uçaktan ile cümle
uçaktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uçaktan bakıldığında, ada çok güzel görünüyor.Seen from the plane, the island looks very beautiful.
Tüm yolcular aceleyle uçaktan ayrıldı.All the passengers left the plane in a hurry.
Uçaktan bakıldığında, adalar çok güzeldi.Seen from the plane, the islands were very pretty.
Küçük tepeler uçaktan düz görünüyorlar.Small hills look flat from an airplane.
Uçaktan bakıldığında, ada büyük bir örümcek gibi görünüyor.Seen from an airplane, the island looks like a big spider.
Ben uçaktan indikten sonra benim bagajım görünmüyorsa ne yaparım?What do I do if my luggage doesn't appear after I get off the plane?
O cesur bir şekilde uçaktan atladı.Intrepidly, he jumped out of the plane.
Tom uçaktan indi.Tom got off the plane.
Tom uçaktan atladı.Tom jumped out of the plane.
Tom yanan uçaktan atladı.Tom jumped out of the blazing plane.
Tom yanan uçaktan kaçabildi.Tom was able to escape from the burning plane.
Bütün yolcular uçaktan tahliye edildi.All the passengers were evacuated from the plane.
Tom yolcuların geri kalanıyla uçaktan inmedi.Tom didn't get off the airplane with the rest of the passengers.
Uçaktan indim.I got off the plane.
Tom uçaktan korkuyor, değil mi?Tom is afraid of flying, isn't he?
Yeşil çakmalar her yükseklikten gözlenebilir, hatta bir uçaktan bile.Green flashes may be observed from any altitude (even from an aircraft).
1 Mart - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.March 1 – Albert Berry is reported to have made the first parachute jump from a flying airplane.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.The Police operate 3 aircraft.
Hayalinde uçaktan canlı olarak kimse kurtulamamıştır.The accident is considered not to have been survivable by anyone on board the aircraft.
Bu seri uçaktan altı tane üretildi fakat seri üretime geçilemedi.Only three aircraft were built and the type did not enter quantity production.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.The aircraft is supplied ready-to-fly.
Üç kişi bu istek sonucu uçaktan atladı ve esarete uğradı.A flight attendant was sucked out of the aircraft and died.
Filosu 17 uçaktan oluşmakla beraber, 55 uçuş noktasında hizmet vermektedir.The Marinefliegerkommando operate 55 aircraft.
Bir uçaktan dışarı çıkınca neredeyse çıplaksınızdır.When you go out of an airplane, you are almost naked.
Yani uçaktan atlamak yerine, değil mi?So instead of jumping off a plane, yes? YR:
Uçaktan inerken mi?While disembarking from a plane?
Geçenlerde kendimi başka bir insana iple bağladım ve 12000 feet'teki bir uçaktan atladım.I recently strapped myself to another human being and stepped out of an airplane at 12,000 ft.
Ve uçaktan atladığımız zaman Amerika barış içindeydi.And when we took off from the airfield, America was at peace.
Uçaktan indiğimde, bu knuda birşey yapmaya karar vermiştim.And by the time I got off that plane, I'd decided I wanted to do something about it.
Böylece uçaktan indim ve TED'e geldim.So I get off the plane, and I come to TED.
Uçaktan indi ve deneyimli biriymişcesine basınla konuştu.She walked out of the plane and spoke to the whole press as if she was a veteran.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.And he becomes obsessed with the question of how to drop bombs from an airplane.
Benim için kapıların kitli olup olmamasına bakılmasızın gerçekten uçaktan düşme imkanı yok,There is really no way for me to tell whether the airplane is moving without looking out the window
Ancak Erdoğan, Benedikt'i Ankara Esenboğa Havalimanı'nda uçaktan inişinde bizzat karşıladı.But Erdogan personally greeted Benedict as he stepped off his plane at Ankara's Esenboga Airport.
