uğraş ile cümle
uğraş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Shenxiu çok uğraşmasına rağmen başka bir dörtlük yazamıyordu.Shenxiu berusaha keras tetapi tidak mampu membuat dengan ayat lain.
Ta Temmuz 1624'te kadar para reformu ile uğraştı.Zaman tersebut berlangsung dari Juli 1615 sampai Februari 1624.
Yirmi üç yaşındaydık ve yıllardır uğraşıyorduk.13 Pagi - Hampir tiga belas tahun, kita bekerja.
Konseyin kendisine verdiği görevleri yapmakla uğraşır.Ia pun menerima tugas yang diberikan kepadanya.
Çocukluğundan beri jimnastik, yüzme sporu ve biatlon sporuyla uğraşmaktadır..Dia adalah penggemar olahraga, dan melakukan senam, renang dan biatlon sejak kecil.
Ayrıca arıcılıklada uğraşılmaktadır.Ia pun terpaksa pulang dengan perasaan terhina.
Onunla uğraşmak istemezsiniz.Mereka tidak sanggup membantah-Nya.
Bu uğraşlar ancak çok yıllar sonrası bilinir oldu.Usaha tersebut dirasakan manfaatnya beberapa tahun kemudian.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Mereka juga berpuasa dan berzikir.
Henüz yeni yeni bağcılıkla da uğraşılıyor.Mereka pun terjebak dalam masalah baru.
Kız cümlelerinin kendini daha büyük ve olgun göstermesi için uğraşır.Harry kemudian ingin membuktikan dirinya cukup matang dan dewasa.
Hediyelerini de geri vermek için çok uğraştı ancak Yakup zorla kabul ettirdi.Ia ingin mencicipi sedikit saja masakan itu, namun Yakub menolaknya.
Uzun uğraşlar ardından Saruman pes ederek geri döndü ;ancak Mavi Büyücüler orada kaldılar.Setelah itu Ia kembali kepada murid-murid-Nya itu dan mendapati ketiganya sedang tidur, karena dukacita.
Houston'daki şov için yapabileceğimiz şeylere odaklandık ve iyi bir zaman geçirmeniz için uğraşıyoruz.Kami di sini untuk menunjukkan bakat kita dan kita bisa melakukannya dengan benar untuk saat ini.
Bunlar bir zamanlar matematik felsefecilerinin başlıca uğraşı alanıydı.Ini adalah salah satu dari banyak perkara yang diperhatikan di dalam filsafat matematika.
Bir kısmı da ticaretle uğraşır.Sebagian lainnya adalah pedagang.
Büyü ile uğraşan kişiler büyücü ya da sihirbaz olarak tanımlanır.Bahkan ada yang menganggapnya sebagai penyihir dan pesulap ulung.
Gizemli ve karışık davaları çözmekle uğraşır.Dia bekerja untuk menyelesaikan kasus-kasus rumit dan gaib.
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.Kononlah pula ayah Muhammad Ali ini berjualan tembakau dan juga merupakan seorang saudagar.
Bazı kişisel şeylerle uğraşıyordum.Saya serius sekali menangani kasus-kasus ini.
Onlar çocukları korumak için 20 yıl uğraştılar ve bana teşvik ve destek verdiler.Họ đã làm việc trong lĩnh vực bảo vệ trẻ em trong hai mươi năm và chỉ bao giờ cho tôi sự khích lệ và hỗ trợ.
İsviçre Uzay Ofisi değişik uzay teknolojileri ve programları ile uğraşan bir kurumdur.Văn phòng Không gian Thụy Sĩ tham gia một số công nghệ và chương trình không gian.
Kwolek, Kevlar'ın pratik uygulamaları geliştirmeyle çok fazla uğraşmadı.Tuy nhiên, Kwolek đã không tham gia nhiều vào việc phát triển các ứng dụng của Kevlar.
Uzun uğraşlardan sonra (1708) bunlar tekrar eski yerlerine yerleştiler.Tuy nhiên, chỉ mới năm sau (Canh Tý, 1780), thì lại cho lui về nơi cũ.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.Năm 1839 bà có địa vị như giáo viên của nhiều gia đình tại Yorkshire, duy trì cho đến năm 1841.
İlk Avrupalı kafilelerin bu topraklara gelişi Fransızlar ve kürk ticareti ile uğraşanlar vasıtasıyla olmuştur.Những người châu Âu đầu tiên đã khu vực này là những nhà truyền giáo Pháp và những nhà buôn lông thú.
Beş yaşından beri softbol, atletizm, kick boks ve jimnastik gibi spor dallarıyla uğraştı.Cô đã tham gia rất nhiều môn thể thao từ khi lên 5 tuổi, gồm có bóng mềm, track, kickboxing và gymnastics.
20 yıl yıl boyunca halvethanesinde riyazetle uğraştı.Ông có thời gian công tác 20 năm tại tỉnh Bắc Thái.
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.Nếu không có duyên cớ mà vẫn xem thì không hiệu nghiệm.
Eski Yunanlardan beri matematikçiler tüm bu problemleri çözmek için boşuna uğraştı.Các nhà toán học đã tốn công vô ích để giải tất cả các bài toán này từ thời Hy Lạp cổ đại.
Burada yaşayanların avcılıkla uğraştıkları söylenmektedir.Người ta cho rằng chúng di cư là để săn mồi.
Wittgenstein’in çeşitli korkuları ve depresyonları uğraşarak saatler harcadı.Ông đã dành nhiều thời gian giúp đỡ Wittgenstein vượt qua nhiều nỗi ám ảnh và sự thất vọng thường xuyên.
Kelt müziği ile uğraşmaktadırlar.Born to Run trên AllMusic.
McDonagh ayrıca sinema ile uğraşmaktadır.Shindong cũng tham gia đóng phim.
Uzun uğraşılardan sonra, buradan kurtuldu.Sau nhiều cố gắng lớn, ông ta đã đến nơi.
Babası sıhhi tesisatçılık işiyle uğraşıyordu, annesini 3 yaşında iken kaybetmişti.Mẹ ông qua đời vì bệnh lao khi ông mới được 3 tuổi.
Yazma uğraşını çocuk edebiyatı üzerine kurmuş bir edebiyatçıdır.Tiểu sử ngắn do một học giả viết.
Ticaretle uğraşmıştır.Tiêu Hữu Doanh.
HUAC'ın faaliyetlerini, "Bugün en Amerikan karşıtı bir durumla uğraşmak zorundayız.“TS Cù Huy Hà Vũ: Ðồng hành quân sự với Hoa Kỳ là mệnh lệnh của thời đại”.
İlçede önemli oranda ticaretle uğraşan bir kesim vardır.Lê Trọng Thứ khẩn khoản mãi Trinh Doanh mới đồng ý.
Bu sırada kendi taraftarlarını önemli işlere yerleştirme ile uğraştı.Ông bắt đầu đưa các con trai của mình vào các chức vụ quan trọng.
Yalnız, parasız ve çocukluğundan kalma sağlık sorunları da dahil pek çok sorunla uğraşmak zorunda kalır.Khi còn trẻ cô phải chịu đựng rất nhiều vấn đề về sức khỏe bao gồm hen suyễn mãn tính.
Tac Mahal maketiyle uğraşmaya devam etti.Tuấn vẫn cứ tiếp tục chọc ghẹo Quỳnh.
Kısa sürede ticaretle uğraşıp zengin olur.Về sau trở nên giàu có, sống lâu.
Tarım, ahalinin büyük çoğunluğunun ana uğraşıdır.Nghề nông là nghề chính của đại đa số nhân dân trong huyện.
Bu halk bölgedeki ilk tarımla uğraşan kişilerdi.Họ là những người đầu tiên khám phá ra khu vực này.
Dokuz çocuklu geniş ailesiyle toprakla uğraşmaya başlamış...”"Tôi đã sống ở đó cùng ba mẹ thời thơ ấu (tôi là con một).
Özellikle Davy onu fazlasıya uğraştırır.Eduard đặc biệt khá về mảng IT.
Uzun süren uğraşların ve belirlenen planların ardından saldırıya geçilir.Hãy luôn ghi nhớ và tuân theo các mục tiêu đã đề ra trong suốt quá trình dự án.
2 yıl boyuncu graffiti ile uğraştı.Khoảng hai tháng trước ông Thanh bị "ho nặng".
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Tống Thái Tông sai Lư Đa Tốn viết thư trả lời Lê Hoàn.
Lono bu aralar yeni ayakkabılarıyla uğraşan çok sert ama aslında iyi bir adamdır.Shizuo mặc dù rất nóng nảy, trẻ con nhưng thực ra là một người tốt.
21 Mart 2008'de sakatlık sorunlarıyla uğraşan Miami Heat ile 10 günlük kontrat imzaladı.2008年3月21日、けが人の多いマイアミ・ヒートと10日間契約を結んだ。
Ancak yüksek derecede beceri gerektiren bir uğraştır.非常に難度の高い作業。
Bu gibi şeylerle uğraşmayı tercih ediyorum.そういうものをつくっていきたいんです。
About.com'dan Bill Lamb, şarkının "görünüş becerisi" ile uğraştığını belirtti.アバウト・コムのビル・ラムは歌を「外観の技巧」との関係で描写した。
Sörf ile uğraşmıştır.サーフィンをしている。
Halkın büyük çoğunluğu seracılıkla uğraşmaktadır.その原因の大半は和麻や綾乃である。
Az da olsa hayvancılık ve tarımla uğraşan kesim de vardır.かぐやが素の自分を出せる数少ない相手でもある。
Reklamcılıkla uğraşmaktadır.宣伝に携わる。