Ana içeriğe geç
Sözlük

uçar ile cümle

uçar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kuşlar genellikle birlikte uçar.Птицы часто летают вместе.
Gündüz uçarlar.Летают днём.
Bu amaçla hemen İspanya'ya uçar.Он спешно улетает в Японию.
Sakalı sayesinde uçar.Лицо обрамляла борода.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Прекрасно бегают, летают быстро, но редко продолжительно.
Doktor'un ve Clara'nın TARDIS'leri uzayda birbirlerine zıt ve çapraz şekilde uçarken bölüm sona erer.Обе ТАРДИС Доктора и Клары разминаются в космосе.
Mayıs ve Temmuz ayları arasında uçar.Летают в мае — июле.
Yürümez, uçar.Делать нечего — лечу.
1912 - Amerikalı havacı Harriet Quimby, Manş Denizi'ni uçarak aşan ilk kadın oldu.1912 — Американка Гарриет Куимби стала первой женщиной, перелетевшей через Ла-Манш на самолёте.
Ak pelikanlar uçarken.Пингвины улетают.
64. bölümde Kendal arabasının frenini bozduğu için uçurumdan suya uçar.Сошел на 64-м круге из-за поломки маслопровода.
Göç ederken genellikle geceleri bireyler ya da küçük gruplar hâlinde uçarlar.На пролёте они летят обычно ночью, поодиночке или маленькими, рассеянными стайками.
Yavrular, yumurtadan çıktıktan 18 gün sonra uçarlar.Птенцы начинают летать уже спустя 16 дней после вылупления из яйца.
Besinlerini uçarken böcekleri yutarak alırlar.Они удерживают насекомых лапами в то время, как их расклёвывают.
Sadece pilotlarla uçarlar.Летают только самцы.
Uçarken görece kısa bacakları kuyruğun arkasına geçmez.При полёте крылья не доходят до конца хвоста.
Lindbergh uçağını 10-11Mayıs, 1927’de San Diego’dan New York'a 20 saat 21 dakika da uçarak test etti.10—11 мая 1927 года Линдберг испытал самолёт, пролетев из Сан-Диего в Нью-Йорк, с ночёвкой в Сент-Луисе.
Çok hızlı uçarlar.Очень быстро летает.
Sana uçarak gelirler.Им кажется, что летать.
Verba volant, scripta manent Söz uçar, yazı kalır.Девиз на гербе проекта — лат. Verba volant, scripta manent (Сказанное исчезает — написанное остаётся).
Uçarken kanatlarını geriye doğru kıvırır.При взлете громко хлопает крыльями.
Genç kuşlar genellikle yuvadan 37-38 gün sonra ayrılırlar, 42-45 günde tam olarak uçarlar.Птенцы начинают летать на 38—48-й день, когда они полностью оперены.
"Uçar" sözcüğü haber anlamı da taşır.К «Известию...» примыкает и «Примечания...»
Daha sonra zeplinle birlikte şehre uçarlar.Вместе они едут в город.
Hızlı uçarlar.Быстро летает.
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)Presente do Indicativo (ouvir — eu ouço — ouça).
Uçuşları güçlüdür ve büyük boyları ve ağırlıklarına rağmen çok iyi süzülerek uçarlar.هي من الطيور السريعة وعلى الرغم من حجمها ووزنها فإنها قادرة على الطيران عاليا جدا.
Galactus a doğru uçar ve kendisini patlatır.اما سفينة "كورييتس" المساعدة فقامت بتفجير نفسها.
Tarihçi Cassius Dio'ya göre Plautilla uçarı bir karaktere sahipti.ووفقا إلى ما ذكره التاريخ نسبة إلى كاسيوس ديو فقد كانت بلوتيلا ذو طابع هوائي ومتغير.
Yürümez, uçar."أطير أو لا أطير".
Gündüz uçarlar.تسرح في النهار.
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)جزء (لتجدن)/ (وإذا سمعوا)- المائدة.
Kuş olup uçar.أصل وتطور الطيور.
Bade sevinçten havalara uçar.وإلا جمالا تسافر..
Uçarkende böcekleri yakalayabilirler.يتم التلقيح بواسطة الحشرات الطائرة.
Kuşlar uçarak uzaklaştılar ve gözden kayboldular.حلق الطائر بعيداً حتى غاب عن الأنظار.
Sabah ve akşam alacakaranlıkta uçarken çıkardıkları ses sayesinde fark edilebilirler.Voa, lentamente, ao amanhecer e ao entardecer.
Göç eden sürüler, "V" biçiminde uçarlar.Um bando de pássaros voa fazendo o típico "V".
Ucar'da bir şehir (rayonun merkezi) ve 32 kasaba vardır.Existem 32 aldeias e 1 cidade em Ucar.
Bütün türler böcekçildir ve uçarak avlanırlar.Todas as espécies são insectívoras, capturando insectos enquanto voam.
Uçuşları güçlüdür ve büyük boyları ve ağırlıklarına rağmen çok iyi süzülerek uçarlar.Estes besouros, apesar do tamanho que podem possuir, voam muito bem.
O zamana kadar uçamayan Blu, uçaktan atlayınca ilk kez uçar.Observando alguns pintos próximas voando pela primeira vez, Blu tenta em voar, não consegue.
Yürümez, uçar.Ela corre, ela voa, ela nada.
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Durante a migração geralmente viaja durante o dia, embora algumas aves o possam fazer de noite.
UCAR Arşivleri.Regimento de Dragões.
1912 - Amerikalı havacı Harriet Quimby, Manş Denizi'ni uçarak aşan ilk kadın oldu.1912 — Harriet Quimby se torna a primeira mulher a pilotar um avião através do canal da Mancha.
Kuş olup uçar.Os pássaros voam.
Uçan, uçarak gelen demektir.A garota que pode voar!
Ömer Uçar, bir tamirhanede çırak olarak çalışmakta ve ailesiyle birlikte mütevazi bir hayat sürdürmektedir.Nessa atividade trabalha a vida toda, tendo uma modesta vida pública.
Uçar makiler bir ağaçtan diğerine geçmek isterse, uçma derisini gerip ağaçtan sıçrar.Mas para se deslocar de uma árvore para a outra, voa com trajectos curvos.
Yürümez, uçar.Ik liep niet, ik vloog!
Ve uzaya doğru uçar.In de lucht vliegen.
Uçarken uzun boyunlarını öne, uzun bacaklarını geriye doğru uzatırlar.Duw de hielen naar voren, zodat de benen verlengd worden.
Hızlı yer değiştirmeleri uçarak yapmayı tercih ederler.Ze rennen eerder weg dan dat ze vliegen.
Bu uçuşlarına akşamın geç saatlarinde başlar ve bütün gece uçarak avlanırlar.Laat in de avond vliegt hij uit, waarna hij de gehele nacht door jaagt.
Kuşlar uçarken aya göre yön bulurlar.Zie: vogel Als de maan vol is schijnt ze overal.
Birlikte Peru'ya uçarlar.Samen vliegen ze naar Rio.
Bitkilerin üstünden uçar.Over planten.
Yavrular, yumurtadan çıktıktan 18 gün sonra uçarlar.De eitjes komen uit na ongeveer 18 dagen.
Güveler geç sonbahar veya erken ilkbaharda uçar.De vlinders vliegen in de late herfst of het vroege voorjaar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod