uğraşma ile cümle
uğraşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hani uğraşmaya değer mi?Заслужава ли си да се опитаме да стигнем до там?
Hani uğraşmaya değer mi?Чи варто взагалі цим займатися?
Hani uğraşmaya değer mi?אתם יודעים, האם זה שווה לנסות להגיע לשם?
Hani uğraşmaya değer mi?هل يستحق المحاولة للحصول عليه؟
Hani uğraşmaya değer mi?デジタル化する必要があるのか?
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Anh chẳng cần phải cố gắng vẫn giỏi mọi thứ, dù là học hành hay chơi thể thao.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Du är bra på allting utan att försöka även om det är betyg eller sport.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Du bist in allem gut ohne es vorher überhaupt ausprobiert zu haben, ob es nun Noten sind oder im Sport.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Jestes dobry we wszystkim bez najmniejszego wysiłku, nieważne czy chodzi o naukę, czy o sport.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Jij bent goed in alles zonder het zelfs te proberen of het nou cijfers zijn of sporten.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Kau baik dalam segala hal bahkan tanpa berusaha, tidak peduli dalam pembelajaran atau olahraga.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.노력하지도 않아 공부도 운동 모든 걸 잘 하고
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Riesci a fare tutto bene senza neanche sforzarti, che si tratti di voti o di sport.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Tebi gre vse tako zlahka od rok, pa če gre za ocene ali šport.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Tu es bon à tout alors que tu ne fais aucun effort, que ça soit les études ou le sport.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Tu esti bun la toate fara macar sa te straduiesti fie note sau sport.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Είσαι καλός στα πάντα χωρίς καν να προσπαθήσεις, είτε αυτό είναι οι βαθμοί ή αθλήματα.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.Даже не прилагая усилий, ты хорош во всем, будь то учеба или спорт.
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin..אתה טוב בכל דבר בלי לנסות אפילו בין אם זה ציונים או ספורט
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.فأنت جيد فى كل شىء بدون حتى أن تحاول سواء كان الأمر بخصوص درجاتك أو فى الرياضة
Hatta not veya spor olsun uğraşmadan herşeyde iyisin.女の子にももてて
Hepimiz ölüm miti, ölümden sonra bizi bekleyen dünya, yaşlanan büyüklerimiz ile uğraşmak zorundayız.죽음의 수수께끼와, 사후 세계, 노화 문제와도 대면해야 하고요.
Hepimiz ölüm miti, ölümden sonra bizi bekleyen dünya, yaşlanan büyüklerimiz ile uğraşmak zorundayız.We moeten allemaal omgaan met het mysterie van wat ons wacht na de dood, de ouderen die wegvallen in ouderdom.
Hepimiz ölüm miti, ölümden sonra bizi bekleyen dünya, yaşlanan büyüklerimiz ile uğraşmak zorundayız.כולנו נאלצים להתמודד עם תעלומת המוות, עם העולם המצפה לנו אחרי המוות, עם הקשישים שהולכים ומזדקנים.
Hepimiz ölüm miti, ölümden sonra bizi bekleyen dünya, yaşlanan büyüklerimiz ile uğraşmak zorundayız.كلنا لدينا مشكلة لغز الموت والعالم الذي ينتظرنا بعد الموت الشيخوخة وسنين الكهولة
Hepimiz ölüm miti, ölümden sonra bizi bekleyen dünya, yaşlanan büyüklerimiz ile uğraşmak zorundayız.衰えて行く高齢者に 向き合わねばなりません これら全てが人間共通の体験です
Her şeyi orantılı çizmekle uğraşmayacağım... ...ama etrafında dolanan iki elektronu vardır.Có lẽ tôi ko nên vẽ theo đúng tỉ lệ nhưng nó có 2 electron bay xung quanh
Her zaman olan şeyler. Düzeltmekle uğraşmayacağım.Stáva sa to denne, už nebudem to opravovať.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Ich musste nie mit einem Stromausfall fertigwerden.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Je n'avais jamais eu affaire à une panne de courant.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.그 곳에선 정전 같은 건 겪어본 적도 없습니다.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Nigdy nie miałam problemów z brakiem prądu.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Nikdy som sa nemusela vysporiadať s internetovým výpadkom.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Non avevo mai avuto a che fare con un blackout.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Nu avusesem niciodată o pană de curent.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Nunca tive que lidar com um "apagão".
