Ana içeriğe geç
Sözlük

uçar ile cümle

uçar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ara sıra uzaya uçar.Soms wordt tijdens een vlucht een ruimtewandeling gemaakt.
Bade sevinçten havalara uçar.Venloverwelkomt Gewoon Zwolle!
Su üzerinde uçarak balık arar.Het ruikt naar vis.
Genç arılar bırakıldıkları yuvada beslendikten sonra ancak bir sonraki sene uçarlar.De jonge bijen vliegen pas het volgende jaar uit nadat ze zich uit hun schuilplaats hebben geknaagd.
Cüce uçar kuskusa Avustralya'nın bütün doğu kıyılarında raslanılır.De scharlaken dwerghoningeter komt voor langs de hele oostkust van Australië.
Bir kuş olsam, sana uçarım.Als ik een vogel was, zou ik naar jou toe vliegen.
Gemi, güverte üstünde Lord Beckett ile birlikte havaya uçar.Dostaje się na pokład okrętu Lorda Becketa.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Szybko biegają i rzadko latają.
Ve uzaya doğru uçar.Czy będziemy podróżować w kosmosie?
Sürüler halinde, tiz çığlıklar atarak uçarlar.Bydło odchodząc ryczało głośno.
Daha sonra zeplinle birlikte şehre uçarlar.W rezultacie udają się razem do stolicy.
Sakalı sayesinde uçar.Łazik – ma brodę.
Leylek uçarken.Marzy o lataniu.
Yavrular, yumurtadan çıktıktan 18 gün sonra uçarlar.Pisklęta opuszczają gniazdo po około 18 dniach.
Appa istediği zaman uçarak istediği yere gidebilir.Bunny zawsze dociera na czas, gdziekolwiek się wybiera.
Ara sıra uzaya uçar.Dwukrotnie leciał w kosmos.
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)Np. at høre → hørte (słyszeć) lub at kigge → kiggede (patrzeć).
120 ila 150 gün arası uçarlar.130 – 150 dni.
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Wśród Arctiidae są gatunki aktywne w ciągu dnia oraz takie, które żerują w nocy, przylatują też do światła.
Çok hızlı uçarlar.Latają bardzo szybko.
Familya üyeleri, uçarlerken boyunlarını ileri doğru uzatırlar.Släktets medlemmar viftar påfallande med huvudet när de går.
Eğer bir grup erkek varsa, bunlar uçarak tek bir erkek kalana kadar dişiyi kovalar.Om det finns en grupp hanar jagar de honan flygande tills bara en hane är kvar.
120 ila 150 gün arası uçarlar.Dräktigheten varar 120 till 150 dagar.
Uçarken uzun boyunlarını öne, uzun bacaklarını geriye doğru uzatırlar.De rör sig med hjälp av sina långa armar framåt.
25 Ocak'ta Madrid'ten Milano'ya uçarak yeni takımının kupada Roma ile oynadığı maçı izledi.Torsdagen den 25 januari flög Ronaldo från Madrid till Milano för att se en match mellan Milan och Roma.
Yavrular 4-5 hafta sonra uçar hale gelir.Ungar av denna art kan flyga efter 4 till 5 veckor.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic bär antigravitationssneakers som gör att han kan sväva över marken när han springer.
Sakalı sayesinde uçar.Han har långt skägg.
Ev kırlangıcı saniyede 5,3 kanat çırpışıyla uçar.Följeslagaren har en skenbar magnitud på 7,3 vid ett vinkelavstånd på 3,2 bågsekunder.
Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez.I flykten sticker inte benen ut bakom stjärten.
Diğer uzun boyunlu kuşların aksine balıkçılların boynu uçarken geriye doğru çekilmiş durumdadır.I motsats till andra plattfiskar simmar de med ryggen uppåt.
Kuş olup uçar.Solen lyser, och fåglar flyger.
Ev kırlangıcı saniyede 5,3 kanat çırpışıyla uçar.В повітрі птах робить у середньому 5,3 змахів крилами за секунду.
Yüksek hızda ve alçak uçarlar.Літає низько та з високою швидкістю.
Genç kuşlar genellikle yuvadan 37-38 gün sonra ayrılırlar, 42-45 günde tam olarak uçarlar.Пташенята починають літати на 38-48-й день, коли вони повністю оперені.
Sakalı sayesinde uçar.Має руду бороду.
Appa istediği zaman uçarak istediği yere gidebilir.Виконавши це завдання Кобато зможе повернутися у бажане місце.
Besinlerini yüzerek ya da su üzerinde uçarak alırlar.Вони вільно плавають або ж пускають коріння.
Çok hızlı uçarlar.Дуже швидко літає.
Kuşlar uçarken aya göre yön bulurlar.Пташенята набувають здатність до польоту в місячному віці.
Uçarken kanatlarını geriye doğru kıvırır.Разом вперед, розправивши крила.
1912 - Amerikalı havacı Harriet Quimby, Manş Denizi'ni uçarak aşan ilk kadın oldu.1912 — англійка Гаррієт Квімбі стала першою жінкою, що перелетіла Ла-Манш літаком.
Kendilerinden daha ağır olan Soylu Bakırlar bile Sarı Orakçılardan daha hızlı uçar (ama daha kısa mesafe).Обмотки нижчої напруги розміщують ближче до стрижня, а обмотки вищої напруги — над ними.
Uçan, uçarak gelen demektir.І, певна річ, літати!
Bir yere zıpladığı zaman her şey ya kırılır, ya da havaya uçar.При попаданні в перешкоду підскакує і вибухає у повітрі.
Hızlı uçarlar.Швидко літає.
Ve uzaya doğru uçar.Літають у космосі.
Uçar ve duvarlardan atlar.О. Коливання та хвилі.
(Pontifical Katolik Üniversitesi dövizi) Alis volat propris Kendi kanatlarıyla uçar (Oregon'un dövizi.Над бобром знаходиться девіз по-латині Alis Volat Propriis ("Летить вона на крилах").
Uçarkende böcekleri yakalayabilirler.Полює на літаючих комах.
Güzel bir martı denizin üzerinde uçar.Над морем летить красива чайка.
Birlikte Peru'ya uçarlar.Spolu se vydali do Peru.
Ara sıra uzaya uçar.Během letu jednou vystoupil do vesmíru.
Oldukça hızlı uçarlar.Létají poměrně rychle.
Böcekleri saymazsak, uçarken en yüksek metabolizmaya sahip hayvanlar sinek kuşlarıdır.S výjimkou hmyzu mají kolibříci nejrychlejší metabolismus ze všech živočišných druhů.
Yükselmeden önce ne kadar ivmelenirse, o kadar hızlı uçar.Skočíte-li z větší výšky, rychleji stejně nepoletíte.
Avlarını uçarken havada kaparlar.Pak házejí čepice ve vzduchu.
Uçar kuskusgiller küçük gruplar içersinde yaşar.Myš bodlinatá žije v malých společenstvích.
Appa istediği zaman uçarak istediği yere gidebilir.Pro svůj běh vyžaduje KDE.
Akşam çok büyük sayılarda uçarlarken Kalküta, Hindistan.Dnes roste zplaněná v mnohých teplých oblastech, např. v Indii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod