Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.فعندما كنا نحلق فوق الصحراء و فوق الهند لقد كان الامر كأنه نزهة في يوم عطلة
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.格好の休日の様でした いつでも気球を下りて
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.무슨 일이 일어나는지 살펴보면, 보이저 1호가 토성의 밑을 지나갈 때 토성의 중력에 의해서 보이저 1호의 궤도가 위쪽으로 휘어지게 되고 결국 태양계 밖으로 날려 보내지게 됩니다.
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.En fait, comme il vole sous Saturne,
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.En realidad voló por debajo de Saturno. Lo que ocurre es que, al volar por debajo de Saturno,
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.Kiedy leci pod planetą, wchodzi w jej grawitację, która łapie go i wypycha z Układu Słonecznego.
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.Ora, mentre gli vola sotto,
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.Passa por baixo de Saturno. Ora, o que acontece é que, ao voar por baixo de Saturno,
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.Пока он летит под Сатурном, Сатурн хватает его своей гравитацией и бросает вверх прочь из Солнечной системы.
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.Сега, това което се случва, докато лети под Сатурн,
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.الآن، ما يحدث هو، وهو يحلق تحت زحل، يجتذبه زحل ويدفعه صعودا وخارج النظام الشمسي،
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.土星の重力に捕らえられ 上方に太陽系外に向かって 加速されます このまま放っておけば
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.appena vi fai volare gli occhi sopra, essa gia non è più: perché mette ali come aquila e vola verso il cielo
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.Fitando tu os olhos nas riquezas, elas se vão; pois fazem para si asas, como a águia, voam para o céu.
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.네가 어찌 허무한 것에 주목하겠느냐 정녕히 재물은 날개를 내어 하늘에 나는 독수리처럼 날아가리라
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.Kun silmäsi siihen lentävät, on rikkaus mennyttä; sillä se saa siivet kuin kotka, joka lentää taivaalle.
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.Skal dit Blik flyve efter den uden at finde den? Visselig gør den sig Vinger som Ørnen, der flyver mod Himlen.
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.Устремишь глаза твои на него, и – его уже нет; потому что оно сделает себе крылья и, как орел, улетит к небу.
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.התעוף עיניך בו ואיננו כי עשה יעשה לו כנפים כנשר ועיף השמים׃
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.هل تطيّر عينيك نحوه وليس هو. لانه انما يصنع لنفسه اجنحة. كالنسر يطير نحو السماء
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.你 豈 要 定 睛 在 虛 無 的 錢 財 上 麼 . 因 錢 財 必 長 翅 膀 、 如 鷹 向 天 飛 去
Servet göz açıp kapayana dek yok olur, Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.你 豈要 定睛 在 虛無 的 錢財 上麼 . 因 錢財 必 長 翅膀 、 如鷹 向 天飛去
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Bagaimana jika burung liar melintas kembali?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Ce ne facem dacă pasărea sălbatică zboară iar pe aici?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Co jeśli jeszcze raz nawiedzi nas grypa roznoszona przez dzikie ptaki?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?만약 그 야생 조류들이 다시 날면 어떻게 될까요?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Qu'arrivera-t-il si un autre oiseau sauvage vole par-ici à nouveau?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?¿Qué pasaría si pasase otra vez ese pájaro silvestre?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Was, wenn dieser wilde Vogel wieder vorbei fliegt?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Wat als die wilde vogel hier opnieuw overvliegt?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Τι θα συμβεί εάν τα άγρια πτηνά πετάξουν ξανά από πάνω μας;
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Ами ако тази дива птица отново долети?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Что делать, если дикие птицы пролетят снова?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?Що робити, якщо дикі птахи пролетять знову?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?מה יקרה אם ציפור נגועה תעוף בסביבה?
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?ماذا لو طار بجوارنا الطير البري ذاك مرة أخرى؟
Şu vahşi kuş ya yeniden buralarda uçarsa?家禽の群れに感染するタイプの
Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.Až poletíte nad povrchem Titanu.
Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür. (Gülmeler)(Смях в залата)
Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür. (Gülmeler)そして最終的に 観測機は地表に到達しました
Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.이러한 풍경이 창 밖으로 보일 것입니다.
Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.-men det liknar en kustlinje. Den här är tagen på 16 kilometers höjd.
Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.תוך כדי שאתם טסים מעל פני השטח של טיטאן.
Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.اثناء طيرانها عبر سطح "تايتان".
Tokyo'ya uçarken bilgisayardan Mets'i izleyebiliyorum.Ik vloog naar Tokyo en hoog in de lucht, zag ik de Mets spelen. Het is onvoorstelbaar, zo mis je niets.
Tokyo'ya uçarken bilgisayardan Mets'i izleyebiliyorum.لذا سأطير لطوكيو على ارتفاع 45 ألف قدم و أنا أشاهد الـ ميث على جاسبي هذا رائع
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Chúng bay mà không cần bộ phận nào quay, mà bay chỉ bằng cách vỗ cánh.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.De flyger, inte med roterande delar utan de flyger genom att flaxa med sina vingar.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.De flyver, ikke med roterende komponenter, så de flyver blot ved at baske med vingerne.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Elas voam, não através da rotação de componentes, mas apenas através do bater das suas asas.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Ele zboară, dar nu cu ajutorul unor piese care se rotesc, ci zboară pur și simplu dând din aripi.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Ils ne volent pas avec des composants rotatifs, ils volent uniquement en battant leurs ailes.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.새들은 회전기기를 갖고 있지 않으므로 오직 날개만을 펄럭이며 납니다.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Latają, nie dzięki obracającym się częściom, ale dzięki uderzeniom skrzydłami.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Létají, ale ne díky rotujícím prvkům, ale díky mávání svých křídel.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Mereka terbang, tidak dengan benda yang berputar, mereka terbang hanya dengan mengepakkan sayap.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Nelietajú tak, že ich časti rotujú, ale lietajú tak, že len mávajú krídlami.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Nem forgó alkatrészekkel repülnek, hanem a szárnyukat csapkodva.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.No necesitan componentes de rotación para volar, lo hacen simplemente batiendo las alas.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.Sie fliegen nicht mit rotierenden Bauteilen, sondern nur durch Flügelschlag.