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Nunca tuve que lidiar con un apagón.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Sosem kellett áramszünetekkel küszködnöm.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Ποτέ δεν αντιμετώπισα μπλακάουτ.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Не ми се е случвало да спре връзката.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.У меня никогда не было перебоев с сетью.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.Я ніколи не мала проблем з підключенням.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.אף פעם לא היתי צריכה להתמודד עם איפול.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.ولم يحدث لي أن واجهت أي انقطاع للتيار الكهربائي.
Hiç elektrik kesintisiyle uğraşmam gerekmemişti.ケニアでは事情が全く異なり
İlk puzzle'ım, altıncı sınıfta iken, öğretmenim dedi ki, " Hadi bakalım, el işleri ile uğraşmayı seviyor.6학년 때, 선생님이 말하시길, "재 좀 봐, 만드는 것을 좋아하는 구나. 건축용 종이를 오려 게시판에 쓸 글자를 만들어 주었음 하는데."
İlk puzzle'ım, altıncı sınıfta iken, öğretmenim dedi ki, " Hadi bakalım, el işleri ile uğraşmayı seviyor.lớp 6, cô giáo tôi nói: "Xem nào, cậu này thích làm đồ vật.
İlk puzzle'ım, altıncı sınıfta iken, öğretmenim dedi ki, " Hadi bakalım, el işleri ile uğraşmayı seviyor.Когда я был в 6-м классе, учитель сказал: "Этот парень любит мастерить.
İlk puzzle'ım, altıncı sınıfta iken, öğretmenim dedi ki, " Hadi bakalım, el işleri ile uğraşmayı seviyor.כיתה ו, המורה שלי אמר, "או, בוא נראה, הבחור ההוא, הוא אוהב לעשות דברים. אני אתן לו לחתוך אותיות מקרטון ביצוע
İlk puzzle'ım, altıncı sınıfta iken, öğretmenim dedi ki, " Hadi bakalım, el işleri ile uğraşmayı seviyor.في الصف السادس .. معلمي قال, لنرى هذا الفتى .. هو يحب أن يصنع أشياء سأخذ منه ورقة صغيرة وأعلقها على
İlk puzzle'ım, altıncı sınıfta iken, öğretmenim dedi ki, " Hadi bakalım, el işleri ile uğraşmayı seviyor."この子は 何か作るのがすきなんだよ 彼の為に 工作用紙から 切り出した文字を 板にはったので 見てみよう
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.As pessoas não têm tempo nem paciência para esperar que brinque com os códigos em cada palavra ou frase.
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.Az embereknek nincs ideje vagy türelme megvárni, míg én kódokkal szórakozom minden szónál vagy kifejezésnél.
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.단어나 구절을 입력하기 위해서 입력 코드들과 씨름하는 동안, 사람들은 저를 기다려 주지 않거든요.
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.La gente no tiene tiempo o paciencia para esperar que toque esas teclas para cada palabra o cada frase.
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.Lidé nemají čas nebo trpělivost, aby čekali, až si pohraji s kódy pro každé slovo nebo frázi.
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.Oamenii nu au timpul sau răbdarea să aștepte după mine să experimentez pentru fiecare cuvânt sau frază.
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.Orang-orang tidak punya waktu atau kesabaran menunggu saya mengutak-atik kode untuk setiap kata atau frase.
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.Хората нямат време, нито пък търпение, да ме чакат, докато се оправя с кодовете за всяка дума или фраза.
İnsanların her kelime ya da cümle için kodlarla uğraşmamı bekleyecek kadar zamanı ve sabrı yok.לאנשים אין את הזמן או הסבלנות כדי לחכות שאני אשחק עם הקודים לכל מילה במשפט.