uğraş ile cümle
uğraş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kültür balıkçılığı ve arıcılık da önemli uğraş alanlarındandır.Desigur, culesul și pescuitul rămân, în continuare, îndeletniciri importante.
Tanımlama, bilimsel bilgi ve kanıtlama gibi konularla bu eserinde uğraşır.Lipsesc din el, de exemplu, termenii din arte și științe.
Aynı dönemde Macaristan üzerinde hâkimiyet kurmak için uğraş veren bir başka devlet de Avusturya'ydı.Alte destinații preferate de cei care căutau o viață nouă includeau Australia.
O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.De atunci, el se ocupă cu activitățile religioase.
O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.De atunci, el este implicat în activități religioase.
Pazar günü öğle vakitlerine doğru artık insanlar yangını söndürmeye uğraşmayı bırakıp, kaçmaya başladılar.Vasárnap délelőttre az emberek felhagytak azzal, hogy megpróbálják eloltani a tüzet és csak menekültek.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.Ősszel el kellett raktározniuk a gyűjtögetett élelmet és ruházatot kellett készíteniük a télre.
Jack, Doktor'u bulmak için uğraştığını söyler.Jack meglepődik rajta, hogy Arzt is velük akar tartani.
Eski Yunanlardan beri matematikçiler tüm bu problemleri çözmek için boşuna uğraştı.A matematikusok már az ókori görögök ideje óta próbáltak megoldást találni ezekre a kérdésekre – mindhiába.
Özellikle Davy onu fazlasıya uğraştırır.Különösen Penny nagyon sokat foglalkozik vele.
Köyün neredeyse tamamı fındıkçılıkla uğraşmaktadır.Majdnem az egész falu pálinkaégetéssel foglalkozott.
Fakat bu siyasî ve askerî uğraşları yanında ülkesinin imarı için yaptırdığı büyük yapıları ile ün salmıştır.Meglepő, hogy diplomáciai és jogi tevékenysége mellett mekkora művet hagyott az utókorra.
Köy halkının bir kısmı küçük balıkçılık ile uğraşmaktadır.A lakosság kisebb része halászattal foglalkozik.
3956 aile çiftçilikle uğraşmaktadır.Ma 4957 lakossal büszkélkedhet.
1839’da Yorkshire’daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı.1839-ben különböző családoknál kezdett nevelőnőként dolgozni Yorkshire-ben, 1841-ig.
Bu da birçok sosyal sorunla uğraşmalarına neden oldu.Ez sok nehezen megoldható társadalmi problémát okoz.
11 yıl halk dansları yapmış halen dansla uğraşmakta.Tíz év néptáncolás után kezdett viseleteket készíteni.
Hatta ilk bakışta kolay bir uğraştır.Ez a szám első pillantásra is túlzásnak tűnik.
Çiftçilik ile uğraşmıştır.Földműveléssel foglalkoztak.
Bu yüzden Minkowski uzayının eğri bir genelleştirilmesi ile uğraşmıyoruz.Tehát a Minkowski-tér görbült általánosításával van dolgunk.
Genel uğraşları ise yerel seçimler olmuştur.Beremend települési választás eredményei.
Bu sırada atletizm sporu ile uğraşmaya başladı.Orvosi tanácsra kezdett el sportolni.
Petrolcülük işleriyle uğraşan ailesi Ekim Devrimi olunca Finlandiya'ya kaçar.Családjával Petrográdban maradt az októberi forradalom idején is.
Doug ise elektronik eşyalarla uğraşan biridir.Digit A digitális dolgokhoz ért.
Beş sene yatıp cezaevinden çıktıktan sonra bir süre takı işi ile uğraşmıştır.Öt évet töltött hadifogságban, majd hazatérése után polgári munkát vállalt.
Ayrıca ticaret ile uğraşanlarda vardır.Csak mások kötnek üzletet?
Jainizm insana ait en yüce mükemmelliğin ortaya çıkarılmasına uğraşır.Be akarja bizonyítani az Úrnak műve tökéletlenségét.
Bruni'nin şansölye olduğu yıllar( 1410-1411 ve 1427-1444 yılları arası) savaş yüzünden kesintiye uğraşmıştır.Kancellári éveit 1410–11 között, valamint 1427-től 1444-es haláláig háborúk árnyékolták be.
Kendi şirketini kurarak ticaret işiyle uğraştı.Ő végezte a cég kereskedelmi tevékenységének irányítását.
Köyü büyük çoğunluğu ticaretle uğraşmaktadır.Ezek döntő többsége kereskedelmi célú.
Söz ve müzik işleriyle Avril Lavigne ve Evan Taubenfeld uğraşmıştır.A dalt Avril Lavigne és Evan Taubenfeld írta és rendezte.
HUAC'ın faaliyetlerini, "Bugün en Amerikan karşıtı bir durumla uğraşmak zorundayız.Kalinske szerint, Sega amerikai ága: "Már egy jó ideje harcolt a Saturn architektúrája ellen."
Meereen'de Daenerys Targaryen, isyancılarla uğraşırken ciddi kayıplar verir.Meereenben Daenerys Targaryen-t minden oldalról szorongatják ellenségei.
Bir süre ticaretle uğraştı.Egy ideig műkereskedéssel foglalkozott.
Daha sonra serbest meslekle uğraştı.Később szabadúszóként dolgozott.
Daha sonra memleketine dönerek burada çiftçilikle uğraştı.Hazatérve ismét szervezkedni kezdett a parasztok körében.
Escher, sadece politik saldırılarla değil, hastalıklarla da uğraşmak zorunda kaldı.Wigglesworth nemcsak a betegségekkel, hanem a démonokkal szemben is felvette a harcot.
Ayrıca köyde arıcılıkla da uğraşılmaktadır.Vidéken rendezéssel is foglalkozott.
Köyün erkekleri balıkçılık ile uğraşmaktadır.A falu lakosai halászatból éltek.
20 yıl yıl boyunca halvethanesinde riyazetle uğraştı.20 éve foglalkozik tőzsdei befektetésekkel.
Her aile tarımla uğraşır.A család valamennyi faja élősködő.
Silah ticaretiyle uğraşırlar.Fegyvereink rosszakaróink ellen.
Salinger'ın 1970'lerdeki bir açıklamasına göre Jerry Lewis, Holden rolünü oynamak için yıllarca uğraştı.Sokan úgy gondolták, hogy a Led Zeppelin mellett a Yes fogja meghatározni az 1970-es évek hangzását.
Aynı zamanda resim sanatıyla uğraştı.Portréfestészettel is foglalkozott.
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.A négerek és a fehérek is csodálták.
Buna göre bir çiftçi, çiftçilikten başka bir işle uğraşamıyordu.Nem akart más lenni, mint földművelő.
Ticaretle uğraşmış ve bu nedenle Mısır'da bulunmuştur.Ezért jött ide és ezért találkozott Maria-val.
Bu adada daha çok denizcilikle uğraşanlar yaşamaktaydı.A szigeten több hajótulajdonos élt.
I. Dünya Savaşı'ndan sonra genellikle heykelcilik sanatıyla uğraşmıştır.Az első világháború után a Műcsarnok rendszeres kiállítója volt.
İnşaat çalışmaları çok uğraştırıcı ve masraflı olmuştur.Drágák voltak és bonyolult volt az építésük.
Bilimle uğraşır.História Tudósportál.
Bir süre çiftçilikle uğraştı.Sokáig a gazdászati pályán működött.
Svadya Krallığı, tahıl ürünleri ve yün satımı gibi işlerle uğraşmaktadır.A király olyan jelentős feladatokkal bízta meg őket, mint pénzverés vagy gabonabegyűjtés.
Bu defa da çıkan isyanlarla uğraştı.Este Újbrega a felkelők kezén volt.
Yaşamını sürdürdüğü köy, Dağyolu'nda çiftçilikle uğraşmıştır.Mellette alakult ki a falu, lakossága zömmel földműveléssel foglalkozott.
Fotoğrafçılıkla uğraşmaktadır.Sokat foglalkozik fényképezéssel.
Modellik yaşamının yanı sıra oyunculukla da uğraştı ve birçok yapımda yan rollerde oynadı.Számítógépes játékokkal is játszott, egyes műveiből is készült játék, vele szoros együttműködésben.
Şiir okuma ve yazma uğraşları arasındadır.Kapcsolatban az olvasás és írástanítás történetével.
Bu uğraşta başarılı olmasının baş nedeni Büyük Selçuklu Devletinin çökmesiydi.Ennek egyik első lépcsőfoka Íszín, a nagy hegemón eltakarítása volt.
Ancak yüksek derecede beceri gerektiren bir uğraştır.Amihez nagy ügyességre van szükség.