Ancak uçaktan atılabilecek kadar küçük olduğu için kullanıma hazırdı.However, it was small enough to be dropped from an airplane, making it ready for use.
İkili, uçaktan inerken tutuklandı.The two were arrested as they stepped off the plane.
2,000 yükseklikte uçaktan düştü, yere çarptığında anında öldü.Coleman was thrown from the plane at 2,000 ft (610 m), and died instantly when she hit the ground.
Bir uçaktan vadinin görünüşüThe valley from an airplane
1919-1923 Türk Kurtuluş Savaşı sırasında, Türk Hava Kuvvetleri uçaktan yoksundu.During the 1919–1923 Turkish War of Independence, the Turkish Air Force lacked aircraft.
Thornton daha sonra arızalı bir paraşütle uçaktan atladı ve öldü.Thornton then jumped out of the plane with a faulty parachute and died.
Bu uçaktan 36.000 adet üretildi.Insgesamt wurden fast 3000 Stück dieses Flugzeugs gebaut.
Samuel L. Jackson ile kavga eden Susan, uçaktan aşağı atılır ve Paris Hilton'un üstüne düşer.Samuel L. Jackson wirft Susan schließlich aus dem Flugzeug.
Havada yakıt ikmali, uçuş sırasında uçak yakıtını bir askerî uçaktan (tanker) diğerine aktarılması işlemidir.Luftbetankung bezeichnet die Übergabe von Treibstoff von einem Flugzeug zu einem anderen während des Fluges.
Üç kişi bu istek sonucu uçaktan atladı ve esarete uğradı.Bei der Bruchlandung wurde er aus dem Flugzeug geschleudert und starb.
O zamana kadar uçamayan Blu, uçaktan atlayınca ilk kez uçar.Hierbei wird zum ersten Mal das Flugzeug ohne Fluglehrer geflogen.
1 Mart - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1. März: Der US-Amerikaner Albert Berry springt als erster Mensch mit einem Fallschirm aus einem Flugzeug.
Uçaktan atlayan pilotun Suriye Haber Ajansı (SANA) paraşütle atlayarak kurtulmayı başardığını yazdı.Nach syrischen Angaben konnte der Pilot sich mit dem Schleudersitz retten.
Uçaktan yolcuları boşalttıktan sonra, uçağı havaya uçururlar.Après avoir vidé l'appareil des passagers ils font exploser l'avion.
Kargo taşımacılıkta kullanılan bu uçaktan şu anda sadece bir adet mevcuttur (Kuyruk numarası: UR-82060).L'immatriculation du seul exemplaire en service est UR-82060.
O zamana kadar uçamayan Blu, uçaktan atlayınca ilk kez uçar.La première, une fois gonflée, ne permettait pas à Post de piloter l'avion.
İstenildiğinde uçaktan da bırakılabilir.Ils restent aussi capables de débarquer quand bon leur semble.
Daha sonra uçaktan paraşütle atladı ve rotadan birkaç km saparak iniş yaptı.Il se dirige ensuite vers le vaisseau spatial, qui vient de prendre son envol à quelques mètres du sol.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Des témoins ont signalé avoir vu des flammes s'échapper des moteurs de l'avion lors du décollage.
Tom uçaktan indi.Tom se bajó del avión.
1 Mart - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1 de marzo: Albert Berry salta de un aeroplano para probar el primer paracaídas.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1912: Albert Berry salta de un aeroplano para probar el primer paracaídas.
Uçaktan atılan termobarik bombasının birinci haznesi belirli bir irtifada patlar.Es la primera bomba de hidrógeno dejada caer desde un avión.
Kurtulduklarında uçaktan kurtulan 8 kişi olduğunu ve 6 kişinin hayatta kaldığı yalanını söylemiştir.Dice que sólo ocho pasajeros sobrevivieron al choque y solamente seis vivieron para salir de la isla.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Los testigos relataron que un ala se desprendió del avión en vuelo.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Asistente de vuelo: auxiliar de vuelo o azafato.