uçaktan ile cümle
uçaktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Veicolo soccorso: per gli aeromobili incidentati della Regia Aeronautica.
Arkadaşlarım benim uçaktan korkmamla alay ediyorlar.Мои друзья смеются над моей боязнью полётов.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.Флот авиакомпании состоит из 9 самолётов.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Взлетная полоса аэропорта нуждается в реконструкции.
Hayalinde uçaktan canlı olarak kimse kurtulamamıştır.Никто лучше него не высыпается в самолете.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Очевидно, он был вынужден прыгать из горящего самолёта.
53 yolcu ve 5 mürettebat olmak üzere toplam 58 kişi taşıyan uçaktan 15 kişi kurtuldu.Всего на борту самолёта находилось 58 человек — 53 пассажира и 5 членов экипажа.
Havada yakıt ikmali, uçuş sırasında uçak yakıtını bir askerî uçaktan (tanker) diğerine aktarılması işlemidir.Дозапра́вка в во́здухе — операция передачи топлива с одного летательного аппарата на другой во время полёта.
Kargo taşımacılıkta kullanılan bu uçaktan şu anda sadece bir adet mevcuttur (Kuyruk numarası: UR-82060).وقد صنعت طائرتان ولكن هناك واحدة فقط في الخدمة (رقم تسجيل العاملة:UR-82060).
En ağır kaybı bombardıman filoları almıştır, 480 uçaktan 232'si kaybedilmiştir.تلقى الـ"Kampfwaffe" أو سلاح المقنبلات الألماني ضربة موجعة بتقلص أسطوله إلى 232 طائرة من أصل 480.
İçinde 9 yolcu ve 4 mürettebat kalan uçaktan, 5 kişi daha indirildi.وتنقل المروحية 9 ركاب بالإضافة إلى طيار واحد.
Uçaktan ayrılan koltuk bir paraşüt açarak pilotun güvenle yere inmesini sağlar.Ela retorna ao assento do piloto e com segurança o avião pousa.
Sonunda uçağın kuyruğu kopuyor ve uçaktan düşüyoruz.O objeto cai, atravessando a estrutura da aeronave e caindo na Terra.
Bu düzenlemeler sonucunda her Cephe, 700 - 800 uçaktan oluşan kendi hava ordularına sahip olmuşlardı.Cada Fliegerkorps tinha entre 300 a 700 aeronaves de todos os tipos.
O zamana kadar uçamayan Blu, uçaktan atlayınca ilk kez uçar.Observando alguns pintos próximas voando pela primeira vez, Blu tenta em voar, não consegue.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Viajar de avião ou mergulhos profundos.
Uçaktan bulutlara CO2 buzu atarak denediler.Consequentemente, a aeronave decolou com gelo claro nas asas.
O uçakta kargaşa çıkartırken gözükür ve birkaç görevli tarafından uçaktan indirilirken gösterilir.Este problema foi detectado por câmeras durante a decolagem, e, notado por engenheiros durante a missão.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Aeroclube de Jardim: propício para aeronaves pequenas.
Uçaktan yolcuları boşalttıktan sonra, uçağı havaya uçururlar.Após retirarem todos os passageiros dos aviões, os membros do grupo explodiram-nos.
Kargo taşımacılıkta kullanılan bu uçaktan şu anda sadece bir adet mevcuttur (Kuyruk numarası: UR-82060).Er werden twee vliegtuigen besteld, maar slechts één toestel (staartnummer UR-82060) werd voltooid.
Daha sonra uçaktan paraşütle atladı ve rotadan birkaç km saparak iniş yaptı.Daarna reed hij ook de Italiaan eraf op een paar kilometer van de streep.
Burada uçaktan kurtulanlar ile kazadan sonra ilk defa görüşür.Ook werd op deze vlucht voor het eerst met een passagier de ruimte bereikt.
Düşen uçaktan Steve'i baygın halde sudan çıkarır.In de kerker ontdekt ze Steve.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.Flota przewoźnika składa się z 3 samolotów.
Uçaktan tahliye sırasında 1 yolcu yaralandı. ^Podczas nalotu ranny został 1 marynarz.
Belkıs hanım dernek adına, uçaktan atmak amacıyla bir sepet dolusu kart bastırmıştı.W swoim liście pożegnalnym prosił, by jego prochy zostały rozsypane z samolotu.
O uçakta kargaşa çıkartırken gözükür ve birkaç görevli tarafından uçaktan indirilirken gösterilir.På flyget ser de en tonåring få panik och bli utslängd från planet.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.Флот авіакомпанії складається з 9 літаків.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Може розвиватися під час польоту на літаку або поїздки потягом.
