Avcılık ve tuzakçılık günümüzde hâlâ önemli bir ekonomik faaliyettir.Z zajezitvijo in namakanjem je postalo ribogojstvo pomembna gospodarska dejavnost.
Gizli tuzak uzattı.Palikęs gilų pėdsaką.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.Pono įsakyti akmentašiai iškalė ženklus.
Claude bir süre Leone'nin emrinde çalıştıktan sonra Salvatore Leone ona tuzak kurar.Tačiau netrukus Claude'ą' išduoda jo bosas Salvatore Leone.
Atabeg rütbesine sahip Selçuklu komutanı da tuzaktan kurtulmak için savaşırken öldürülmüştür.Vadas Tamasese buvo nušautas į nugarą kai bandė nuraminti minią.
Dört kare (c3, f3, c6 ve f6) "tuzak karesi" olarak işaretlenir.Ruudud c3, f3, c6 ja f6 (näidatud malelaua ruudu kirjeldamise reeglite alusel) on eristatud kui lõksuruudud.
Bu yüzden İngilizcede adları tuzak kapılı örümcekler (trapdoor spider) adıyla anılırlar.Inglise keeles kutsutakse neid "Sassis võrguga ämblikud" (Tangle web spider).
Büyük TuzakSuur väin
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".2 Vabadussõjas: Soomusronglaste mälestused.
Zamanının en usta avcısı haline geldi ve düşmanların tuzaklarına yakalanmama işinde daha da ustalaştı.Ta oli oma aja kõige suurem realist ja sellist suhtumist õpetas ta ka oma kadettidele.
Ölümcül tuzak Vampir!"Mõrvavägede veretöö Merikülas.
Bu tuzak onları boğmaktır.Saussure katkestas need traditsioonid.
Sonunda tuzak sokağını karşısına gelirler ve içeri girerler.Tänav saab alguse Puiestee tänavalt ja kulgeb kirdesse.
Koridorlara tuzaklar kurar, öğrencilere eşyalar atar.Andmaks näpunäiteid, jagati õpilastele õppematerjalid.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.A boca do tolo é a sua própria destruição, e os seus lábios um laço para a sua alma.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.A bolondnak szája az õ romlása, és az õ beszédei az õ életének tõre.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Dårens mun är honom själv till olycka, och hans läppar äro en snara hans liv.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Dårens munn er til ulykke for ham selv, og hans leber er en snare for hans liv.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Der Mund des Narren schadet ihm selbst, und seine Lippen fangen seine eigene Seele.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Gura nebunului îi aduce pieirea, şi buzele îi sînt o cursă pentru suflet. -
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.미련한 자의 입은 그의 멸망이 되고 그 입술은 그의 영혼의 그물이 되느니라
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.La boca del necio es su propia ruina; sus labios son la trampa de su vida
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.La bocca dello stolto è la sua rovina e le sue labbra sono un laccio per la sua vita
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.La bouche de l`insensé cause sa ruine, Et ses lèvres sont un piège pour son âme.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Miệng kẻ ngu muội là sự bại hoại của nó; Môi nó vốn một cai bẫy gài linh hồn của nó.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Miệng kẻ ngu_muội là sự bại_hoại của nó ; Môi nó vốn một cai bẫy gài linh_hồn của nó .
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Oma suu on tyhmälle turmioksi ja omat huulet ansaksi hänelle itselleen.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Tåbens Mund er hans Våde, hans Læber en Snare for hans Liv.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Ucapan orang bodoh menghancurkan dirinya; ia terjerat oleh kata-katanya
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Usta bedakova so mu v pogubo in ustne njegove so zadrge duši njegovi.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Ústa blázna k setření jemu, a rtové jeho osídlem duši jeho.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Ústa blázna sú jeho zkazou, a jeho rty osídlom jeho duši.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Usta głupiego są upadkiem jego, a wargi jego sidłem duszy jego.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Zijn grote mond breekt hem op en hij raakt verstrikt in zijn eigen woorden.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Το στομα του αφρονος ειναι ο αφανισμος αυτου, και τα χειλη αυτου παγις εις την ψυχην αυτου.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Устата на безумния са погибел за него, И устните му са примка за душата му.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.Язык глупого – гибель для него, и уста его – сеть для души его.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.פי כסיל מחתה לו ושפתיו מוקש נפשו׃
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.فم الجاهل مهلكة له وشفتاه شرك لنفسه.
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.愚 昧 人 的 口 、 自 取 敗 壞 . 他 的 嘴 、 是 他 生 命 的 網 羅
Akılsızın ağzı kendisini mahveder, Dudakları da canına tuzaktır.愚昧 人 的 口 、 自取 敗壞 . 他 的 嘴 、 是 他 生命 的 網羅
Ama bir tuzak var...Ma c'e' una trappola [risate]
Ama bir tuzak var...Mais il y a un piège.
Ama bir tuzak var...Pero hay una trampa.
Ama bunun yerine tuzak yapmayı seçerse ne olur?Ale so se stane v případě, že se rozhodne vyrábět králičí pasti?
Ama bunun yerine tuzak yapmayı seçerse ne olur?Co jednak będzie, jeśli postanowi zbudować kilka pułapek?
Ama bunun yerine tuzak yapmayı seçerse ne olur?En dat stelt hem in staat om 1 konijnen val te bouwen per dag.
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Ma era solo una trappola ingegnosa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Men det var en effektiv fælde!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Men det var en skicklig fälla!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!No entanto, foi uma engenhosa armadilha!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!¡Pero se trataba de una trampa muy ingeniosa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Se oli kuitenkin ovela ansa!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!To była genialna pułapka.
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Ήταν μια ιδιοφυής παγίδα!
Ama bu ustaca bir tuzaktı!Но это было хитрой ловушкой!
Ama tuzakları üretmeye zaman harcayabiliyorAle může taky strávit čas výrobou pastí na králíky.
Ama tuzakları üretmeye zaman harcayabiliyorMoże zatem poświęcić czas na budowanie pułapek.
Ardından fare, bu tuzak mekanizmasına gidiyor.Apoi desigur, ajunge în capcană.
Ardından fare, bu tuzak mekanizmasına gidiyor.Aztán persze bejut magába a csapdába.