uçaktan ile cümle

uçaktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hava bombası, genellikle uçaktan atılmak üzere tasarlanmış bir bomba türüdür.航空機搭載爆弾(こうくうきとうさいばくだん)は、通常、航空機から想定した軌道を描いて空中から投下されるよう設計された爆弾である。
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.目撃情報では事故機は炎上しながら地面に落下した。
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1912年:艾伯特·貝里(英语:Albert Berry (parachutist))从飞行的飞机上跳伞降落,是人类第一次跳伞。
Burada uçaktan kurtulanlar ile kazadan sonra ilk defa görüşür.罹难人员的亲人第一次回到了坠机现场。
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.目击者称他们看到飞机坠落过程中起火。
Hava bombası, genellikle uçaktan atılmak üzere tasarlanmış bir bomba türüdür.항공기 탑재 폭탄은 일반적으로 항공기 에서 상정 한 궤도를 그리며 공중에서 투하하도록 설계된 폭탄이다.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.이 함대는 3척의 항공모함과 그들의 수송선들로 구성되었다.
1 Mart - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1 במרץ – שימוש ראשון במצנח לקפיצה ממטוס על ידי אלברט בארי (Albert Berry).
Bombaların uçaktan fırlatılması ilk kez I. Dünya Savaşı’nda gerçekleşti.הפעם משתחררות הפצצות של מטוסי כבר ביעף הראשון".
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.ב־1 במרץ 1912 אלברט בארי קפץ ממטוס לראשונה.
Sonunda uçağın kuyruğu kopuyor ve uçaktan düşüyoruz.אחד ממנועיו של מטוס הסילון מתפרק ונופל מהמטוס.
Bu uçaktan 36.000 adet üretildi.סך הכול נבנו כ-33 אלף מטוסים מדגם זה.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.צי החברה מונה בסה"כ שבעה מטוסים.
Bu rüyadan çok etkilenir ve uçaktan inmek ister.Слиза бавно от самолета и ляга на земята.
Çoktan ertesi gün Amerika'ya giden bir uçaktan bir bilet bulmuştur (Oceanic 815).Той ѝ дава самолетен билет за Полет 815 на авиокомпания Океаник, който заминава на следващия ден.
Burada uçaktan kurtulanlar ile kazadan sonra ilk defa görüşür.С планерът за пръв път са проведени планиращи полети.
Bu uçaktan 36.000 adet üretildi.Произведени са серийно повече от 33 000 самолета.
Uçaktan tahliye sırasında 1 yolcu yaralandı. ^Tijekom bombardiranja je oboren jedan zrakoplov.
Uçaktan sadece 3'ü futbolcu 6 kişi sağ kurtulmuştur.Nesreću su preživjela samo tri nogometaša.
Air Force One'ın kuyruk numarası 28000 ve 29000 olan iki jet uçaktan başkanın bindiğine verilen isimdir.Trenutno za ovu namjenu lete dva identična zrakoplova s repnim oznakama 28000 i 29000.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.V areáli nemocnice je pristávacia plocha pre leteckú záchrannú službu.
Bu seri uçaktan altı tane üretildi fakat seri üretime geçilemedi.Vyrobené boli dva prototypy, do sériovej výroby sa však tento typ trolejbusu nedostal.
Bu uçaktan 36.000 adet üretildi.Pagaminti 663 tokie lėktuvai.
Air Force One'ın kuyruk numarası 28000 ve 29000 olan iki jet uçaktan başkanın bindiğine verilen isimdir.Šio modelio lėktuvų buvo pagaminta tik 2 vnt. Abu lėktuvai pažymėti numeriais 28000 ir 29000.
Uçaktan tahliye sırasında 1 yolcu yaralandı. ^Į trečią skrydį išskrido antrojo skrydžio metu pažeistu lėktuvu.
Hayalinde uçaktan canlı olarak kimse kurtulamamıştır.Nė vienas lėktuvu skridusių žmonių per katastrofą neišgyveno.
Küçük tepeler uçaktan düz görünüyorlar.Mažos kalvelės iš lėktuvo atrodo plokščios.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1912 – Albert Berry sooritas esimese langevarjuhüppe liikuvast lennukist.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,창문을 내다보지 않고는 비행기가 움직이는지 알 수 없습니다
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,Não tem como eu dizer se o avião está em movimento ou não a não ser que eu olhe pela janela
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,Nie mógłbym stwierdzić czy samolot się porusza nie patrząc w okno
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,Så vil jeg ikke være i stand til at føle om flyet bevæger sig eller ej. Uden at kigge ud af vinduet.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,Наистина няма никакъв начин да кажа, дали самолета се движи, без да погледна през прозореца.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,למעשה מבלי להביט בחלון אין כל דרך לדעת האם המטוס נע.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,لا يوجد طريقه لاخبرك ان الطائرة تتحرك دون ان انظر من النافذه
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,この飛行機には、窓がないって考えて。 そして、完全に一定の速度で進むんだ。
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Als je uit een vliegtuig springt, ben je bijna naakt.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Când ieşi dintr-un avion eşti aproape dezbrăcat.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Cuando saltas de un avión estás casi desnudo.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Když vyskočíte z letadla, jste téměř nazí.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Keď zoskočíte z lietadla, ste takmer bezmocní.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Khi ta rời khỏi một chiếc máy bay ta gần như trơ trụi.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.비행기에서 뛰어 내릴 때는 거의 무방비상태이죠.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Mikor kiugrasz egy repülőgépből, nagyjából meztelen vagy.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.När du kliver ut ur ett flyplan är du helt utlämnad.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Opuszczając samolot jesteś prawie nagi.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Quando saíamos de um avião estamos quase nus.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Quando salti da un aeroplano sei quasi nudo.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Quand vous sortez d'un avion vous êtes presque nu.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Saat anda keluar dari pesawat, anda hampir telanjang.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Wenn man aus dem Flugzeug kommt, ist man fast nackt.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Όταν βγαίνεις από το αεροπλάνο είσαι σχεδόν γυμνός.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Когато скочите от самолет сте почти голи.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.Когда ты выходишь из самолета ты практически голый.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.כשאתה יוצא ממטוס אתה כמעט עירום.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.عندما تخرج من طائرة تكون شبه عاري.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.ほとんど何も身に着けていません こんな姿勢を取ります
Böylece uçaktan indim ve TED'e geldim.Così scesi dall'aereo ed andai al TED.
Böylece uçaktan indim ve TED'e geldim.Donc je sors de l'avion, et je viens à TED.
Böylece uçaktan indim ve TED'e geldim.După care, am coborat din avion şi am venit la TED.

İlgili Sayfalar