Ana içeriğe geç
Sözlük

uçmak ile cümle

uçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.MERCUTIO ste ljubitelj; sposodim krila Cupid, in Vinuti z njimi nad skupno zavezuje.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.Mercutio ste milovníkov, požičiavať si Amorových krídla a vzniesť sa s nimi nad spoločným viazaný.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.Mercutio sunteţi un iubitor de; împrumuta aripile lui Cupidon, şi să se înalţe cu ei peste un legat comun.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.Mercutio Você é um amante; emprestar asas de Cupido, e voar com eles acima de um limite comum.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.Mercutio Vous êtes un amant; empruntent les ailes de Cupidon, et planer au-dessus avec eux un bond commun.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.MERCUTIO Вие сте любител, заемат крилата на Купидон, И скочат с тях по-горе обща граница.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.MERCUTIO انت من محبي ؛ اقتراض أجنحة كيوبيد ، ومعهم يرتفع فوق ملزمة المشتركة.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.Mercuzio Sei un amante; prendere in prestito le ali di Cupido, e volare con loro sopra un limite comune.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.Меркуцио Вы любитель; заимствовать крылья Амура, и парить вместе с ними над общей границы.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.מרקוטיו אתה חובב; ללוות כנפיים של קופידון, וגם להמריא איתם מעל מחויב משותף.
Mercutio Sen bir sevgili Aşk tanrısının kanatlarını ödünç Ve onlarla ortak bir sınır üzerinde uçmak.私はあまりにも痛い時ROMEOは彼のシャフトでenpierced
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."A czemu nie chciałaby pani też umieć latać?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."A nechcela by si tiež vedieť lietať?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi." Cô ơi, sao cô không muốn bay ạ? "
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Ei, porque é que não quer voar também?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hé, akkor már repülhetnél is, nem?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hei, miksi et haluaisi myös lentää?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hei, nu ai vrea şi să zbori?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hej, hvorfor ville du ikke kunne flyve også?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hej, zakaj pa ne bi še letela?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hele, proč bys vlastně nechtěla taky lítat?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hé, wil je dan ook niet kunnen vliegen?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hey, kenapa tidak sekalian terbang juga?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hey, non vorresti anche poter volare?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hey, ¿porque no querrías volar también?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Hey, warum würdest du nicht auch fliegen wollen?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."아니, 날아가는 것은 어때요?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi." Ne voudrais-tu pas voler aussi ? "
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Varför skulle du inte vilja flyga också?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Να σου πω, και γιατί να μην ήθελες και να πετάξεις;"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Слухай, а чому б тобі ще й не літати?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Слушай, а ты не хотела бы еще научиться летать?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."Хей, не би ли искала също да можеш да летиш?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."הי, למה שלא תרצי גם לעוף?"
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi."ولماذا لا تودين الطيران أيضا" ؟
"Niye uçmak istemiyorsun ki?" dedi.みんな口をそろえて言ったわ「もちろん!」
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Chúng tôi không đủ gas để bay đi chậm như vậy."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok.""우리는 그렇게 빨리 날수 있는 충분한 연료가 없단 말이야"
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok.""Não temos gás suficiente para voar tão devagar."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Nemáme dostatek paliva, abychom letěli tak pomalu."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Nemáme dosť plynu na taký pomalý let."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok.""Nie mamy dość paliwa, by lecieć tak wolno."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Nincsen elég gázunk, hogy olyan lassan szálljunk."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Non abbiamo abbastanza gas per volare così lentamente."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok.""No tenemos tanto combustible para volar tan lento".
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Nu avem suficient combustibil pentru a zbura atât de încet."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."On n'a pas assez de gaz pour voler si lentement."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Vi har inte tillräckligt med bränsle för att flyga så sakta."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."We hebben niet voldoende gas om zo langzaam te vliegen."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Wir haben nicht genug Gas um so langsam zu fliegen."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Нам не хватит газа, если лететь так медленно."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."Нямаме достатъчно газ, за да летим толкова бавно."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."אין לנו מספיק גז כדי לטוס כל כך לאט."
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."فنحن لانملك الوقود الكافي للتحليق بسرعة منخفضة
O kadar yavaş uçmak için yeterli gazımız yok."彼が言いました:
Onu kurtaracak tek şey uçmak olurdu.A única coisa que a podia salvar era voar.
Onu kurtaracak tek şey uçmak olurdu.Das Einzige, das sie retten kann, ist fliegen.
Onu kurtaracak tek şey uçmak olurdu.Điều duy nhất có thể cứu cô ấy là bay.
Onu kurtaracak tek şey uçmak olurdu.Het enige dat haar leven zou kunnen redden, is vliegen.
Onu kurtaracak tek şey uçmak olurdu.그녀를 구할 수 있는 유일한 방법은 나는 거예요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod