uçuş ile cümle

uçuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı sabah uçuşlarında kahvaltı servis edilir.Am nächsten Morgen wird zu viert gefrühstückt.
Bir uçuş görevi 10 saatten uzun sürebilmekteydi.Sein bislang längster Flug dauerte über 10 Stunden.
Bu kanardlar, yeni bir dijital fly-by wire uçuş kumanda sistemi tarafından idare edilmektedir.Die Flugsteuerung wird nun vollständig durch ein digitales Fly-by-wire-System geregelt.
1995'te EVA AİR (ÇİN) havayolları 767-300ER ile ilk olarak Pasifik ötesi uçuş gerçekleştirmiştir.Im Jahr 1995 nutzte EVA Air als erste Fluggesellschaft die 767-300ER für transpazifische Langstreckenflüge.
Bu uçuşu çok kolaylaştırır.Der Flug ist damit leicht wellenförmig.
Genellikle uzay mekiklerinin test uçuşlarında kullanılmıştır.Der Test kann meist bei Raumbeleuchtung erfolgen.
Bana uçuş hakkında biraz bilgi verin.""Leider hab ich's Fliegen ganz verlernt."
A sınıfı havayollarında VFR uçuş gerçekleştirilmez.Nachtflüge mit Flugzeugen der UL-Klasse sind nicht zulässig.
9 Mayıs 2015 tarihinde İspanya'nın Sevilla kentinde test uçuşu yapan bir Airbus A400M uçağı düştü.Der Absturz eines Airbus A400M bei Sevilla geschah am 9. Mai 2015.
İlk uçuş 10 Ocak 1990 yılında gerçekleşti.Der Erstflug fand am 1. Januar 1990 statt.
Uçak Learjet 25 üzerinden geliştirilmiş olup ilk uçuşunu 22 Ağustos 1973 tarihinde gerçekleştirmiştir.Der Erstflug des Learjet 35 fand am 22. August 1973 statt.
Daha sonrasında uçuşlar kaldırılmıştır.Dort werden die Anschlussflüge gestrichen.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Dort bestiegen sie gemeinsam den Flug 815 nach Los Angeles.
Vostok 1 (Rusça: Восто́к-1, Doğu-1) ilk insanlı uzay uçuşu.Wostok 1 (russisch Восток-1 für Osten-1) war der erste bemannte Weltraumflug.
Simonyi'nin 2000 saatten daha fazla uçuş tecrübesi vardır.ETH, hat über 2000 Flugstunden.
2006 yılından itibaren sivil hava uçuşlarına açılmıştır.Seit Juni 2006 wurden die öffentlichen Flüge eingestellt.
Aynı zamanda Hava Okulu'nda Uçuş Baş Öğretmenliği yaptı.Hier lernte sie auch das Segelfliegen.
30 Eylül 1985 tarihinde Interkosmos uzay uçuşu programına katılmak üzere seçildi.Am 30. September 1985 wurde Faris als Kosmonaut ausgewählt und in das Interkosmos-Programm aufgenommen.
Bu her iki kozmonotun da ikinci uçuşuydu.Wie üblich waren beide Kosmonauten daran beteiligt.
Gümüşi renkli saçları rüzgarla uçuşuyordu.Die braunroten Haare werden vom Wind verweht.
Yapılan uluslararası uçuşlar sadece İrlanda'ya gerçekleşmektedir.Die Jungfernfahrt erfolgte nach Irland.
Uçuşları hızlı olmasına rağmen, herhangi bir mesafeye uçmak için gönülsüzdürler.Obwohl die Falter flugfähig sind, fliegen sie aktiv nur kurze Strecken.
Yapılan uzay uçuşu denemelerinin hiçbiri bir uzay aracını yörüngeye oturtmayı başaramadı.Keines dieser Projekte führte zu einem einsatzfähigen Raumfahrzeug.
Fakat Singapur Airlines Asya'ya uçuşlar teklif etti.Singapore Airlines bietet von Singapur Routen in ganz Asien an.
4 Nisan 1945 yılında sonu belli olan savaşın son katıldığı önleme uçuşunda 2 adet b24 düşürmüştür.Zuletzt am 4. April 1945 schoss er zwei B-24 ab.
İlk uçuşunu 1974 yılında gerçekleştirmiş olup başlangıçta adı Hawker Siddeley Hawk idi.Der Erstflug fand im Jahr 1974 unter dem Namen Hawker Siddeley HS 1182 statt.
Bazı deneme uçuşları yapmış olması muhtemeldir.Das Flugzeug absolvierte einige weitere Testflüge.
Uçuşlar yıl boyunca sürmektedir.Die Falter fliegen während des gesamten Jahres.
Askeri eğitim ve ardınca Karabag'a sonraki uçuşlar.Dies und das Folgende nach Karpaz area.
Şirketin uçuşlara tekrar başlayabilmek için denemeleri olmuş lakin şirket tekrar uçuşlarına başlayamamıştır.Die Gesellschaft plante den Flugbetrieb wieder aufzunehmen, dies erfolgte jedoch bis heute nicht.
