uçurum ile cümle
uçurum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Его обескровленное тело было найдено неподалеку от дома.
Aşağısında deniz görünen bir uçurumda çekilen klip, şarkıda geçen sözlerin birçoğunu da canlandırdı.На скале с видом на море клип воссоздаёт множество воспоминаний, отражённых в тексте песни.
Bu olaydan çok etkilenen Esme, uçurumdan atlayarak intihara kalkıştı.Он впал в глубокую депрессию, пытался покончить жизнь самоубийством, выпрыгнув из окна.
Bir zaman bir uçurumun kenarında dururken Sid adlı bir miskin onun ayağına çarpar.В этот момент кто-то посторонний выбивает стул у неё из-под ног.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.تم اكتشاف جنسها عندما تم تجريد الجثث من دروعهم في نهاية الأشتباك.
Keşmir Şivaizmi'ne göre Tanrı ile evren arasında uçurum bulunmamaktadır.على أساس هذه العلاقة نرى أن ليس هنالك من هوة لا تعبر بين الإنسان والإله.
Dizi finalinde Hannibal'ı uçurumdan aşağı iter ve sonra kendisi atlar.في الأنيمي يهم جافيير بالقفز من الجسر لكنه يتراجع.
Flon aynı zamanda uçurumun içinde bulunan Metro istasyonun ismidir.O nome Flon também é utilizado para a estação de metrô localizada na garganta.
Bu yerlerin tamamı uçurumlarla ve kayalıklarla çevrili olarak betimlenmiştir.Suas paisagens montanhosas e cidades antigas são ainda permeadas por cachoeiras e mirantes.
Görevi sırasında halk ile politika arasındaki uçurumu azaltmak için elinden geleni yaptı.Durante a guerra esforçou-se por minimizar os danos para com a sociedade.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Viajar de avião ou mergulhos profundos.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Um amigo que estava com ele morreu ao ser arremessado para fora da embarcação.
Bu olaydan çok etkilenen Esme, uçurumdan atlayarak intihara kalkıştı.Um desses exemplos é quando tentou se suicidar saltando de um prédio.
Uçurumdan düşer ve yaralanır.Hij springt uit het raam en raakt gewond.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Tijdens een zoektocht werd zijn lichaam aangetroffen, hangend aan een boom, in de buurt van zijn huis.
Çetenin şefi kayalıklardan uçuruma düşüp ölür.De koopman valt van de berg en sterft.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Deze buitenwijken ontstonden op oude landerijen verkaveld werden.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.Wznoszące się lub unoszące w wodzie łodygi wyrastają z pełzającego kłącza.
Bunun nedeni, kuzey ve kuzeydoğu yakasında çok sayıda uçurumlarun bulunmasıdır.Na północnym i północno-wschodnim zboczu występują liczne skałki.
Bu olaydan çok etkilenen Esme, uçurumdan atlayarak intihara kalkıştı.Ta, nie mogąc znieść takiej sytuacji, popełniła samobójstwo, skacząc z pędzącego rydwanu.
9 Ağustos 2002. s. 27. ^ "Uçurum büyüdü".W środę dnia 9 kwietnia... . „Rozwój”.
Atakora sıradağlarındaki tepeler ve uçurumlar parkı Benin'in en doğal alanlarından biri haline getirir.Höjderna och klipporna i Atakorabergen gör området till det mest natursköna området i Benin.
Uçurum İnsanları; (İngilizce: The People of the Abyss) Jack London'un, 1903 yılında basılan natüralist kitabı.Boken är kraftigt inspirerad av Jack Londons roman Avgrundens folk (The People of the Abyss, 1903).
Tenten'i bir uçurumun önüne getirip eğer atlamazsa ateş edeceklerini söylerler.Havets vinthundar varnar bara en gång: - Sen skjuter vi!
Uçurumdan düşer ve yaralanır.Він випадає з вікна й отримує травми.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Може розвиватися під час польоту на літаку або поїздки потягом.
Uçurumların görülmeyen yüzünü oluşturur.Які саме істоти стають літунами невідомо.
