểu như học hành.
-Evet! Biz çalışmak gibi şeylerle uğraşmayız..כן.. אנחנו לא עושות דברים כמו ללמוד

İlgili Sayfalar