4000 metreyi uçuş süresi ortalama 12 saniyedir.Die Lenkwaffenflugzeit auf eine Distanz von 600 m beträgt 4,3 Sekunden.
1998 yılında Belavia, Pekin, İstanbul, Larnaka, Londra, Prag ve Roma'ya düzenli olarak uçuş başlattı.Bis 1998 wurden dann Linienverbindungen nach Peking, Istanbul, Larnaka, London, Prag und Rom eingerichtet.
Ama uçuş operasyonunu durdurdu.Folglich wurde der Flugbetrieb eingestellt.
Birinci uçuş 1958 de yaptı.Der Erstflug fand 1958 statt.
Uçaklar, sert Rus kışı şartlarına uçuş yapmak zorundaydılar.Maschinen und Fahrzeuge mussten für die strengen Winter gerüstet sein.
Genellikle en fazla 20–30 m boyunca dalgalı bir uçuşla uçar.Gewöhnlich fliegen sie in einer Höhe von 20 bis 30 Metern.
Hem de, uçuşta böcekleri yakalayabilirler.Außerdem jagen sie im Flug Insekten.
Uçuşları hızlıdır.Der Flug ist schnell.
Uçuşta, büyük beyaz yamalar, mavi ve siyah kanatlarda görünürdür.Im Flug sind die weißen Flecken auf den blau-schwarzen Flügeln sichtbar.
İlk ticari uçuşunu ise Mayıs 1952'de yapacaktır.Der Erstflug fand im Mai 1952 statt.
Halen uçuşta olan pek çok DC-9 vardır.Zahlreiche S-11 fliegen noch heute.
Saldırıları _süpersonik uçuş _karşı atak _gaga saldırısıAngriffsziel Geiseltal (die einzelnen Luftangriffe)
Ayrıca insansız uçuş yapabilirler.Sie sollen aber auch viel frei herumfliegen können.
İspanya'nın Sevilla kentinde test uçuşu yapan Airbus A400M Atlas tipi askeri nakliye uçağı düştü.Airbus A400M Militärflugzeug in Spanien abgestürzt.
Yetmişli yıllarda farklı kategorilerde birçok uçuş rekoru yaptı.Seine Flugzeuge erzielten über die Jahre weiterhin zahlreiche Rekorde.
Havada yakıt ikmali, uçuş sırasında uçak yakıtını bir askerî uçaktan (tanker) diğerine aktarılması işlemidir.Luftbetankung bezeichnet die Übergabe von Treibstoff von einem Flugzeug zu einem anderen während des Fluges.
Red Bull Uçuş GünüRed Bull führte weiterhin.
Uçuş sırasında kanat altları kırmızımsı görülür.Im Flug sind die roten Flügelunterseiten auffällig.
Ne şanstır ki STS-1'in uçuşu 2 gün rötarlı olmuştu.Als Folge davon wurde der STS-46-Flug um einen Tag verlängert.
İnsanlı uçuş programı kapsamındaysa ilk defa Amerikalı astronotları Alçak Dünya yörüngesi'ne yolladı.Im Verlauf des Fluges sollte zum ersten Mal ein US-amerikanischer Astronaut das Raumschiff verlassen.
Bununla birlikte insanlı Mercury uzay araçlarının her biri birer uçuş armasıyla süslenmişti.Alle anderen Mercury-Astronauten waren dennoch an der Flugüberwachung beteiligt.
Havalimanından düzenli ulusal ve uluslararası uçuşlar yapılmaktadır.Nationale und internationale Flüge werden über die Flughäfen in Moskau abgewickelt.
Toplamda 86 görev uçuşunu tamamlamış ve 11 düşman savaş uçağını düşürmüştür.Insgesamt war er an 86 Luftkämpfen beteiligt und schoss elf deutsche Flugzeuge ab.
İlk prototip olan PT1 türünün ilk deneme uçuşunu 18 Aralık 1995 gerçekleştirdi.Die Bodenerprobung des ersten Vorserienflugzeuges dieses Modells begann am 18. Dezember 2008.
Uçuş toplam 108 dakika sürdü.Der Flug dauerte gut acht Minuten.
İlk uçuşunu Trabzon'a gerçekleştirdi.Er erzielte im gleichen Spiel sein erstes Tor für Trabzon.
Uçuş ve yer emniyeti.In: Flug- und Reisemedizin.
1950 - Sovyetler Birliği'nde MiG-17 jet uçağının ilk prototipi uçuş denemesini tamamladı.1950: Der Prototyp des sowjetischen Jagdflugzeugs MiG-17 hebt zum Erstflug ab.
Bu başarısız uçuş bugün Soyuz 18-1 veya Soyuz 18a olarak bilinir.Hierfür wird die Bezeichnung Sojus 18-1 verwendet.
Uçuşları hızlı, kuvvetli ve düzdür.Ihr Flug ist schnell, kräftig und geradlinig.

İlgili Sayfalar