uçaktan

noun
C1 seviye
TR → EN

Görsel

Uçaktan dağ manzarası - geniş gökyüzüUçaktan Görünen Kıvrımlı Nehir ve Yeşil Vadinin Havadan PanoramasıKolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro gece saatlerinde uçaktan iniş yaparkenUçaktan Çekilmiş Büyüleyici Karlı Dağlar, Sisli Vadiler ve Bulutlu Gökyüzü

Tanım

•uçak sözcüğünün ayrılma tekil çekimi

Örnek Cümleler

Uçaktan indim.
I got off the plane.
Tom uçaktan indi.
Tom got off the plane.
Tom uçaktan atladı.
Tom jumped out of the plane.
Uçaktan inerken mi?
While disembarking from a plane?
Tom yanan uçaktan atladı.
Tom jumped out of the blazing plane.
Tom yanan uçaktan kaçabildi.
Tom was able to escape from the burning plane.
Bir uçaktan vadinin görünüşü
The valley from an airplane
Tom uçaktan korkuyor, değil mi?
Tom is afraid of flying, isn't he?
İkili, uçaktan inerken tutuklandı.
The two were arrested as they stepped off the plane.
O cesur bir şekilde uçaktan atladı.
Intrepidly, he jumped out of the plane.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.
The aircraft is supplied ready-to-fly.
Tüm yolcular aceleyle uçaktan ayrıldı.
All the passengers left the plane in a hurry.
uçaktan ile daha fazla örnek cümle →