Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum.Par exemple, je me rappelle un jour dans un avion avec ce type assis à côté de moi.
Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum.Por exemplo, eu lembro-me de viajar de um lado ao outro do país com um homem que se sentou ao meu lado,
Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum."Zum Beispiel erinnere ich mich an einen Flug von Küste zu Küste, bei dem ein Mann neben mir saß."
Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum.Για παράδειγμα, θυμάμαι πετούσα με έναν τύπο που καθόταν δίπλα μου.
Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum.Например аз помня, когато пътувах със самолет и до мен седеше мъж.
Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum.למשל אני זוכרת שבאמת הפעמים שטסתי - ישב לידי בחור,
Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum.彼は...自分の1歳半の息子が、その週の始めに彼の姉が プレゼントを開けるのを見たとき、
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Akkoriban, amikor mi indiaiak utazni szerettünk volna, felpattantunk egy szekérre és átvágtattunk az égen.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.A quel tempo, quando noi Indiani avevamo voglia di viaggiare balzavamo su un carro e attraversavamo i cieli.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.En aquellos días cuando los indios queríamos viajar saltábamos a un carro y surcábamos el cielo.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.In die tijd, wanneer wij Indiërs wilden reizen, sprongen we in een wagen en vlogen we rond in de lucht.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.옛날에는 우리 인도 사람들이 여행을 하고 싶으면 전차를 타고 하늘을 가로질러 날라갔지요.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Pe vremuri, când noi indienii voiam să călătorim, săream într-o caleașcă și zburam peste ceruri.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Saat itu, saat kita, orang India, hendak bepergian kita naik kereta kuda dan melintasi langit.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Så förr i tiden, när vi indier ville resa så hoppade vi in i en vagn och flög iväg över himlen.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Tehdy, když jsme my Indové chtěli cestovat, zapřáhli jsme vůz a rozjeli se s větrem o závod.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Thời đó, khi người Ấn chúng tôi muốn đi lại chúng tôi sẽ nhảy vào một cỗ xe ngựa và phóng vèo qua bầu trời.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Voľakedy, keď sme my Indovia chceli cestovať, naskočili sme do voza a leteli ozlomkrky.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Wenn wir Inder damals reisen wollten, sprangen wir in einen Wagen und schwirrten über den Himmel.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Wtedy, gdy ktoś z nas chciał podróżować, wskakiwał w rydwan i pędził przez nieboskłon.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Τότε, λοιπόν, όταν εμείς οι Ινδοί θέλαμε να ταξιδέψουμε παίρναμε ένα άρμα και απογειωνόμασταν.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.В ті дні, якщо індуси хотіли подорожувати, вони стрибали в колісницю і мчали по небу.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.Когда-то в прошлом, когда индийцы хотели путешествовать, они запрыгивали в колесницу и мчались по небу.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.אז בזמנו, כשאנו ההודים רצינו לטייל היינו קופצים על כרכרה והיינו טסים בשמיים.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.لذلك في تلك الأيام عندما كنا نريد نحن الهنود السفر كنا نقفز في عربة ثم ننطلق مركزين نحو السماء.
O zamanlar, biz Hintliler seyahat etmek istediğimizde iki tekerlekli at arabasına atlayıp gökyüzüne uçardık.二輪馬車に飛び乗って空を駆けて行きました 現代でも同じことを飛行機でしています
Part-time işimden 100 dolar kazansam mutluluktan havalara uçardım.Ha valaki tartozna nekem 100 ezer wonnal, úgy érezném, hogy rámszakad az ég.
Part-time işimden 100 dolar kazansam mutluluktan havalara uçardım.كنت في الغيوم اذا ربحت 100 دولار من عمل جزئي
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Ainsi, par curiosité, où avez-vous atterri quand vous survolé le Grand Canyon?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Ancora una curiosità: dove sei atterrato quando hai sorvolato il Grand Cayon?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Csak kíváncsiságból, hol értél földet, amikor a Grand Canyon felett repültél?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Doar din curiozitate, unde ai aterizat când ai zburat peste Marele Canion?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Gewoon uit nieuwsgierigheid, waar ben je geland toen je over de Grand Canyon vloog?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Jadi saya hanya merasa penasaran, di mana anda mendarat saat terbang melintasi Grand Canyon?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Jen tak ze zvědavosti, kde jste přistál, když jste přelétal Grand Canyon?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Nur so aus Neugier, wo sind Sie gelandet als Sie über den Grand Canyon flogen?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Så, jag är nyfiken var landade du när du flög över Grand Canyon?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Só como curiosidade, onde é que aterraste quando voaste sobre o Grand Canyon?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Takže len zo zvedavosti, kde si pristál, keď si lietal nad Grand Canyonom?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Tôi tò mò một chút, anh đã hạ cánh ở đâu khi bay qua Grand Canyon?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Πες μας από περιέργεια, πού προσγειώθηκες όταν πέταξες πάνω από το Γκραν Κάνιον;
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Да те запитам, просто от любопитство, къде се приземи, когато прелетя над Гранд Каньон?
Sadece meraktan soruyorum, Büyük Kanyon'un üstünde uçarken nereye indiniz?Из любопытства, где вы приземлились, когда летели над Большим Каньоном?
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Als wir über die Sahara und Indien flogen, waren es schöne Ferien.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Amikor a Szahara és India felett repültünk az csodás kikapcsolódás volt.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Când zburam deasupra Saharei şi apoi în India eram ca într-o vacanţă.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Cuando sobrevolábamos el Sahara e India fueron buenas vacaciones.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Když jsme letěli nad Saharou a Indií, byla to hezká dovolená.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Keď sme leteli ponad Saharu a Indiu, bola to pekná dovolenka.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Khi chúng tôi bay qua sa mạc Sahara và Ấn Độ đó là những ngày nghỉ tuyệt vời.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.우리가 사하라와 인도를 넘을 수 있었다면 운이 좋은 것이었죠
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Lot nad Saharą czy Indiami to były wakacje.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Quand on survolait le Sahara puis l'Inde, c'était des belles vacances.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Quando voámos sobre o Sahara e a Índia foram umas férias agradáveis.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Quando volavamo sul Sahara e l'India era una vacanza piacevole.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Toen we over de Sahara en India vlogen was het een leuke vakantie.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Vi flög över Sahara och Indien det var trevliga semestrar.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Когато летяхме над Сахара и Индия, беше хубава ваканция.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.Когда мы пролетали над Сахарой и Индией, это были хорошие выходные.
Sahara ve Hindistan'ın üzerinden uçarken iyi bir tatil oldu.כשטסנו מעל הסהרה והודו אלה היו חופשים קלים.