uğraş ile cümle

uğraş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Permanentní tetování s sebou vždy přináší i určitý druh rizika.
Geri kalan kesim ise ormancılıkla uğraşır.Zbytek směsi zastupuje koncentrovaný líh.
Eduardo'nun babası ihracat, giyim, emlak ve nakliye ile uğraşan bir sanayiciydi.Saverinův otec Roberto Saverin, byl obchodník pracující v sektoru oblečení, dopravy a nemovitostí.
Anayasa mahkemesi birincil olarak anayasal hukukla uğraşan yüksek mahkemedir.Vrcholnou soudní instancí mimo ústavní záležitosti je Nejvyšší soud.
Mussolini'nin hükümeti sivil idare işleri ve Almanya'ya işgücü temin edilmesiyle uğraştı.Mussoliniho o prostřednictví v mezinárodním jednání o německých požadavcích.
Aynı zamanda tarımla uğraşan nüfus, meyve (çilek, üzüm, elma, ceviz, badem gibi) ve sebze üretimi yapmaktadır.Potravu však sbírají také na listech (housenky apod.) a živí se také ovocem a bobulemi.
Köylüler tarımla uğraşmanın yanında hayvancılıkla da uğraşmaktadırlar.Jsou schopni s nimi spolupracovat i při hlídání stád.
Köyde insanlar kendi ihtiyacını sağlamak amacıyla; hayvancılık ve tarımla uğraşmaktadırlar.V případě nutné potřeby musí být připraven se obětovat pro život a spásu stáda.
Halk genellikle tarımla uğraşır.Většinou gestikulujeme když s někým mluvíme.
Ömer İnönü siyaset ile hiç uğraşmadı.Hromádky si však s politikou nikdy nezadal.
Burada Hasanlı Kürtlerinin isyanları ile uğraşıp asayişi yeniden temin etti.Zde kostel po řádné konzervaci znovu nechal postavit.
Bu Kültepe kazıları için Tahsin Özgüç 57 yıl uğraşmıştır.Tento maďarský spekulant se sám věnoval obchodování na burze snad 70 let.
Bu yer aynı zamanda sosyalleşme ve entelektüel uğraşılar için de kullanılırdı.Spojili se ze sociálních a intelektuálních důvodů.
Bu aktivite ile uğraşan kişiye vücut geliştirici (Bodybuilder) denir.Člověk, který se tímto oborem zabývá, se nazývá organolog.
Kuramsal çalışmalarının yanı sıra, çevirmenlik ve oyun yazarlığı uğraşlarını sürdürmektedir.Kromě své neperspektivní práce se poflakuje a hraje videohry.
13 Haziran 1750'de Afrika'da ticaretle uğraşan tüccarlar Gambiya'nın yönetimini ele geçirdi.La 13 iunie 1750 compania de comerț din Africa și-a asumat administrația Gambiei.
Astronomi amatör olarak ile uğraşan kişilere "amatör astronom" denir.Orice persoană care practică astronomia de amatori este numit „astronom amator”.
Bu uğraşlar ancak çok yıllar sonrası bilinir oldu.Semnificația acestor măsuri nu va fi simțită decât secole mai târziu.
Gündelik işlerle uğraştı, 6 yılda 19 kitap çevirdi sonra bir gazete için muhabir olarak çalıştı.A muncit ca traducător, (19 cărți în 6 ani), iar mai apoi a fost corespondentul unui ziar.
Bu yüzden Minkowski uzayının eğri bir genelleştirilmesi ile uğraşmıyoruz.În consecință, acum avem de-a face cu o generalizare a spațiului Minkowski.
Oyunun kuralları oldukça basit olmasına rağmen oynarken çok fazla uğraş gerektirir.Cu toate că regulile de joc sunt extrem de simple, jocul este destul de dificil.
Sultan Sencer, batı işlerinden çok doğu ile uğraştı.A remarcat adeseori că Vestul are mult de învățat de la Est.
Halkın çok az bir bölümü tarımla uğraşmaktadır.O mică parte a populației este metisă.
Ayıltmak için uğraşmanıza gerek yoktur.Nu e nevoie să săriți.
Çiftçilikle uğraştı.A fost de meserie agricultor.
Daha çok geleneksel müzikle uğraşan bir aile.Provine dintr-o familie cu tradiție muzicală.
Yahudilerin çoğu tarımla veye ticaretle uğraştı.Majoritatea evreilor irakieni era activă în domeniul comerțului.
Londra'ya kaçtı ve yeniden ticaretle uğraşmaya başladı.El revenise la Londra și se ocupă de recrutări.