Havada yakıt ikmali, uçuş sırasında uçak yakıtını bir askerî uçaktan (tanker) diğerine aktarılması işlemidir.Přehrát média Tankování za letu je proces přečerpání paliva z jednoho letadla (tanker) do druhého během letu.
Bu rüyadan çok etkilenir ve uçaktan inmek ister.Trošku se bojí, protože poletí letadlem.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Hlavním určením letounu je přímá letecká podpora.
Hayalinde uçaktan canlı olarak kimse kurtulamamıştır.Leteckou havárii pravděpodobně nikdo z letadla nepřežil.
Uçaktan atlayış sırasında Roach kaybolur.Během cesty však Adams z vlaku vyskočil.
O uçakta kargaşa çıkartırken gözükür ve birkaç görevli tarafından uçaktan indirilirken gösterilir.Vyvolá v letadle ohromnou paniku a několik studentů vystoupí.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Acest strigăt este scos în zbor sau dintr-un loc înalt.
Üç kişi bu istek sonucu uçaktan atladı ve esarete uğradı.3 avioane din acest model au fost deturnate, cu un deces.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Szemtanúk arról számoltak be, hogy a gép lezuhanása előtt kigyulladt.
1 Mart - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1. maaliskuuta – Albert Berrystä tuli (tiettävästi) ensimmäinen laskuvarjolla lentokoneesta hypännyt ihminen.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.Yhtiön laivastoon kuuluu kuusi alusta.
Uçaktan ayrılan koltuk bir paraşüt açarak pilotun güvenle yere inmesini sağlar.Päätoimittaja lupaa heille paikat, jos Pätkä hyppää lentokoneesta ilman laskuvarjoa.
24 Kasım günü bölgede bombardıman düzenleyen iki uçaktan biri 17 saniye boyunca Türk sınırını ihlâl etti.Turkin mukaan kone loukkasi sen ilmatilaan 17 sekunnin ajan.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Tykkimies sai surmansa juostessaan pakoon lentokoneen rynnäköidessä tielle.
Bu seri uçaktan altı tane üretildi fakat seri üretime geçilemedi.Κατασκευάστηκαν εννέα αεροσκάφη όμως ο τύπος δεν μπήκε σε παραγωγή.
Yeşil çakmalar her yükseklikten gözlenebilir, hatta bir uçaktan bile.Grønne glimt kan ses fra enhver højde – også fra et fly.
Burada Almanlar Yahudi olmayanları uçaktan çıkarıp serbest bıraktı.Der skilte de tyske terrorister de jødiske passagerer fra de ikke-jødiske, og frigav de ikke-jødiske.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1912 - Kaptajn Albert Berry udfører første faldskærmsudspring fra en flyvemaskine.
Hava bombası, genellikle uçaktan atılmak üzere tasarlanmış bir bomba türüdür.En lysbombe er en bombe som vanligvis slippes ut fra fly.
Burada Almanlar Yahudi olmayanları uçaktan çıkarıp serbest bıraktı.Der skilte de tyske terroristene de jødiske passasjerene fra de ikke-jødiske, og frigjorde de ikke-jødiske.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1912 – Albert Berry gjør verdens første fallskjermhopp fra et fly.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.Selskapet har i dag en flåte bestående av tre fly.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Flyplassen opereres av Fjellfly. ^ Luftfartstilsynet.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1912 - Albert Berry melakukan penerjunan parasut pertama dari pesawat yang sedang terbang.
Alex, uçaktan inmeleri için uçakta kargaşa çıkartır.Alex berusaha untuk membatalkan penerbangan pesawat itu dan membuat keributan di pesawat.
Uçaktan tahliye sırasında 1 yolcu yaralandı. ^Sepuluh penumpang terluka saat berusaha keluar dari pesawat.
Yeşil çakmalar her yükseklikten gözlenebilir, hatta bir uçaktan bile.Tia chớp lục có thể được quan sát từ bất kỳ độ cao nào (thậm chí là từ một máy bay).
Kargo taşımacılıkta kullanılan bu uçaktan şu anda sadece bir adet mevcuttur (Kuyruk numarası: UR-82060).Hiện nay, chỉ có duy nhất một chiếc mang số hiệu UR-82060 hiện đang hoạt động.
Burada uçaktan kurtulanlar ile kazadan sonra ilk defa görüşür.開港以来、航空事故の発生は初めてとなる。
53 yolcu ve 5 mürettebat olmak üzere toplam 58 kişi taşıyan uçaktan 15 kişi kurtuldu.518便には乗客43人と乗員3人が搭乗していた。