uçurum ile cümle
uçurum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Temujin ve Naruto uçurumdan aşağı düşerler.ナルトとテムジンは崖から転落してしまう。
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.遺体は家の外、自殺したレディの近くで発見された。
Nigar bebeği bıraktıktan sonra uçurumdan kendini atarak intihar eder.ナナが彼を捕まえようとすると彼は窓から飛んでいってしまった。
Yedi Krallık'ın akıbeti, uçurumların kenarındadır...7個の「王威の竜輝石」は紆余曲折をへて、各国の王の下にある。
Tren uçuruma yuvarlandı.彼は列車を崖から転落させた。
Bir uçuruma geldiğinin farkına varmadan aşağıya Ak Irmağa (veya Ak Göle) düşer.湘莲后悔莫及,随一跏腿道士而去,不知何往。
Aynı şekilde kendini uçurumdan aşağıya atarak kendini evinde bulur ve her şey yoluna girer.好像回到家,關起門來睡一覺,一切就都會好起來似的。
Alice Bella'yı uçurumdan atlarken görmüştür.앨리스는 벨라가 떨어지는 모습을 보았다고 한다.
Bumi ile birlikte uçurumdan düşer.그 후 진마(金馬: 금마) 지구에서도 차례로 해제.
Onlar yüksek uçurumda Mutou Vadisinin batısında Yanan Dağların altındadır.화염산 아래의 서쪽 무토우 계곡의 절벽 높이 위치하고 있다.
Ama elinden gelen herşeye rağmen Yuan Hanedanı uçuruma sürüklendi.그럼에도 불구하고 중궁황자의 사망 후에 준시가 중궁에 책봉되었다.
Uçurumdan atlayarak intihar eder.הוא מתאבד בקפיצה דרך החלון.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.На преден план млад мъж стои на скалиста пропаст с гръб към зрителя.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.U prvom planu, na stijeni stoji mladić leđima okrenut prema gledatelju.
Ancak Mantikor onları takip edip uçurumun kenarında sıkıştırır.Carmela potrči za njim, ali se spotakne i udari potkoljenicom o stubu.
Ghul'u yenen Bruce, uçurumdan aşağıya düşmek üzere olan Henri Ducard'ı kurtarır ve bir köylünün evine götürür.Bruce spašava onesviještenog Ducarda od smrtonosnog pada i ostavi ga u selu.
On bir yeni şarkıdan ve Uçurum ep'sinde yer alan şarkılardan oluşur.Obsahuje 16 úplne nových pesničiek a rozprávok.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Prepad me je ločeval od mojih nekdanjih sodržavljanov.
Gaston arka Beast saplar, ancak böylece onun dengesini kaybeder ve derin uçuruma aşağı yüksek tavan düşecek.Gaston je zver hudo ranil, sam pa padel z visoke strehe v globino.
Köyde eski nesil ile yeni nesil arasında çok yüksek bir uçurum bulunmaktadır.Na ozemlju nekdanje Jugoslavije se nahaja veliko število starih pragozdov.
İlerleyen yıllar boyunca başkentte zengin ve yoksul arasındaki uçurum genişlemişti.Sčasoma se je v mestu poglobila razlika med revnimi in bogatimi.
Kaçan 200 kişiyi uçuruma kadar kovalamışlardır.Žuvo visi 200 skridusių žmonių.
"Pink Uçurumu" (7 Ekim 2014).Kęstutis Kriščiūnas (2014).
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Naujai užaugusios plunksnos skirasi nuo senųjų.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Hoone lähedalt leiti ka ohvri peata surnukeha.
"Düzlerçamı-Güver uçurumu" (PDF)."PAGANAMAA maastikukaitseala". (pdf).
Birçok uçurum var.Sellel on palju torne.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.Ai piedi della scogliera invece, è rarissimo trovarli.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.An der Unterseite der Klippe findet man sie nur sehr selten.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.Au pied de la falaise, on en trouve vraiment très très peu.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.Jyrkänteen alla ne ovat yhtä harvinaisia kuin kanan hampaat.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.절벽의 아래에서, 우리는 희귀한 조류 암컷의 이빨을 발견했습니다.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.La poalele stâncii erau ca şi inexistenţi.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.Na szczycie klifu jest mnóstwo dinozaurów, ale u jego stóp było ich bardzo bardzo mało.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.Op de bodem van de klif: bijna geen.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.Ved bunden af klippen, ser vi at de er lige så sjældne som hanetænder.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.А у подножья горы их кот наплакал.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.В подножието на зъбера откриваме, че те са редки като кокоши зъби.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.כבר השתלטו על פסגת המצוק.
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.في أسفل ذلك المنحدر, الديناصورات شديدة الندرة
Ama uçurumun aşağısında, son derece az bulunduklarını görüyoruz.原始の恐竜を探す場所はここ 崖の下です
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Ale vec je taká, že kojot vybehne mimo útesu hneď za ním.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Csakhogy a prérifarkas utánaugrik.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Dar problema e că lupul sare de pe stâncă după ea.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Doch die Sache ist, der Kojote rennt gleich nach ihm über die Klippe.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Il fatto è che il coyote gli corre dietro e si butta giù a sua volta.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.그런데 코요테도 따라서 절벽에서 떨어집니다.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Maar de coyote loopt achter hem aan van de klif.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Mais le fait est, le coyote court au-delà de la falaise après lui.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Mas o caso é que o coiote salta do penhasco atrás dele.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Men det er det ved det, at prærieulven løber ud over klippen efter ham.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Mutta kojootti juoksee sen perässä.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Namun yang menarik adalah serigala ini juga berlari untuk mengejarnya.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Nhưng con sói lại chạy khỏi cái vực ngay sau con chim cu.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Pero la cosa es que el coyote salta el acantilado tras él.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Pointa je, že kojot přeběhne přes kraj za ním.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Rzecz w tym, że kojot zbiega z klifu zaraz za nim.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Το θέμα είναι ότι το κογιοτ πηδάει και αυτό από τον βράχο.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Але справа в тім, що Койот біжить з бескиду просто слідом за ним.
Ancak, çakal da kuşun ardından uçuruma koşar.Но дело в том, что койот бежит с обрыва за ней.