Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Koleran hade brutit ut i sin mest dödliga formen och folk dog som flugor.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Koleran oli syttynyt sen kaikkein kohtalokas muodossa ja ihmiset kuolivat kuten kärpäsiä.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Kolera pecah dalam bentuk yang paling fatal dan orang-orang sekarat seperti lalat.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Kolere je izbruhnil v najbolj usodne obliki in ljudje umirajo, kot je bilo muhe.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Le choléra avait éclaté dans sa forme la plus mortelle et les gens mouraient comme des mouches.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Η χολέρα είχε ξεσπάσει στην πιο θανατηφόρα μορφή της, και οι άνθρωποι πέθαιναν σαν μύγες.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Холера е избухнала в най-фаталната си форма и хората умираха като мухи.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Холери спалахнула в його найбільш летальної форми і люди мруть, як мух.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.Холеры вспыхнула в его наиболее летальной формы и люди мрут, как мух.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.הכולרה שפרצה בצורה קטלנית ביותר שלו אנשים מתו כמו זבובים.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.فقد اندلعت الكوليرا في شكله الاكثر قتلا وكان الناس يموتون مثل الذباب.
Kolera en ölümcül formu kırmıştı ve insanlar gibi ölüyordu uçar.ハエ。 アーヤは夜間に病気になる、と彼女はただ死んでしまったのでそれはあったされていたこと
Mars'ın atmosferinde uçarken, o yolculuğun fotoğraflarını,화성 대기를 날아다니며 영상을 전송하게 된다면,
Mars'ın atmosferinde uçarken, o yolculuğun fotoğraflarını,הוא שאנחנו יכולים לטוס דרך האטמוספירה של מאדים, אנחנו נשדר את המסע הזה
Mars'ın atmosferinde uçarken, o yolculuğun fotoğraflarını,هو أننا سوف نحلق عبر أجواء المريخ وسوف نبث تلك المعلومات ..
Mars'ın atmosferinde uçarken, o yolculuğun fotoğraflarını,その記録を送信することです 地球外で初の飛行機によるフライトの
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"미구엘, 플라밍고들이 150 마일을 날아왔다가 다시 밤에 150 마일을
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Am spus, "Miguel, ei zboară 240 kilometri la fermă, şi apoi ei zboară 240 kilometri înapoi noaptea?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?E dissi: "Miguel, volano per 150 miglia fino all'allevamento e poi volano 150 miglia di notte per tornare?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Ich sagte: "Miguel, fliegen sie 240 Kilometer zu der Farm und fliegen sie dann 240 Kilometer zurück am Abend?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Jag sa, "Miguel, flyger de 25 mil till gården, och sen, flyger de 25 mil tillbaka på kvällen?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Le dije, "¿Miguel, vuelan 150 millas hasta el criadero, y luego vuelan 150 millas de regreso a la noche?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"Miguel, elas voam 240 km até aqui "e depois voam 240 km de volta à noite?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"Migueli, letí 250 km na farmu a potom letí 250 km zpátky, když přijde noc?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"Miguel, vliegen ze 250 km naar de kwekerij en dan 's avonds 250 kilometer terug?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?Tôi nói, "Miguel, chúng bay 150 dặm đến trang trại và rồi chúng bay 150 dặm về vào buổi tối hả?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?"Мигел, те наистина ли прелитат 150 мили до фермата и през нощта прелитат 150 мили обратно?
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?אמרתי, "מיגל האם הם עפים 240 ק"מ לחווה, ואז הם עפים
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?وقلت " ميجيل " هل فعلاً تطير تلك الطيور 150 ميلاً الى المزرعة ومن ثم تطير ..
"Miguel, 241 kilometre uçarak çiftliğe gelip ardından geceleyin 241 kilometreyi geri mi uçuyorlar?飛んで ここに来て 240km 飛んで 巣に戻るけど
Ne kadar yavaş uçarsan dönüş yarıçapın da o kadar küçük olur.Čím pomaleji letíte, tím menší bude poloměr otáčení.
Ne kadar yavaş uçarsan dönüş yarıçapın da o kadar küçük olur.Cuanto más despacio voléis, menor será vuestro radio de giro.
Ne kadar yavaş uçarsan dönüş yarıçapın da o kadar küçük olur.Im wolniej lecicie, tym mniejszy promień skrętu.
Ne kadar yavaş uçarsan dönüş yarıçapın da o kadar küçük olur.Je langsamer ihr fliegt, desto kleiner wird euer Wenderadius.
Ne kadar yavaş uçarsan dönüş yarıçapın da o kadar küçük olur.Plus vous volez lentement, plus votre rayon de virage est court.
Oldukca iyi bir mesafe var. Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.이거 신나는 걸. 예전에도 우리가 하늘을 나는 걸 사람들이 봐왔지만,
Oldukca iyi bir mesafe var. Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.דיי טוב. זה דיי מעניין. אנשים הסתכלו עלינו עפים הרבה פעמים לפני
Oldukca iyi bir mesafe var. Biraz ilginç. İnsanlar daha evvel bizi birçok kez uçarken izledi.على مدى جيد. إن ذلك مثير للإهتمام نوعا ما. لقد شاهدنا الناس نطير مرات عديدة من قبل .
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Burung itu tidak melihatnya sehingga mereka terbang menuju ke jendela dan terbunuh.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Chúng không thể nhìn ra kính nên bay vào cửa sổ và chết.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Ils ne le voient pas, ils volent dans les fenêtres et meurent.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.알 것입니다. 그들은 유리를 보지 못합니다. 따라서 새들은 창문으로 날아와서는 죽고 말지요.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Não o vêem, por isso voam contra as janelas e morrem.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Nem látják, így nekirepülnek az ablaknak és elpusztulnak.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Nevidia ho, takže vlietajú do okien a umierajú.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Nevidí ho, a tak narazí přímo do něj a zabijí se.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Nie widzą go, więc wpadają na szybę i giną.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.No lo ven, así que vuelan contra las ventanas y mueren.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Non lo vedono, così volano contro le finestre e muoiono.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Nu o văd, deci zboară în geamuri și sunt ucise.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Sie sehen es nicht, also fliegen sie gegen das Fenster und sterben.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Ze zien het niet, dus vliegen ze tegen het raam en leggen het loodje.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Δεν το βλέπουν, και συνεπώς πέφτουν πάνω στα παράθυρα και σκοτώνονται.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Вони його не бачать, тому врізаються у вікна і розбиваються на смерть.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.Они просто не видят его, поэтому они врезаются в окна и умирают.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.את מושג הזכוכית. הן לא רואות אותה, ולכן הן עפות היישר אל החלונות ונהרגות.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.ما معنى "زجاج". لا تستطيع رؤيته، لذلك، تصطدم بالنّوافذ و تموت.
Onu göremezler, cama doğru uçarlar ve ölürler.ガラスが見えないので 衝突して死んでしまいます 私は死骸を拾いに行って
Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum.Bijvoorbeeld, ik herinner me een vlucht waar een man naast me zat.
Örneğin, bir gün ülkenin bir kıyısından öteki kıyısına uçarken yanımda bir adamın oturduğunu hatırlıyorum.Na przykład, pamiętam loty od wybrzeża do wybrzeża z facetem, który usiadł obok mnie. ..