Ve uzaya doğru uçar.Moje cesta do vesmíru.
Bu amaçla hemen İspanya'ya uçar.Okamžitě odjel do Španělska.
Ballon Zombie: Bitkilerin üzerinden uçarak gider.Štěpán Gruchala: Snažíme se blues posunout .
Ev kırlangıcı saniyede 5,3 kanat çırpışıyla uçar.În zbor dă din aripi în medie de 5,3 ori pe secundă.
Verba volant, scripta manent Söz uçar, yazı kalır.Verba volant, scripta manent este un proverb latin.
Mayıs ve Temmuz ayları arasında uçar.Adulții zboară între lunile mai și iulie.
Gayet ağır ve sesli bir şekilde uçarlar.Sunt foarte zburdalnice și gălăgioase.
Leylek uçarken.Răpirea în zbor.
Yavrular 4-5 hafta sonra uçar hale gelir.După 3-4 săptămâni puii sunt capabili de zbor.
Böceklerle beslenir ve avlarını uçarken yakalar.Se hrănește cu insecte, pe care le prinde din zbor.
Çıkardığı sesler gıdaklamaya benzer ve uçarken tiz çığlık atar.Sunetele, la propriu, arată cum sună avionul.
Bir yere zıpladığı zaman her şey ya kırılır, ya da havaya uçar.Când o coardă este lovită sau ciupită, aceasta vibrează mișcând aerul din jurul ei.
Mary Poppins'in artık burada işi bitmiştir, geldiği gibi uçarak gider.Mary Poppins a szél hátán érkezik, és majd akkor távozik, ha a szél megfordul.
Mayıs ve Temmuz ayları arasında uçar.Május és július között repül.
Su direnci durdurana kadar top 2 veya 3m "uçar".A labda körülbelül 2-3 métert "repül" mielőtt a víz megállítja.
Bazen uçar.Időnként repülnek is.
Sakalı sayesinde uçar.Arcán szakállat visel.
Eğer bir grup erkek varsa, bunlar uçarak tek bir erkek kalana kadar dişiyi kovalar.Ha egy tojónak több udvarlója van, addig üldözik a repülő tojót, míg csak egyetlen egy gácsér marad.
Kuş olup uçar.A Repülj madár, repülj...
Üreme döneminde uçarken akrobatik hareketler yapar.Repülés közben akrobatikus mutatványokra képes.
Gündüz uçarlar.Nappal repül.
Göç eden sürüler, "V" biçiminde uçarlar.Vonuló madár, csapatban repül, alakzata „v” betűt formáz.
Yavrular, yumurtadan çıktıktan 18 gün sonra uçarlar.A tojások 18 napi kotlás után kelnek ki.
25 Ocak'ta Madrid'ten Milano'ya uçarak yeni takımının kupada Roma ile oynadığı maçı izledi.Január 25-én Ronaldo Madridból Milánóba repült, hogy megtekintse a Milan Roma elleni mérkőzését.
Gövde tüyleri genel olarak tüm türlerde beyazdır ve uçarken kanatlarda siyah tüyler görünür.Mindegyik fajnál a tollazat főleg fehér színű; repülés közben a szárnyakon jól látszik a fekete szegély.
120 ila 150 gün arası uçarlar.A kelési idő 100-150 nap.
Uçar ve duvarlardan atlar.A kerítésekre és ereszekre futtatják fel.
Leylek uçarken.IHO Repülés.
"Uçar" sözcüğü haber anlamı da taşır.Az aalto szó hullámot is jelent.
Besinlerini uçarken yakalarlar.A rovarokat röptében kapja el.
Ara sıra uzaya uçar.Előfordul a világűrben.
Bu amaçla hemen İspanya'ya uçar.A torna után Spanyolországba költözött.
Yüksek uçarlar.Rossz repülők.
Bütün türler böcekçildir ve uçarak avlanırlar.Kaikki lajit ovat hyönteissyöjiä ja pyydystävät saaliinsa lennosta.
Kuşlar uçarken aya göre yön bulurlar.Miten linnut löytävät tiensä muuttaessaan?
1912 - Amerikalı havacı Harriet Quimby, Manş Denizi'ni uçarak aşan ilk kadın oldu.1912 – Ilmailu: Harriett Quimby ylitti ensimmäisenä naisena Englannin kanaalin lentäen.
Uçarken çok dikkatsizdir.Se lentää hyvin aaltoilevasti.
Ayrıca Orkun Uçar'ın Azrail Bebeğin Bakıcısı adındaki kısa bir öyküsü de kitabın sonunda bulunmaktadır.Lapsesta tulee kuitenkin myös orpo Kitin kuoltua synnytyksessä viimeisessä kirjassa Loppu.
Bu amaçla hemen İspanya'ya uçar.Hän siirtyi heti tämän jälkeen maanpakoon Espanjaan.
Verba volant, scripta manent Söz uçar, yazı kalır.Verba volant: Sanat lentävät.
Archie ve Gus da onu yalnız bırakmazlar ve hep birlikte İngiltere'ye uçarlar.Frank ja Dwayne eivät voi kuitenkaan jäädä kotiin yksin, joten koko perhe lähtee yhdessä kohti Kaliforniaa.
Mayıs ve Temmuz ayları arasında uçar.Se lentää kesä-ja heinäkuussa.
Güveler geç sonbahar veya erken ilkbaharda uçar.Karpalo poimitaan myöhään syksyllä tai varhain keväällä.
Kuşlar genellikle birlikte uçar.Linnut lentävät usein yhdessä.
Bu uçuşlarına akşamın geç saatlarinde başlar ve bütün gece uçarak avlanırlar.Με καλό καιρό το μεσημέρι και το απόγευμα αγαπούν να πετάνε.
İberia grup havayolu taşımacılıkları 39 ülkede 102 varış yerine uçar.Οι εταιρείες του Ομίλου Iberia πετούν σε 97 προορισμούς σε 40 χώρες.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Μπορούν να τρέχουν γρήγορα, αλλά δεν πετούν εύκολα.
Süpürge üstünde, uçarak oynanır.Είναι καμπούρης και παίζει φλογέρα.
Sana uçarak gelirler.ΕΟΣ ΒΟΛΟΣ.
Pilotsuz uçarlar.Τρέφεται πετώντας.
Zaman uçar.Ο χρόνος φεύγει.
Bitkilerin üstünden uçar.Den lever af planter.
Daha sonra zeplinle birlikte şehre uçarlar.Men de fortsætter med at tage ture til bjerget sammen.
Kuş olup uçar.Men fuglen var fløjet.
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)Se og Hør (Se og Hør NYHEDER).
Yüksek uçarlar.Højt at flyve...
Genellikle en fazla 20–30 m boyunca dalgalı bir uçuşla uçar.Der flyves normalt i højder mellem 20 og 100 meter.
Ancak planı altüst olur ve İtalya'ya uçar.Han klarer dette og flyver mod Florida.
Birlikte Peru'ya uçarlar.Reisen til Monaco.
Besinlerini uçarken yakalarlar.Han holder Volteer fanget.