Ayrıca karışıklık ve mali problemlerle uğraşmaya devam etmiştir.Ea i-a tolerat adulterul și problemele financiare.
Şiirin zor bir uğraş -sanat- olduğunu biliyorum.Schweitzer are lucrul principal: însușirea artistică.
Onlara göre; edebiyat, çok ciddi bir uğraştır.Ca atare, opera literară este importantă.
Ayrıca öğrencilik yıllarında sporla uğraşmıştır ve birçok atletizm dalında başarılı olmuştur.În timpul anilor de școală, aceasta a avut rezultate bune, participând și la o serie de competiții sportive.
Kuramsal çalışmalarının yanı sıra, çevirmenlik ve oyun yazarlığı uğraşlarını sürdürmektedir.Continuă, de asemenea, cu munca de traducător, în special în domeniul dramaturgiei.
Muhaddis: Hadis bilimiyle uğraşan kimse.Oamenii de știință Hadis.
Uzun uğraşmalardan sonra suçlu yakalanır, bir ağaca asılır.În luptele care urmează, Durul este omorât, dar îl ia cu el pe Spânzurat.
Günlerdir bu meseleyle uğraşıyoruz.M-am gândit mult în ultimele zile.
Genel dil bilimi alanı öncelikle temel araştırmalarla uğraşır.De aceea domeniile de cercetare se așteaptă sa fie mai apropiate de cercetarea fundamentală.
Geri kalan kesim ise ormancılıkla uğraşır.Se amestecă restul de verdeață.
Bu hadis bazı kaynaklarda "Habeşliler sizinle uğraşmadıkça siz de onlara uğraşmayınız.Cine-ar putea mijloci la El, fără îngăduința Sa?
Bu dönemde verdiği bir röportajda, kenara çekileceğini ve yeni sanatçılar bulmakla uğraşacağını söylemişti.Simțise în acel moment că aceasta era o cale potrivită pentru a comunica cu artiștii.
1975 yılından bugüne grafik ve karikatür sanatıyla uğraşmaktadır.În 1975 se dedică studiului picturii și Istoriei Artelor.
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.Tatăl său era moșier și făcea comerț cu tutun.
Bu uğraş başarısız oldu.Această încercare a eșuat.
Sanatla ve ilimle uğraşırdı.Cu arta noastră și cu stilul nostru.
Bu üçüne bücür der, hep kötü işlerle uğraşır.Acesta mereu îi testează pe cei trei dându-le o serie de sarcini.
Pavese'nin Yaşama Uğraşı" yazılı olarak bulunmuştur.El a scris „conform criteriilor lui Moss...
Önce çobanlık etmiş, sonra da çiftçilik ve nakliye işleriyle uğraşmıştır.A lucrat la început ca cioban, apoi în munci viticole și agricole.
Bunun nedeni ise Ekreklilerin büyük çoğunluğunun ticaretle uğraşması ve kavgacı bir yapıya sahip olmasıdır.În primul rând, vom trata mai pe larg tema creării unor mărci puternice și a unui capital de piață al mărcii.
Babası avcılıkla uğraşmaktadır.Soția lui este o vânătoare de bărbați.
Ondan sonra çok uğraştım sesimin kimliğini bulmak için."Nu-mi voi pierde timp să explic cum sună”.
Felsefe nedir sorusunun cevabının aranması da bir felsefi uğraştır.Întrebarea cum se poate defini filozofia este chiar și ea una filozofică.
Köyün erkekleri balıkçılık ile uğraşmaktadır.Locuitorii se ocupau cu activitǎți de pescuit.
Daha sonraları ise aynı zamanda müzikle de uğraşmaya başlamıştır.În cele din urmă găsește soluția problemei sale prin intermediul muzicii.
Ariobarzanes de babasının bu politik uğraşına devam etti.Alexandru Ianai a continuat politica războinică a tatălui său.
Köy halkı tarımla uğraşır.Sătenii se ocupă cu albinăritul.
Ama ayaklanmayı bastırmak için uzun bir süre daha uğraşmak zorunda kaldı.I-a luat mult timp să-ți revină din depresie.
Aynı zamanda iç mimarlık ve dekorasyon işleriyle uğraştı.A lucrat în domeniul decorațiunilor interioare.
Satrançla uğraşmaya başladı.Perecerea începe cu joc.
Ömrünün geri kalan yıllarında şiirle uğraştı.A reînceput să scrie poezie în ultimii ani ai vieții.
Adana’da ticaretle uğraştı.Acestea sunt în legături de afaceri cu Soran.

İlgili Sayfalar