Doraemon, Dorayaki'ye bağımlı olmuştur ve Nobita'nın tuzaklarına kolayca kanar.Doraemon jest uzależniony od dorayaki i wpada w każdą pułapkę z nimi związaną.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.De sätter därefter upp en plan för att lura in honom i deras fälla.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.De klarar också spårning.
Oysa uşak bir tuzak kurmuştur.Munkorg sätts på hunden som sedan angriper (en vadderad) figurant.
Ve Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır" (Ali İmran: 54).Gud bärge hans själ bättre än han gjort därtill (dvs bättre än han kunde förtjäna).
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Den bekämpas där med gift och fällor.
Çünkü bu bir tuzak olabilir.Han fruktade därför att det kunde vara en fälla.
Yapılış maksadı avlanmak olan ağ, bir nevi tuzaktır.Det trekantiga fångstnätet fungerar som en fälla.
Tuzak kurma da avcılık yöntemlerinden biridir.En annan jaktform är klappjakt.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Nya Doxa, 2006.
Bu bir tuzaktı.Це була пастка.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Пастки Пеннінга працюють у багатьох лабораторіях світу.
Büyük TuzakВелика Скіфія
İçeri giren grup işaret verirse dışarıdaki grup bunun bir tuzak olduğunu anlayacak ve içeri girecektir.Побоюючись, що це пастка, група все ж вирушає туди.
Ancak onu ölümcül bir tuzak beklemektedir.На ній є смертельна пастка.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.Призначення їх — висміяти суперника чи ворога.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."Bůh vede bohabojné muslimy nejlépe a nejpříznivěji.
Bu bir tuzaktı.Je to past.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Přístroje Haighovy konstrukce byly používány v řadě laboratoří po celém světě.
Mufasa, kardeşi Scar'ın kurduğu hain tuzak sonucu ölür, ama Scar bunun Simba'nın suçu olduğunu söyler.Mufasa zemřel a Scar namluvil Simbovi, že je to jeho vina.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.V tom se mu snaží zabránit nepřátelé a pasti.
İlkel insanların büyük hayvanları avlamak için başvurdukları bir yöntem de tuzak çukurlarıydı.Akity se původně ve své domovině využívaly k lovu velké zvěře.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Lidé proto kromě pastí používají i otrávené návnady.
Şimdi ise tuzak kameralar kullanılmakta.Webkamery jsou dnes také využívány jako bezpečnostní kamery.
Dr. Hunter'a Minikler için tuzak kurmasına yardım eder.Varuje kapitána Pikea, že možná letí do pasti.
Yetkililer gizli bir FBI ajanı ile Anna Chapman'a tuzak kurdular.Tajný agent FBI vlákal Chapmanovou do pasti.
Bu bir tuzaktı.Era o capcană.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."Binecuvântarea lui Allah care este cel mai bun dintre creatori!”
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Acesta constituie simțul nostru al temperaturii.
Ölümcül tuzak Vampir!Halálos csapda Vampire!
Çünkü bu bir tuzak olabilir.Ez csapda is lehet.
Bu bir tuzaktı.Ez csapda.
Tuzak kurma da avcılık yöntemlerinden biridir.A lesvadászat az egyéni vadászati módok közé tartozik.
Tam o sırada Charlie Danielle'nın tuzaklarından birine yakalanır ve boynuna bir ok saplanır.Útközben, Charlie belelép Danielle egyik csapdájába, és szikladarabok zúdulnak a fejére.
Şemamızda Gümüş, d5'deki filini kullanarak d6'daki altın atı c6 tuzak karesine düşürerek alabilir.Ha ezüst jönne, foglyul ejthetné a d6-os arany lovat, ha a c6-ra lökné a d5-ön álló elefántjával.
Gizli tuzak uzattı.Csapdát állítottam neked.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Fizikai Szemle, 2006.
Tuzak, bir canlıyı yakalmak için kurulan hile, kapan anlamına gelen gelime.A vasmacska, a megváltás jelképe, a léleké, amelyik az örökkévalóság révébe ér.
Mahone, kamyoneti izlerken, Michael bunun bir tuzak olduğunu anlar.Mahone annak ellenére beszáll, hogy tudja, hogy Michael a nyomukban van.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Mint mondta, ez a csóróság a hőskorra emlékezteti.
Bu bir tuzaktı.Kyseessä on kuitenkin ansa.
Büyük TuzakSuuri peli
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.EV:itä tutkitaan lukusissa laboratoriossa ympäri maailman.
Salazar'ın tuzakları yüzünden Leon ve Ashley'nin yolları ayrılır.Με τις παγίδες του Salazar, ο Leon και η Ashley χωρίζονται.
Bunu izleyen yüzyıl boyunca tuzaklar ve zehirleme, soylarını tükenmenin eşiğine getirdi.Στα επόμενα 100 χρόνια, το κυνήγι με παγίδες και οι δηλητηριάσεις τούς έφεραν στα όρια της εξαφάνισης.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Επιπλέον, απειλούνται από παγίδες, δηλητηριάσεις.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Διαφορετικά, λέγεται ότι είναι αδιάσπαστες.
Bu bir tuzaktı.Det er en fælde!
Şimdi ise tuzak kameralar kullanılmakta.Nogle gange benyttes webkameraer.
Kürklü hayvanları, kürklerine zarar vermeden yakalamak için çelik tuzak kullanılır.Bolaer anvendes til at fange dyr ved at vikle sig om deres ben.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Politisch-psychologischer Versuch, 2006.
Çünkü bu bir tuzak olabilir.Måske er det blot en skrøne.
Şimdi ise tuzak kameralar kullanılmakta.Selv i dag er brukte kameraer etterspurt.
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".Skjoldholdere: to hvide losser».
Yaylı Tuzak ona etki etmez.Grafikkytelse er ikke påvirket.
Bu tuzak bugünkü oyuncular tarafından çok iyi bilinmektedir.Dette var en funksjon som var veldig mye etterspurt av spillere.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Det er dette eventet som er opphavet til slik det kjennes i dag.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Bila tidak, dia akan mengejar kecoak.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Pembakar Bunsen saat ini digunakan di laboratorium di seluruh dunia.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."Dan Allah sebaik-baiknya pembalas tipu daya”.