Ve Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır" (Ali İmran: 54).Allah adalah penjamin orang yang berbuat baik dan takwa.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Wayang inilah yang sekarang kita kenal sebagai wayang kulit.
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.Ia pun mengingkarinya, hingga akhirnya mereka (para pengikutnya) meninggalkannya.
Yapılış maksadı avlanmak olan ağ, bir nevi tuzaktır.Đuổi theo sau anh chính là một bầy xác sống khổng lồ.
Doraemon, Dorayaki'ye bağımlı olmuştur ve Nobita'nın tuzaklarına kolayca kanar.Tuy là bạn của Doraemon nhưng cậu lại rất ghen tị với Nobita về tài bắn súng.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Nếu không thì cô ta sẽ đưa Bihaan đi thật xa.
Bu tuzak onları boğmaktır.Sự biến đổi này làm chúng nở ra.
Bu bir tuzaktı.Nhưng thật ra đó là một cái bẫy.
Bu bir tuzaktı.それが罠だった。
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".キャッチフレーズは「実戦 二人麻雀」。
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.またその父親にも罠を嵌めようとする。
Bu tuzak onları boğmaktır.まさにこれが潮汐分裂である。
Ardından ürünler manyeto optik tuzak (MOT) tarafından izole edildi.後に功績により屈蛇侯の爵位を受けた。
Bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat Jedilar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı.難しい作詩技術の名手だったが、天才の力強さと官能は欠けていた。
Waze kullanıcıları kazadan trafik kazalarıyla ilgili birçok olayı polis tuzaklarından haberdar edebiliyorlar.そのため警備員は群集事故の現象をよく理解しておかねばならない。
Büyük Tuzak罠か。
Kardeşleri ona bir tuzak hazırlayarak hapse tıktılar.昔罠に嵌められたことで、刑務所に服役していた。
Mayın çıkartılmaya karşı tuzaklama düzeneğine sahiptir.地雷除去のためのチャリティオークションを開催している。
Tuzak Kareleri: Bir taş tuzak karesine girer girmez oyundan alınır.罠に侵入した駒は、罠にかかったとみなされゲームから除外される。
Yapılış maksadı avlanmak olan ağ, bir nevi tuzaktır.牛追いを襲う牛泥棒は深刻な犯罪であった。
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.波動は敵を貫通し、敵の攻撃や一部トラップをかき消す。
UTMA-3 fünyesi dışında örneğin UPROM-1 tipi tuzaklama teli ile kullanılabilen fünyelerde takılabilmektedir.タイプ1・3ともに、AXGPサービス利用可能なものを含む。
Yaşlı adam küçük tilkiyi tuzaktan kurtardı.その老人は子ギツネをわなから放してやった。
Bu bir tuzak!罠だよ!
Bu bir tuzaktı.不幸的是,这是一个陷阱。
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.彭宁离子阱被全球各大实验室广泛采用。
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.後來,他們重新啟動了騙局。
Bu tuzak bugünkü oyuncular tarafından çok iyi bilinmektedir.此遊戲非常受玩家歡迎。
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."願真主降福,他是最善於創造的。
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.但由於牠們的數量並非如想像般接近滅絕,故被降級為瀕危。
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".《明鑑綱目》卷二:徵天下兵勤王。
Bu sırada Abdi Ağa Hatçe'yi cezalandırmak için ona bir tuzak kurar.後姦情敗露,秀才向衙門告狀,嚴懲姦夫淫婦。
Mısır Filosu'nun kuzey çıkışı tutmak için gönderilmesi, bir tuzak oluşturma girişimi gibi görülüyor.埃及舰队受命巡航海峡,封住海峡北部的出口。
Mayın bünyesinde etkisiz hale getirmeyi önlemek amacıyla tuzaklama düzeneyi bulunmaktaydı. .광산 폐쇄에 따른 어려움을 해소하기 위해 최근 관광지 개발을 시도하고 있다.
Bu bir tuzaktı.이는 기수이다.
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".“수원 GK 박호진, 2군행 자청”.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.분젠 버너는 현재 전 세계적으로 연구실에서 사용되고 있다.
Çünkü bu bir tuzak olabilir.그것은 아마도 왜행성일 것이다.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.갈퀴 "발톱"으로 적을 공격하거나 적의 공격을 받아내 방어한다.
Doğudan gelen sürüler rutin olarak öldürülmüş, genç kuşlar tuzaklarla ve ağlarla yakalanmıştır.동부에서 날아오는 유럽찌르레기 무리들은 정기적으로 사살되고, 조심성 없는 새끼들은 덫이나 그물에 걸려 잡힌다.
İstenilmeyen durumlara karşı içerisinde tuzaklama düzeneği bulunmaktadır.행정청이 불가변력에 위반된 행위를 한 경우는 취소사유에 대항한다.
Bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat Jedilar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı.חומר הלימודים היה כלי חשוב בידי המורה, אך לא היה די בכלים משוכללים ובמיומנויות השימוש בהם.
Sekreter ona, Rus Gizli Servisi"nin oteline varmak üzere olduğunu ve ona tuzak kurulduğunu söyler.נועה מספרת לרווית שהיא מעבירה את המלון לבעלות ריץ' ושהיא (רווית) תנהל אותו.
Bu yüzden İngilizcede adları tuzak kapılı örümcekler (trapdoor spider) adıyla anılırlar.באנגלית הם נקראים עכבישי גזע עץ (tree trunk spiders).
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.גדוד הוא יחידה צבאית שכפופה לחטיבה או לרגימנט.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.כמו כן הם מסוגלים לזהות כיוון תנועה.
Tuzak kurma da avcılık yöntemlerinden biridir.Ловът е едно от мъжсите задължения.
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".Марш, войници! 2.
Ağları kompleks yapıdan birkaç bağlantıdan oluşan basit tuzaklara kadar değişir.По трудност тези произведения на изкуството варират от няколко прости прегъвки до стотици сгъвания.
Ancak onu ölümcül bir tuzak beklemektedir.Но самият той се превръща в стръв за смъртоносно преследване.
Bu “davet” aslında Stella’yı kaçırmak için üç cadı tarafından kurulmuş bir tuzaktır.Счита се, че тази легенда е вариант на легендата за трите дъщери получили зестра от св.
Bunun bir toplantı olması gerekiyordu ancak iyi planlanmış bir tuzaktı.Въпросът всъщност е уловка, предварително замислен капан.
Yaylı Tuzak ona etki etmez.Utjelovljuje ga Metin Çekmez.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Ubojite misli, 2006.
Avcılık ve tuzakçılık günümüzde hâlâ önemli bir ekonomik faaliyettir.Lov i ribolov također su danas značajna aktivnost u privređivanju.
Bu bir tuzaktı.Ovo je bila rječica.
Titus onlara tuzak kurmak ister, ama kendisi tuzağa düşer ve yakalanır.Art je zadužen da ih nadgleda, ali i sam se nalazi u zamci.
Üzerinde tuzaklama düzeneği bulunur.U postrojenju se nalaze strojevi za razrezivanje trupaca.
Ancak Ino çocuklara tahammül edemez ve onlara bir tuzak kurar.Macocha Inó deti nenávidela a spriadala intrigy, ako sa ich zbaviť.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Leptokvarke poskušajo najti v mnogih laboratorijih po svetu.