Uçurumdan atlayarak intihar eder.Spáchal sebevraždu skokem z okna.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Acest strigăt este scos în zbor sau dintr-un loc înalt.
Ben ve bilincim arasında bir uçurum var.Există un abis între mine și conștiința mea.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Egy szakadék választott el korábbi honfitársaimtól.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Testét elhamvasztották, hamvait otthona közelében szétszórták.
Bir sonraki yıl Uçurum adını verdiği EP çalışmasını yayımladı.Az évben később megjelentette művésznevéről elnevezett EP-jét.
77 uçurum, 77 gün sürekli vurgulanır.Kauden pituus on aina 77 päivää.
Bandiagara Kayalıkları, Mali'nin Dogon ülkesindeki bir uçurumdur.Bandiagaran kallio on erikoisen muotoinen kalliomuodostelma dogonien maassa Malissa.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Το πτώμα βρέθηκε δίπλα στο αυτοκίνητό του σχεδόν αποκεφαλισμένο.
Aynı şekilde kendini uçurumdan aşağıya atarak kendini evinde bulur ve her şey yoluna girer.Άμα βρουν ευκαιρία κατεβαίνουν από τις καμινάδες στα σπίτια και μαγαρίζουν τα πάντα.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.På et klippefremspring i forgrunden står en ung mand med ryggen til.
Yedi Krallık'ın akıbeti, uçurumların kenarındadır...Udsigtspunktet Vista do Rei på kanten af Sete Cidades vulkankrateret.
Zorla içki içirilerek arabaya bindirilir ve bir uçurum kenarına bırakılır.De hælder godt med whisky på ham og sætter ham i en bil på vej ned ad en lang bjergvej.
Alice Bella'yı uçurumdan atlarken görmüştür.Hun forlod Forks med Bella, da Bella var spæd.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.Når den beveger seg hurtig eller blir ivrig bæres den lett oppoverbøyd.
Kıyılar ve göllerde beslenir, yerde veya uçurumlarda yuva kurar.Båstad, eller Botzstadaedae (Bådsted) betyder båtplass eller sted.
Uçurumdan düşer ve yaralanır.Han faller imidlertid ned og skader seg.
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).Apabila demikian, tentu tidak menutup kemungkinan berkurangnya berita bohong yang tersebar.
Uçurumlar koyun sahipleri tarafından yerleştirilen halatlar yardımıyla tırmanılabilmektedir.Tebing di sini dapat dipanjati dengan bantuan tali yang diulurkan para pemilik domba.
Uçurumdan atlayarak intihar eder.Mila hendak bunuh diri dari karang terjal.
Birçok uçurum var.Memiliki banyak kekosongan.
Bu olaydan çok etkilenen Esme, uçurumdan atlayarak intihara kalkıştı.Ningsih sangat hancur dia berniat bunuh diri loncat dari lantai atas rusun.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.Tiba-tiba, seorang perempuan muda berambut pendek mendekatinya dari arah belakang.
Premier League ve Football League arasında giderek artan bir uçurum vardır.Khoảng cách giữa Premier League và Football League ngày càng tăng.
Zengin - fakir uçurumuna katlanamamaktadır.Quân Thục thế yếu, không đương nổi mấy cánh quân Ngô.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Các hẻm núi đã xoá bỏ một phần bề mặt cũ.
Ama elinden gelen herşeye rağmen Yuan Hanedanı uçuruma sürüklendi.Sau khi thất bại, bị Đường Thái Tông mang đi lưu đày.
Uçurum İnsanları; (İngilizce: The People of the Abyss) Jack London'un, 1903 yılında basılan natüralist kitabı.Cuốn sách sau này của Riis có cảm hứng từ cuốn Người Abyss của Jack London (1903).
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.途中でクッパびりびりが行く手を阻む個所もあり、難易度はかなり高い。
Uçurumluk dağlara ise Yar adı verilir.築山古墳(つきやまこふん)は古墳の名称である。
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).(生存者はそれを否定する証言をしている。
Uçurumdan atlayarak intihar eder.屋上から飛び降り自殺する。
Uçurumdan düşer ve yaralanır.飛び降りれば怪我をする。